Anasayfa / Köşe Yazıları / Kemalettin BULAMACI / 4G, nisanda gelecek, buçuğu daha sonra

4G, nisanda gelecek, buçuğu daha sonra

Nisan ayının başında 4G olarak adlandırılan LTE teknolojisinin bir adım ilerisi olan 4.5G LTE-Advanced’le tanışmaya hazırlanan Türkiye’ye önce 4G gelecek, buçuğu ise daha sonra. 

Kamuoyunda 4.5G olarak bilinen IMT hizmetleri 1 Nisan’da başlayacak. Herkes mobil internet hızındaki anormal artışa odaklanmışken, ben size bilmediğiniz bir şeyler anlatayım. 4.5G’de iternet hızı çok da… Ses biraz sıkıntı.

Kısaca, telefonun icat ediliş sebebini hatırlayacak olursak, uzak mesafeler arasında ses aktarımı için icat edilmiş bir teknoloji, telefon dedikleri. Ama günümüzde ballandıra ballandıra anlatılan, “interneti hızı uçacak, kaçacak” denilen 4G diye adlandırdığımız LTE teknolojisinde ses hizmeti bulunmuyor . Yanlış okumadınız. LTE’de ses yok . Yani, başlangıçta yoktu. Mobil genişbant endüstri standartlarını belirleyen 3GPP, hangi teknolojinin, hangi teknoloji spesifikasyon sürümünün LTE, ses hizmeti de veren LTE olduğunu açıkça belirtiyor. 3GPP standartlarının 8’inci sürümü, mobil genişbantı LTE olarak adlandırırken, ses hizmeti de belirleyen LTE’nin standartları da 10 ve 11’inci sürümlerde anlatılıyor. Mevcut standartlar 12’inci sürüm. Biz bunu 4.5G, LTE-Advanced olarak tanıyoruz. Yakında endüstri  13’üncü sürümü kullanmaya başlayacak.
Ama kısaca, bilmeniz gereken LTE, en baştan, sadece ve sadece veri hattı olarak tasarlanmış bir teknoloji.

1G, 2G  ve 3G teknolojileri ses hizmetlerini barındırırken, LTE’de tasarlayan mühendisler, ses hizmetini koymadılar. Zaten uzun yıllar, 4G hizmeti veren operatörler de bunun eksikliğinden dolayı birçok sıkıntı yaşadı.

Önce interneti verdiler sonra sesi

Bu sıkıntıları aşmak üzere, LTE teknolojisine ses eklemek yerine , aynı bizim internet üzerinden kullandığımız Skype, Whatsup, Viber gibi VoIP, yani internet üzerinden ses hizmetini (3GPP standartlarının 10 ve 11’inci sürümünde) LTE üzerine yerleştirdi endüstri. Yani veri hatları üzerinden ses hizmetini taşıyorlar. Teknolojideki bu ilerleme ile LTE’nin adını da LTE-Advanced olarak adlandırdılar. Bizim bildiğimiz şekli ile 4.5G. Ses hizmeti ise Voice over LTE (VoLTE) olarak adlandırılıyor.

4.5G gerçekten var mı?

Türkiye 4G teknolojisini kullanıma başlamakta, aynı 3G’de olduğu gibi yine geride kaldı. Geride kalmak, teknoloji dünyasında yarısı dolu, yarısı boş bardağa bakmak gibidir. Niye geç kaldık diye hayıflanabilir veya en son teknolojiyi adapte ederek kullanacağımız için sevinebiliriz. Türkiye geç kalmanın “avantajı” ile yeni en son kullanılan yeni nesil mobil haberleşme teknolojisi, LTE-Advanced, kullanmak üzere ihale gerçekleştirdi. Bunun içindir ki adı 4.5G olarak adlandırılıyor. Çünkü 4G’den daha ileri bir teknoloji olarak hizmete sunulması için altyapının oluşturulması planlandı.

Ancak şöyle bir parantez açalım, Ses + SMS hizmetlerinin verildiği 2G olarak adlandırılan GSM teknolojisine GPRS ve EDGE ile ilave edilen internet hizmetleri 2.5G olarak adlandırılmıştı. Hatta bir dönem 2.75G dediğimiz teknoloji bile kullandık. Aynısını 3G döneminde de yaşadık, yaşıyoruz. 3G HSPA ve HSPA+ teknolojileri de internet hızlarını 2 Mbps’dan 42 Mbps’a hatta değişik tekniklerle daha yukarılara taşıdığında da bunu 3.5G olarak adlandırdılar. Bugün geçmişe dönüp baktığımızda, mobil teknoloji nesillerini, 1G, 2G, 3G ve 4G olarak sayıyoruz. 4.5G ara bir teknoloji. Var mı? Var. Ancak 5G ve/veya 6G konuşulmaya başladığında, “buçuğu’ birden unutacağız. Hiç hayatımıza girmemiş gibi davranacağız. Aynı 2.5G’de olduğu gibi.

 2.5G sadece bir geçiş teknolojiydi. 4.5G gibi. Sadece ses ve sms verisi yollamak için tasarlanan 2G’ye, internet için tasarlanmamış teknolojiye, mühendisler kısa devreler, kestirme, geçici çözümler ile internet hizmetini entegre ettiler. GPRS ve EDGE gibi. Zaten hepiniz hatırlarsınız 2009 öncesini. Çok yavaş mobil internet teknolojileri. İşimize yaradı mı? Evet yaradı. Ama teknoloji bize yeterli gelmedi. Onun için 3G denilen Ses+SMS+Hızlı Internet’i bir arada buluşturan 3G’ye geçtik. 

4.5G de aynı 2.5G gibi işte. 2.5G’de ses ve sms vardı, internet üstüne uyduruk, kaydırık konulmuştu. 4.5G ise sadece Internet barından bir teknolojinin üzerine, idare edecek şekli ile ses eklenmiş 4G teknolojisi. Onun içindir ki 5G üzerine çalışmalar yoğunlaştı. Ne zaman hayatımıza girmeye hazır olur? Belli değil. Daha standartları netleşmedi. Ay sonunda Mobil Dünya Kongresi’nde en temel spesifikasyonları oluşur umut ederim.

4G ile konuşamayacak mıyız?

Hemem öyle karamsarlığa kapılmayın. 4G’de ses hizmeti yok ama 4G’ye geçtiğiniz zaman telefon konuşmalarına veda edeceğiniz anlamı taşımıyor bu.

Tüm dünyada kabul edilen, uygulanan bir yöntem var. Ses görüşmelerini, LTE hizmeti veren dünya operatörleri bu teknolojiyi kullanarak veriyor.
Circuit Switched Fall Back (CSFB) denilen teknoloji ile. Peki nedir bu CSFB?
4G ile internette, mevcut mobil internet altyapısının ortalama 10 kat, hatta değişik teknikler ile gigabit internet hızında keyfini sürerken, telefon görüşmesi yapmak istediğiniz zaman, cep telefonunuzun 4G şebekesinden çıkarak, 3G veya 2G şebekesi üzeriden ses görüşmesini gerçekleştiriyorsunuz. Sizin aradığınız diğer telefon kullanıcısı da 4G kullanırken, çağrı sinyali geldiği zaman, onun telefonu da 4G şebekesini terk ederek 2G veya 3G şebekesine geçiyor. Eski teknoloji üzerimden ses görüşmesini yapabiliyorsunuz.
Konuşma bittiği zaman ise herkes tekrardan, yüksek hızlı internetin nimetlerini kullanmak üzere tekrardan 4G-LTE şebekesine geri dönüyor.

Çağrı kurulması gecikmeli olacak

İşte bu durumun bazı sakıncaları mevcut. En temel iki sakıncayı, telefonun pilinin şebeke geçişleri arasında hızla tükenmesi ve çağrı kurulması süresinin, mevcut durumdaki teknolojiden 3-4 saniye uzayacağı. Kısaca, 4G-LTE kullanmaya başladığınızda, eğer aldığınız ve yaptığınız çağrı sayısı günlük 10 ve üzerindeyse, ciddi bir pil ömrü sorununuz olacak. Bu durumda daha uzun pil ömürlü telefonları kullanıyor olmanız gerekiyor. Ya da ekstra batarya ile dolaşmanız.
Çağrı süresinin kurulmasında ise arayan telefonun şebeke geçişlerinden dolayı, kullanılan ekipmana bağlı olarak 1 ile 2 saniye, çağrıyı alan tarafta da 1 ile 2 saniye olmak üzere yaklaşık 3-4 saniyelik bir gecikme oluyor. Kısaca mevcut durumda, telefondan çevir sesi alarak,  arama yaptığınız andan, karşı taraftaki telefonun çalması arasındaki süre 3-4 saniye uzayacak. Hoş, mobil teknolojilerde, sabit telefondaki çevir sesi gibi bir uygulama yok. Bunu endüstri kısaca arama hizmetini yapabileceğinniz servis seviyesi olarak adlandırıyor. Ama daha basit anlaşılsın diye çevir sesi olarak anlatmayı tercih ediyorum.
Bu durum tüketiciyi etkiler mi? Bir nebze olsun huzursuzluk yaratabilir. Ama çok çok etkilemesi söz konusu değil. Zaten dünyada 4G hizmetini kullanan milyonlarca abone bu şekilde konuşuyor. Ancak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun Elektronik Haberleşme Sektörü’nde Hizmet Kalitesi Yönetmeliği’ne göre, GSM Mobil Telefon Hizmeti Sunan işletmecilere, aramanın kurulması için tanıdığı süre maksimum 10 saniye. Yapılan çağrıların %95’i 10 saniyenin altında gerçekleşmezse, BTK operatörleri uyarıyor, uyarıya rağmen hizmetlerinde iyileştirme sağlayamazsa yıllık cirolarının yüzde 2’sine kadar para cezası kesebiliyor.
İşte bu noktada, CSFB teknolojisinin kullanılmasının, kaçınılmaz olduğu ve teknolojinin 3-4 saniyeyi bulan çağrı başlatma süresi gecikmelerine yönelik, yeni düzenlemenin yapılıp yapılmayacağı ise operatörleri önemli ölçüde etkiliyor.  

VoLTE

Her konuşmada, şebeke değişimini zorunlu kılan CSFB teknolojisi dışında, 4G’de ses hizmeti sunmayı sağlayan başka teknoloji yok mu peki? Var.  Türkiye’de de uygulamaya konulacak LTE-ADVANCED teknolojisinde yani kısaca 4.5G’de. Ancak operatörlerin 4.5G şebekesindeki, yani LTE şebekesi üzerinden ses vermesini sağlayacak Voice Over LTE (VoLTE) teknolojisinin kullanılabilmesi için, geniş bant genişliği sağlayacak bir altyapıya sahip olması, kapsama alanının ve sinyalinin güçlü olması, aramanın yapılacağı iki telefonun bulunduğu mekanda da, hareket halinde ise yol boyunca geçiş yapacağı tüm baz istasyonlarında da bu kriterlerin sağlanıyor olması gerekiyor.
Bunları da size açıklamaya çalışayım.
Öncelikle yüksek bant genişliğinin sağlanıyor olabilmesi için, cep telefonunuzun sinyal aldığı baz istasyonunun fiber altyapı ile bağlantısının olması gerekiyor. Eğer fiber bağlantı yoksa, yine baz istasyonlarına kablosuz veri aktarımı sağlayan radyolink teknolojisinin ileri versiyonları ile baz istasyonuna habeleşme altyapısının sağlanması gerekiyor. Her ne kadar, radyo link teknolojisi gelişmiş olsa ve 2 Gbps veri aktarım kapasitelerine ulaşıyor olsa da, coğrafi koşullar göz önüne alındığında fiber teknolojisi, radyo link teknolojisinin önüne geçiyor. Ya çok yüksek kapasiteli radyo link teknolojisi kurulacak ya da baz istasyonuna fiber çekilecek.

Peki Türkiye’deki tüm baz istasyonlarının fiber altyapı ile bağlantısı var mı? Yok. Sadece kısıtlı miktarda baz istasyonu fiber bağlantıya sahip.
1 Nisan’da olacak mı? Hayır. Ama gün geçtikçe artacak.

Ne zaman olacak? Vodafone ve Turkcell yetkililerinin her fırsatta dile getirdikleri üzere, Türkiye’de ilave 250 bin km fiber altyapı yatırımı yapıldığı zaman. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye’de yeni bir fiber ağ seferberliğinin başlatılması gerektiğini ve 2016 yıl sonuna kadar da gerekli fiber ağ yatırımlarının yapılabilmesi için gerekli düzenlemelerin gerçekleştirilmesi için çalışma yapacaklarını her fırsatta anlatıyor.

Kısaca, VoLTE hizmeti operatörler tarafından sadece ve sadece sınırlı noktalarda verilmeye başlanacak. 4.5G hizmet alanlarını genişlettikçe, VoLTE hizmeti sundukları noktalar da artacak. Bu genişleme olmadan, operatörler geniş coğrafyada ve geniş kitlelere VoLTE ile hizmet sunamayacaklar.
Bunun yanında, sinyal gücünün yüksek olması, hangi frekans bandını kullanacakları, hangi telefon modellerine VoLTE hizmeti verileceği de, bu konudaki bilinmezleri oluşturuyor.
Kısaca, hizmetin başladığı noktada operatörlerin çok kısıtlı noktalarda, merkezi yerlerdeki, yoğun trafik olacak merkezlerde, fiber altyapının ulaşabildiği noktalarda VoLTE hizmeti vermeye başlaması bekleniyor. Bu da, VoLTE destekleyen baz istasyonuna bağlı bir telefondan, VoLTE desteklemeyen bir baz istasyonundan sinyal alan telefona yapılan aramalarda, genel olarak kabul görmüş olan ve yukarıda size anlattığım CSFB teknolojisi ile çağrı kurulması demek. Bu da pil tüketiminin artması, ses kalitesindeki düşüş, çağrı kurulma süresinin uzaması anlamını taşıyor.

VoLTE avantajı

Gönül ister ki Türkiye’deki fiber altyapı yeterli zenginlikte olsun ve VoLTE hizmeti her baz istasyonunda, her telefon için verilebiliyor olsun. Ancak bu kısa vadede mümkün değil maalesef. VoLTE kullanıldığı zaman ise çeşitli avantajları bulunuyor.
Birincisi ve en önemlisi, ses kalitesinin yükselecek olması. Televizyonlardaki HD görüntü gibi, VoLTE teknolojisi de ses kalitesinde HD düzeyini sağlıyor. VoLTE üzerinden yapılan çağrılarda, çağrı kurulma süresi 1 saniyenin bile altına iniyor. CSFB sisteminin ilave 3-4 saniye gecikme yarattığı noktada, VoLTE teknolojisi çağrı kurulma süresini kısaltıyor.
VoLTE konusunda çok fazla bilinmeyen, dünya operatörlerinin de yavaş yavaş uygulamaya koydukları diğer bir olanak ise katma değer yaratacak hizmetler. Bunu Zenginleştirilmiş VoLTE olarak adlandırıyorlar.
Çoğunuzun başına gelmiştir. Önemli bir toplantıda veya cep telefonunuzu sessize almanız gereken, gelen çağrıyı cevaplayamayacağınız ortamlar vardır. Telefonunuz çalar, siz kimin aradığını görürsünüz ama, sonrasında geri dönerim diye cevaplamazsınız. İşte VoLTE bu konuda bir yenilik getiriyor. Internet üzerinden taşıdığı sesi ve internet verisini aynı çağrıda birleştirebiliyor. Mesela, çocuğunuzun öğretmeni, sizi telefon ile ararkan aynı anda arama sebebini de size metin olarak gönderebiliyor. Telefonunuzda çağrı gördüğünüzde altında da “Çocuğunuzu hastaneye kaldırmak zorunda kaldık. Onunla ilgili arıyorum’ mesajını okusanız, sanırım o çağrıyı hemen cevaplarsınız.
Yine iki kişi telefon görüşmesi yaparken, aynı harita üzerinde görüş alışverişinde bulunup, konumlarını birbiriyle anlık olarak paylaşabilir. İşte VoLTE’nin ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ versiyonunun hayatımıza kazandırdıkları bunlar.
Ama maalesef, bu teknolojinin nimetlerinden her yerde yararlanmak için yukarıda saydığımız gereksinimlerin karşılanması gerektiği gibi kullandığımız telefonun da VoLTE teknolojisini destekleyen bir cihaz kullanıyor olmamaz gerekiyor.

… ama benim telefonum 4G’yi destekliyor
Telefonunuzun LTE yani 4G hizmetlerini destekliyor olması, VoLTE hizmetlerini destekliyor olduğu anlamını taşımıyor. Son dönemde çıkan telefonların çoğu VoLTE desteği sunabilirken, LTE’yi destekleyen ancak VoLTE hizmetini desteklemeyen telefonlar da bulunuyor.
Size çarpıcı bir örnek vermek gerekirse, daha kasım ayında Avea İletişim Hizmetleri AŞ tarafından, Türk Telekom TT175 markası altında satışa sunulan cihazın VoLTE desteği bulunmuyor. Yani son model, ileri teknoloji TT175’in VoLTE desteği yok. Türk Telekom’un VoLTE konusundaki stratejisi konusunda bir fikir yürütebiliriz.
Yine çok tanınmış ve yaygın kullanılan bir marka olduğu için Apple’ı da sayabiliriz. Apple’ın iPhone 5, iPhone 5S modellerinde LTE desteği bulunmasına rağmen VoLTE desteği sunmuyor. İphone’da 6 ve 6S modellerinde VoLTE desteği sunuluyor.
Buna karşılık Turkcell’in T60 ve Vodafone Türkiye’nin Vodafone Smart 6 telefon modellerinde VoLTE desteği var.

Yine de cihazınızda VoLTE desteği bulunması, operatörün belirli noktalarda VoLTE hizmeti sunması da sizin bu hizmeti kullanabileceğiniz anlamı taşımıyor. Halen dünyanın çeşitli noktalarında, VoLTE hizmeti başlatmış operatörler, altyapıları ile bazı cihazlar için VoLTE hizmeti verirken, bazıları için vermiyor. Mesela Samsung telefonlar bir operatörde VoLTE ile görüşme yapabilirken, iPhone cihazlar yapamıyor. Bir diğer operatörde de tam tersi uygulama olabiliyor. Bu da operatörlerin kendi şebekelerini yapılandırmasından kaynaklanıyor.

İnternet Hızları…

Her ne kadar operatörler, ilave teknik hazırlıklarla 4.5G’ye hazırlandıklarını söyleyip Gigabit hızlara ulaşabildiklerini söyleselerde…
Türkiye’de kurulan 4G ve 4.5G baz istasyonları 375 Mbit/s ve 450 Mbit/s hızlara sahip.
Eğer en hızlı modeme bağlı cep telefonuna sahipseniz, hizmet aldığınız baz istasyonunun sinyal kalitesi iyi ve baz istasyonunun kullanan başka bir kullanıcı yoksa 450 Mbit/s hıza ulaşmanız söz konusu. Bunun dışında sahip olduğunuz cihazın modem kapasitesine göre (CAT4, CAT6, CAT9 vs olarak tanımlanır) ve baz istasyonundaki kullanım yoğunluğunu da dikkata alırsanız ulaşılabilecek optimum hızlar 15 Mbit/s ile 60 Mbit/s arasında değişir.
Yani daha yüksek hızlara ulaşabilmeniz mümkün ama bu hızların dışında bir aralıkta bir beklentiye girmek yersiz.

Umarım kafanızda konuyla ilgili soruları bir nebze olsun gidermişimdir.

 

Hakkında Kemalettin BULAMACI

Bir yorum