Anasayfa / BTGündem / Babamın kemiklerini sızlatmayın

Babamın kemiklerini sızlatmayın

Tam 30 yıl önce Internet hayatımıza böylesine girmemişti. Hala araştırma safhasında, gelişmekte olan bir projeydi. Bilgisayarların evlerimize girmesi hayal bile edilemezdi. O zaman Bilgi Toplumu diye bir kavram hayatımızda olmasa da Bilgi Toplumu olmanın yolu iletişim hatlarından geçiyordu. Medeniyetinin göstergesi de telefon sahipliğiydi.

İşte bundan tam 30 yıl önce, 1974 yılının sonbaharında gencecik bir insan kendi hayatının da sonbaharını yaşıyordu. Ozamanki adı Posta Telefon Telgraf idaresi olan Türk Telekom’da telefon tesisatçılığı yapıyordu. Türkiye’nin bilgi toplumu olmasının temel göstergesi olan telefonu ülkenin en ücra köşelerine ulaştırmak için canla başla mücadele veriyordu.

İşte bu uğurda, Ekim 1974’de, bir sonbahar gününde yine Türkiye’nin Bilgi Toplumu olması için sabah çıktığı evine akşam dönmedi. Dönemedi. Çünkü o sonbahar, o genç tesisatçının da hayatının sonbaharıydı.

Bir fabrikaya gitmişti. Telelefon tesisatı çekmek için. Bir işletme daha Bilgi Toplumu’nun parçası olsun diyerek. Ancak fabrikanın çatısı çöktü. Kendisi aşağıya düştü. Sonbahar mevsimi birden kışa dönmüştü. Vefat etmişti. Arkasında bıraktığı 23 yaşındaki eşinin omuzlarına üç çocuğun sorumluluğunu yükleyerek. Daha bir ay önce okula başlayan kızının ilk karnesini göremeden. Daha yeni yürümeye başlamış, cümle kurmayı öğrenememiş 22 aylık oğluna “BABA” deme fırsatı vermeden. Anne ve Babası’na daha 4 yıl önce trafik terörüne kurban ettikleri oğulları KEMALETTİN’in acısını unutmalarına fırsat vermeden.

Ne uğruna? Türkiye’nin Bilgi Toplumu’na ulaşmasını sağlayacak temelleri atmak uğruna.

İşte o insan benim babamdı. Adı SÜLEYMAN. Sadece fotoğraflardan tanıdığım, onunla geçirmiş olduğum 22 ayın hiçbir saniyesini hatırlamadığım babam.

Aradan tam 30 yıl geçti. International Data Corporation isimli araştırma kuruluşu Bilgi Toplumu Endeksi 2004’ü yayımladı. Türkiye Bilgi Toplumu Endeksi’nde yine son sıralarda. Geçtiğimiz yıl sondan beşinci olan ülkemiz bu yıl bu sıralamada son dördüncülüğe geriledi. Türkiye sıralamada altındaki ülkelerden daha çevik davranmazsa önümüzdeki yıllarda daha da altlara düşecek.

Ben bunun için mi 30 yıldır babasızım? Bunun için mi baba sevgisini hiç tatmadım? 30 yıl önce babam ve babam gibileri bu ülkenin bilgi toplumu olması uğruna canlarını vererek nice çocukları babasız, nice ana babaları çocuksuz, nice eşleri dul bırakırken Türkiye 30 yılda bir arpa boyu yol gitmeyi bırakın, geriye gitsin diye mi?

Sızlatmayın babamın ve babam gibi nicelerinin kemiklerini.

Türkiye’yi Bilgi Toplumu Yapmak için birşeyler yapın. Bu yaptıklarınız göstermelik olmasın. Türk toplumunun kullanamayacağı e-devlet uygulamaları ile zaman kaybedeceğinize bu uygulamaları kullanacak bir toplum yaratmak için somut birşeyler yapın. Türkiye’de her eve bir bilgisayar, internet erişimi sokmak için birşeyler yapın. Bunu yapamıyorsanız Türk Milleti’nin bunları kullanacağı merkezler açın.

Nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız “BREZİLYA” dosyasını alın önünüze. Brezilya halk evlerinde bilgisayar kullanmını nasıl teşvik ediyor bakın. Görün. Hindistan, İrlanda yazılım endüstrisinde ne kadar ileriye gitmiş, biz de onlar gibi olalım diye boş hayaller peşinde koşacağınıza, yazılım ülkesi olmak için gerekli olan, halkın bilgisayar ve internet kullanımını artırın. Buna zemin hazırlayın.

Hükümet olarak, toplum olarak, endüstri olarak benim, kardeşlerimin ve bizim gibilerin babasız geçen ömürlerinin diyetini ödeyin. Türkiye’yi BİLGİ TOPLUMU yapın.

Ama bu 1974 yılında başlayıp da 30 yıl sonra hayata geçen MERNIS’e benzemesin. Türkiye’nin 30 yıllık AB çalışmalarına benzemesin. Bunun için hemen birşeyler yapın. Bir dahaki sene Bilgi Toplumu endeksinde daha da gerilerere giderek sondan üçüncü olmayalım. En azından yerimizde sayalım.

Hakkında Kemalettin BULAMACI