Anasayfa / BTGündem / 2016’ya kadar 4G hayali kurmayın

2016’ya kadar 4G hayali kurmayın

Çeşitli açıklamalarda Türkiye’de 4G hizmetlerinin 2015 yılında başlayacağını okudunuz. Teknik analizler bakacak olursak 4G ihalesinin en iyi ihtimalle Haziran sonunda yapılabileceğini, 4G servisinin ise 2016’dan önce başlamayacağını söyleyebiliriz. Boşuna umutlanmayın yani…

Türkiye’de genişbant mobil internetin bir sonraki fazı 4G hizmetleri için operatörlerin, BTK yetkililerinin, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı’nın açıklamalarını okudunuz. Beklenti 4G olarak adlandırılan LTE ve LTE-A teknolojilerinin 2015 yılında kullanıma sunulacağı yönünde. Peki teknik olarak incelediğimizde 4G’nin Türkiye’ye gelişi 2015 takvim yılı içinde yetişir mi? ZOR. Umutlarınızı 2016 yılına saklayın.

Frekans sorunu

frequency-wavelength-image14G hizmetlerinin Türkiye’de başlaması için öncelikli olarak bu hizmetin verileceği frekansların operatörlere tahsisi gerekiyor. Yani bir frekans dağılımı yapılacak. Bununla ilgili ihale yapılması gerekiyor. Tüm dünyada 4G hizmetlerinin sunulduğu frekans bantlarına baktığımızda 800 MHz, 900 MHz, 1800 MHz, 2600 ve 2700 MHz frekans bantlarınnı kullanıldığını görüyoruz.  Türkiye’de 900 MHz frekans bandında Turkcell ve Vodafone 2G ve 3G hizmetlerini sunuyor. Yani bu frekans bandı kullanıma kapalı. Avea ise 1800 MHz banttan hizmet sunuyor. Kısaca bu bant da ihale dışında kalıyor.
Elimizde kalanlar 2600, 2700 MHz ve 800 MHz frekanslar.
Bilimsel olarak frekans bandı yükseldikçe, dalga boyu kısalır. Yani baz istasyonu 2700 MHz üzerinden cep telefonunuza sinyal gönderirse baz istasyonuna daha yakın olmanız gerekiyor. 800 MHz frekanstan yayın yapan bir baz istasyonundan hizmet alırsanız daha uzaktan sinyal alabilirsiniz.
Yani frekans bandının seçimi, kapsama alanı ile oldukça yakından ilgili. Aynı alanı kapsayabilmek için operatörler 2700 MHz bantta İKİ baz istasyonu yerleştirmek zorundayken, 800 MHz kapsama alanında BİR baz istasyonu yeterli geliyor.
Baz istasyonu yatırımlarını göz önüne aldığımızda operatörler 2700 MHz veya 2600 MHz frekans bandı için çok gönüllü durmuyorlar. Bu frekans bantları daha yüksek yatırım tutarları demek çünkü.
Ellerinde kalan seçenek ise 800 MHz.
Ancak Türkiye’de 800 MHz frekans ile ilgili bir sorun mevcut. 800 MHz frekans bandı hala kullanımda. Analog TV ve Radyo yayınlarını karasal olarak ileten yayıncılar bu frekansları kullanıyorlar. Bu frekans hakkındaki söz sahibi de, denetim sahibi de RTÜK. Kısaca 4G hizmeti vermek isteyen operatörlerin yatırım maliyetlerinden dolayı tercih ettiği 800 MHz frekans bandından hizmet veremezler. Öncelikle bu bandın boşaltılması gerekiyor.
Planlamalara göre Mart ayı ortasında TV ve Radyo yayımcıları bu frekansı boşaltacak. Her il için değişik zaman takvimleri mevcuttu. Bazı illerde bu takvim sona erdi. Frekansların boşta kalmış olması gerekiyor. Ancak RTÜK kaynakları henüz frekansların boşaltılmadığını söylüyor. Mart ayı ortasında da tammen temizlenmiş olması gereken frekans bandının, en erken seçim sonrasında yani Haziran ayı ortasında boşaltılacağını söyleyebiliriz. Hiç kimse seçim arefesinde radyo ve TV’lerin kullandığı frekansı terk etmesini beklemesin.
800 MHz frekansta durum böyleyken 2600 ve 2700 MHz frekanslar ise kullanılabilir durumda. Peki kullanılır mı?
Frekanslar arasıdaki dalga boyu olayını anlatmaya çalışmıştım. İkinci konu kapasite. Dalga boyu ile kapasite arasında ters bir orantı var. Dalga boyu kısaldıkça kapasite artış gösteriyor. Yani örnekle açıklamaya çalışırsam… (Rakamlar tamamen uydurma, gösterge niteliğinde)
800 MHz’de hizmet veren baz istasyonu 10 km ötedeki bir cep telefonuna hizmet verebilirken, hizmet verebildiği telefon sayısı 10.
2600 ve 2700 MHz’de hizmet veren baz istasyonu 1 km ötedeki cep telefonuna hizmet verebilirken, hizmet vereceği telefon sayısı 100.
Yani bir frekans cografi kapsama alanı için tercih edilirken, diğer frekans ise aynı anda daha fazla aboneye hizmet ulaştırmak için tercih ediliyor. Kısaca 800 MHz nüfus yogununlugunun düsük oldugu bölgeler, 2600 ve 2700 MHz ise büyük yerleşim yerleri, metropoller için geçerli bir frekans.
Elimizde 800 MHz frekans bandı yokken, operatörler sadece büyük şehirler ve metropoller için yatırım yapmak üzere sadece 2600 MHZ frekans bandı için ihaleye girer mi? Hem düşük, hem yüksek frekans bantları için iki ayrı ihale yapılır mı? Yapılırsa ne kadar verimli olur? Tartışılacak konular. Ama işin en doğrusu, yapılması gereken  800 MHz ve 2600/2700 MHz frekans bantlarının aynı anda ihaleye çıkması. Yoksa ihale eksik yapılmış olur.

İHALE

Daha önceki frekans ihaleleri, hizmet yetkilendirme ihalelerinden biliyoruz ki.. 4G ihalesi de daha önceki ihaleler gibi Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek.
İhalenin yapılması için 800 MHz frekans bandının boşaltılması gerektiğini, bu frekansın ise planlandığı şekilde boşaltıldığında Mart ortasında frekansın boşalacağını hatırlayalım.
Milletvekili seçimlerinden tam 3 ay önce, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı’nın istifa etmesi gerektiğini, Bakanlığa ise teyamüllere uygun olarak yeni kabine kuruluncaya kadar tarafsız bir ismin yani bir bürokraktın atanması gerektiğini biliyoruz.
Seçimler 7 Haziran’da gerçekleşecek. Bu da 7 Mart’ta UDHB Lütfi Elvan’ın görevini bırakacağı anlamına geliyor.
800 MHz frekans bandı boşalmadan bir bakan değişikliği olacak. Seçilmiş değil atanmış bir bakan. Atanmış bir bakanın idaresindeki bakanlık böyle bir ihaleyi gerçekleştirir mi? ZOR.
Şimdiye kadar gördüğümüz kadarı ile, geçici olarak göreve gelmiş hiçbir Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme bakanı idaresindeki bakanlık böyle önemli ihaleler gerçekleştirmedi.
Kısaca 4G ihalesinin en erken yeni kabine oluşturulduktan sonra, yani Haziran ayının ikinci haftasından sonra gerçekleştirilmek zorunda olduğunu görebiliriz. Benim şahsi düşünceme göre, siyaset teknik verilerinin ışığında ancak yılın üçüncü çeyreğinde gerçekleştirilebilir.

FİBER ALTYAPI

Öncelikle şunu hatırlayalım. 4’üncü nesil mobil teknoloji, genel anlamıyla 4G, teknik konuşmak gerekirse LTE ve/veya LTE-A cep telefonu haberleşme, konuşma, mesajlaşma teknolojisi değil. 4G, daha yüksek hızda internet bağlantısı sunmak için geliştirilmiş bir teknoloji. Yani temelinde mobil genişbant, mobil internet bulunuyor.
Cep telefonundan internete daha yüksek hızda bağlanmak için gerekli olan, elinizdeki telefon ve telefonun kapsama alanında olduğu baz istasyonunda yüksek hızlı internetin bulunması. Baz istasyonuna yüksek hızda internet bağlantısı götüremezseniz, aboneye de yüksek hızda internet bağlantısı sunamazsınız.
Evlerinizdeki, ofisinizdeki kablosuz internet modemlerini düşünün. Eğer onlara yüksek hızda internet bağlamazsanız, kullandığınız cihazlara yüksek hızda internet bağlantısı gelmesi mümkün mü?
Yani baz istasyonuna yüksek hızlı internet gelmesi gerekiyor ki… Siz cep telefonunuzdan vaad edilen yüksek hızdaki interneti kullanabilesiniz.
Baz istasyonlarına internet nasıl ulaşıyor?
Bu kimsenin kafa yormadığı, ama 4G için asıl can alıcı nokta.
Birincisi baz istasyonlarına kadar kablo döşeyerek interneti taşıyabilirsiniz. Bakır olur, fiber olur. Fiber ile bakır kablolar arasındaki farkı sanırım dünya üzerindeki herkes öğrendi. Bakırın bazı kısıtlamaları mevcut. Belirli hızların üzerinde internet bağlantısı sağlayamıyorlar. Daha yüksek hızda bağlantı için fiber kablo ile bağlantı sağlanması gerekiyor.
İkinci seçenek ise baz istasyonuna interneti, şebeke bağlantısını havadan, radyo sinyalleri ile taşımak. Radyo link kullanmak.
Yine evinizdeki kablosuz cihazlardan örneklerle anlatmaya çalışayım.
54 mbps bağlantı hızına sahip olan bir kablosuz internet modeminiz var. Modeminize gelen internet bağlantı hızınız ise 100 mbps. Her ne kadar “benim 100 mbps internetim var” diyerek arkadaş çevrenizde hava atsanız da.. Nihayetinde modemden sinyal alan cihazlarınıza ulaşan internet bağlantı hızınız modeminizin hızı ile sınırlı. Yani 54 mbps. Ama siz modeminizden kablo bağlantısı ile internet bağlantınızı bilgisayarınıza, televizyonunuza, oyun konsolunuza taşırsanız… Ancak o zaman 100 mbps hıza ulaşabilirsiniz.
Baz istasyonları da böyle. Baz istasyonundan daha yüksek hızda bağlantı elde etmek istiyorsanız, internet bağlantısını fiber optik kablo ile ulaştırmanız gerekir. Radyolink’ler hem hava koşullarından etkileniyor, hem de fiber optik kabloların taşıdığı yüksek hızda interneti baz istasyonuna taşıyamıyor.
İşin doğası gereği, yüksek hızda internet bağlantısı elde etmek için 4G şebekesi kuruyorsanız yapmanız gereken açık. Baz istasyonlarına interneti fiber kablo ile götürmeniz gerekir. Yoksa 4G şebekesi olmuş, 3G şebekesi olmuş sizin için bir fark yaratmıyor. (Hoş fark yaratıyor tabii ki.  Ancak 4G hız testlerinde gördüğünüz ölçüde büyük fark yaratmıyor)

Fiber altyapı ne alemde?
Frekans ve siyasetteki teknik engeller 4G’nin Türkiye’de hizmete girmesi için fiber engelinin yanında çok basit engeller olarak kalıyor. Düşünün Türkiye’deki baz istasyonlarını…Kaçında fiber bağlantı mevcut? Faaliyet gösteren üç mobil operatörün sanırım 100 binin üzerinde baz istasyonu bulunuyor. BTK kısıtlamalarından dolayı baz istasyonu sayısını açıklamıyor operatörler. Ancak 100 binin üzerinde olduğu bir gerçek. Bunlardaki fiber bağlantı oranı ise oldukça düşük. Yerleşim yerlerinde, metropollerde, karayolu ve demiryolu ağlarının yanındaki baz istasyonlarında fiber optik bağlantı mevcut. Ancak Çemişgezek’in dağlarında bulunan baz istasyonunda fiber bağlantı olması mümkün mü? Bu hem maliyetli, hem teknik olarak zor bir süreç. 4G’nin nimetlerinden faydalanmak istiyorsak ciddi bir oranda baz istasyonunu Türkiye’nin fiber ağına bağlamamız gerekiyor.
Fiber bağlantı sağlamanın önündeki engelleri ise sizler daha iyi biliyorsunuz. Bu ayrı bir konu.
Durum hakkında daha fazla bilgi sahip olmak isteyenler sevgili Cem KIVIRCIK’ın “Fiber’de kayıkçı kavgası” yazısına tıklayıp okuyabilirler.

Gördüğünüz üzere, üç temel teknik kavram ile “4G Türkiye’ye ne zaman gelir” sorusuna cevap vermeye kalktığımızda aldığımız cevap çok basit.
2015’te ASLA

Gelse bile eksik gelir.

4G hizmetinin başlaması ile birlikte Avea, Turkcell ve Vodafone’dan hangisi daha avantajlı konuma gelir? Onu da başka bir yazıya bırakalım. Ama sizlere ipucu olsun. Türk Telekom’un sahip olduğu 120 bin km fiber omurgayı ve Türk Telekom’un kardesi Avea’yı bir düşünün. Geçtiğimiz yıllarda yaptığı fiber yatırımlar ile önemli mesafe kat eden Turkcell SuperOnline’ı ve şirketin sahibi olan Turkcell’i. Bir de bunların yanında daha yeni yeni 2014 yılındaki soylemleri ve eylemleri ile fiber yatırımlarını gündeme alan Vodafone’u. 4G ile kim favori olur? Kim plase? Kim sürpriz?

 

4G için Türkiye’de 1.5 milyon km fiber altyapı gerekiyor

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hakkında Kemalettin BULAMACI