Bundan tam 14 yıl önce Ayamama deresi yine taşmıştı. Basın Ekpress yolu yine nehir olmuştu.
O zamanın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı şimdinin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan "Bu dereyi ıslah edeceğiz" demişti. Sonra hapse girdi. Belediye Başkanlığı düştü. Yerine Ali Müfit Gürtuna geldi. 2 dönem başkanlık yaptı. Sonra Kadir Topbaş. İkinci döneminde. Temellerinde Milli Görüş çizgisi yatıyor.
Tayyip Erdoğan'ın belediyedeki kurmayları ise şimdinin BAKANLARI.
Çıkıp açıklama yapıyorlar "Dereyatağında yapılaşan İstanbulludur bunun suçlusu" diye. 14 yıldır bu dereyi ıslah edemeyen, milli görüş temelinden gelen Belediye Başkanları değil.
Haklılar.
İstanbulluların yanında Türkiye'deki dev şirketler de sorumlu.
14 yıl önceki sel felaketinde en çok hasar gören Sabah Gazetesi olmuştu. Sabah gazetesi oradaki binasından ayrılalı çok oluyor. Ama ıslah olmayan Türk'ler oraya İş Bankası Operasyon Merkezi Kurdu. Bankanın hemen yanında Pegasus havayollarının genel merkezi var. Onun Üstünde Turkcell'in Global Çağrı Merkezi.
TEM Otoyoluna yaklaşınca Telsim'in eski Genel Müdürlük binası. Vodafone Genel Müdürlük binasını oradan taşıdı ama kritik sistemlerinin bir bölümünü o binada bıraktı.
Sonuç?
Haberleşmenin en yoğun olarak ihtiyaç duyulduğu afet durumunda Vodafone hatları pert. Felaketin ertesi günü bölgeye yakın bir yerde benim hattım da hala çalışmıyor. Vodafone sistemleri büyük zarar gördü çünkü.
14 yıl önceki felaketten ders almayanlar, o felaketi çabuk unutanların hepsi nasibini aldı olaydan.
Pegasus havayollarının rezervasyon sistemi göçtü. İş Bankası çağrı merkezi, kredi kartı sistemleri sabah saatlerinde hizmet veremedi. Turkcell'in Global Çağrı Merkezi etkilenmedi ama. En azından hizmet vermekte olumsuzluk yaşamadı.
Türkiye'nin bankası olan İş Bankası 85 yıldır bu ülkede. Biliyor ülkenin şartlarını. Bir de finans kuruluşu. Kritik sistemlerini dağıtmayı, afet önlemi anlamında başka bölgelerde sistemlerinin yedeklerini almayı akıl etmiş.
Turkcell ise çağrı merkezlerini doğuya kaydırıyor. Afet bölgesinden olmasa da Diyarbakır'dan Erzurum'dan müşteri taleplerini karşılıyor.
Pegasus, yeni bir şirket. Henüz tüm sistemlerini oturtabilmiş değil anladığım kadarıyla.
Gelelim Vodafone'a. Adamlar ülkeye geleli daha ne kadar oldu? İngilizler. Türkiye şartlarını pek bilmiyorlar. Herşeyin dünya standartlarında yürüdüğünü zannediyorlar. Kritik sistemlerinin bulunduğu binanın yanından dere geçtiğini ve bu derenin 14 yıldır ıslah edilemediğini bilmiyorlar.
Önlerinde otoban yerine arada sırada bir nehir olduğunu, bu nehir sularında insanların can verdiğini bilmiyorlar elbette.
Ama sistemlerinin yedeklerini başka bir yerlerde tutmak zorunda olduklarının da farkında değiller. Türkiye'de iş yapmak istiyorlarsa, hizmet vermeyi planlıyorlarsa İstiklal caddesini es geçemeyeceklerini kavrayamadıkları gibi.
Türkiye'nin can damarıdır İstanbul Beyoğlu'ndaki İstiklal Caddesi. Osmanlı'nın son döneminden beri Pera'nın önemi sürekli artmıştır. Monopoly oyununun Türkçe versiyonunda da adı geçen birkaç caddeden birisidir İstiklal. Türkiye'nin en kalabalık caddesi. Alışveriş, Kültür&Sanat ve eğlence mekanı.
Bakıyorsunuz meydandan Tünel'e kadar Turkcell'in 3 bayii bulunuyor cadde üzerinde. Avea'nın 2. Türkiye İş Bankası 3 şube ile hizmet veriyor bu caddede.
Vodafone?
Vodafone'un İstiklal Caddesi üzerinde tek bir bayii yok. Vardı Telsim zamanında. Kapandı gitti o da.
İşte Türkiye'yi henüz anlayamamış, yaptığı işlerden daha çok, bu işlerin reklamını nasıl yaparıza odaklanan Vodafone Türkiye'yi tanımaya, acil önlemler almaya başlamazsa bir sonraki sel mazallah kendilerini taaa Manş Denizi'ne kadar sürükleyebilir.
1990 yılında Darüşşafaka Lisesi'ni bitirdikten sonra Türk Spor Ajansı'nda fotomuhabir olarak profesyonel iş yaşamına başladı. 1992 yılına kadar aynı grup içerisinde Muhabir, Haber Merkezi Şefi, Yazıişleri Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı.
1996 yılına kadar ara verdiği basın mesleğine, IDG'nin Monitör/ComputerWorld isimli yayınıyla, editör olarak, dönüş yaptı. 1997 yılında CMP ile InformationWeek'in Türkiye lisansı için başlattığı görüşmeler 1998 yılında sonuçlandı. InformationWeek Türkiye'de Haber Müdürlüğü görevini üstlendi. 1999 sonbaharı ile 2000 yazı arasında PCnet Dergisinin Genel Yayın Yönetmeliği'ni yaptı. 2000 yılı Ağustos ayından itibaren Interpro bünyesinde BTnet.com.tr isimli günlük Bilişim Haberleri Sitesi'nin haber içeriğini yöneten Kemalettin BULAMACI 2004 yılı Şubat ayı başında Interpro AŞ'den Ağ Yayınları Yöneticisi'yken ayrıldı ve TV macerasına atıldı.
Çok kısa bir süre Türkiye'nin ilk Teknonoloji tematik kanalı Technology Channel'ın Icerik ve Haber Genel Koordinatörlüğünü yaptı.
Haziran 2004'de yayın hayatına başlayan PC TIME ve PC KIDS isimli aylık teknoloji dergilerinin Yazı İşleri Müdürlüğü görevini yayınlarla birlikte ancak 6 ay sürdürebildi.
2004 yılı Ağustos ayında kurduğu BTDünyası'nda Genel Yönetmenlik görevini üstlendi.
2008 Ocak ayında yayına başlayan CNETTurkiye.com'un Kurucu Yayın Yönetmenliği görevini Mayıs 2009'a kadr sürdürdü.
Halen BTDünyası.net'teki aktif görevine devam eden Kemalettin BULAMACI Temmuz 2008'den itibaren Taraf Gazetesi'nin pazar günleri yayınlanan teknoloji sayfasını hazırlıyor.
BTDünyası sitesinde yer alan her türlü yazı, resim ve illüstrasyon hiçbir şekilde basılı,
ya da elektronik ortamda kaynak belirtmeden ve izinsiz olarak kullanılamaz.
Bu site Evreka Bilişim Teknolojileri Ekibi tarafından hazırlanmıştır. email marketing gönderim hizmetlerinde mailEVREKA kullanılmaktadır.