Anasayfa / BTGündem / Avrupa Birliği Üyeliği Yolunda Türk Bilişim Sektörü

Avrupa Birliği Üyeliği Yolunda Türk Bilişim Sektörü

Compex Fuarının açılışında TÜTED’in (Tüm Telekomünikasyon İş Adamları Derneği) düzenlediği panelde Ülkemizin Bilişim Sektörünün bugünü ve yarını tartışıldı.

Bu paneldeki konuşmacılar Bilişim sektörünün 2004 yılında bir önceki yıla göre yüzde 16 büyüme göstererek 11.9 Milyar dolar hacmine ulaştığını ancak bu büyümenin yetersiz olduğunu belirttiler. Ülkenin teknoloji üretiminde geride kaldığını ancak Vestel, Beko, Karel gibi markalar yaratabildiğini ve 30dan fazla ülkeye ihracat yapılabildiğini anlattılar. Teknolojik ürünler ihracatımızın ithalatın sadece binde onunu karşılaması bu alanda bulunduğumuz konumu çok iyi özetlemektedir.

Ülkemizde 17 milyon öğrenci var, ancak bu öğrencileri doğru yönlendiremiyoruz. Öncelikle medya gençlerimizi araştırmacı mühendis olmaya teşvik edeceğine, şarkıcı olmaya yönlendiriyor. Oysa genç nüfusumuz bizim için çok önemli bir güç olabilir. Avrupa ülkelerine katma değerli hizmetler satabiliriz. Ülkemizin finansal altyapısı yetersiz olduğundan, fabrika türü üretim yerine insana yatırım yapılarak hizmet sektörüne ağırlık vermemiz lazım. Klasik anlamda fabrika tipi üretim, işgücünün ucuz olması nedeniyle uzakdoğu ülkelerine kaymış durumda. Ancak bu tür üretimde kar oranları yüzde 15’i geçmemektedir. Oysa araştırma geliştirme ve pazarlama ağı kuran Cisco gibi firmalar üretimi uzakdoğuda yaptırıp, çok daha fazla kar elde ederken, yenilikçi ve küresel rekabet ortamında çok daha avantajlı hale gelebiliyorlar.

Ülkemizde çok iyi mühendisler yetişiyor, bugun silikon vadisinde çalışan birçok başarılı Türk mühendis var. Özellikle ARGE çalışmaları açısından ülkemiz Avrupa’ya oranla % 20 maliyet avantajı taşıyor. Ülkemizin Avrupa’ya yakın olması lojistik olarak avantaj sağlarken, kültür yakınlaşması sayesinde, uzakdoğu ülkelerinden bizi daha iyi bir konuma sokuyor. Özellikle servis sektörü olarak bakıldığında, ülkemizin bu genç nufusu ve mühendisleri ile rekabet avantajı sağlayabileceği ortaya çıkıyor.

Ülkemizin bugün için bir teknoloji üssü olamayacağı, ancak katma değerli hizmetler alanında tüm Avrupa için bir servis üssü olabileceği gözönüne alınarak Devlet politikası oluşturulmalıdır. Öncelikle bilgi teknolojileri altyapısının hızla kurularak, elektronik iletişim sektörünün gelişmesi için kapsamlı bir politika hazırlanması gerekmektdir. Bunun için bu konuda son yıllarda başarılı olan ülkelerdeki uygulamaları örnek almamız gerekiyor. Örneğin Kore, Tayvan ve Çin’de yerli firmaların mallarına ve hizmetlerine önem veriliyor. Devlet alımlarda yerli firmalardan KDV tahsil etmiyor. Sektörün gelişmesi ve küresel rekabete hazırlanması için öncelikle kamu alımlarında, yerli hizmet üreticilerine öncelik vermek gerekiyor. Ülkemizdeki en önemli Araştırma Grubu olan TÜBİTAK’ın yerli üretime destek vermesi ve Üniversite sanayi işbirliğinin teşvik edilmesi gerekmektdir. Teknoloji Devlet’in kalkınma politikasının bir parçası olmalıdır.

Hakkında Kemalettin BULAMACI