Anasayfa / BTGündem / İşin Zekası:

İşin Zekası:

Enflasyonist ortamda ancak işleyen, bilgiye dayalı olmayan kendine özgü klasik iş yapma biçimi artık çalışmıyor. Karar verme süreçleri artık çok daha fazla operasyonel ve sektörel bilgiye dayandırılmak zorunda. Özellikle son iki sene içerisinde Türkiye’deki Veri Ambarı ve İş Zekası uygulamalarında ciddi bir artış gözlemlemekteyiz. Faaliyet dışı gelirlerin düşmesi, operasyonel verimliliğin iyileştirilmesini gerektirdiği gibi, bilgiye dayalı karar verme süreçlerinin de oluşturulması gerekmektedir. Bu nedenle Türkiye’de bilgiye dayalı iş yapma kültürü ve karar verme süreçlerinin daha yeni yeni oluşmaya başladığını düşünüyorum.

Bu yazımda katılmış olduğum 18 Ekim haftası Madrid’de gerçekleşen İş Zekası konusundaki vizyon ve deneyimlerin de paylaşıldığı MicroStrategy EuroWorld 2004 Konferansı’ndaki izlenimlerimi ve sektörde dikkatimi çeken bazı başlıkları ele alacağım. Bu konferansta Türkiye’den de aktif katılım vardı. MicroStrategy Türkiye temsilcisi ve çözüm sağlayıcısı Obase sponsor ve fuar katılımcısı olarak yer aldı. Turkcell, telekomünikasyon sektörüne yönelik deneyimlerini paylaştığı bir sunum yaptı.

Bu arada konferansın çok önemli bir konuğu vardı. OLAP Report’un baş editörü Nigel Pendse, tüm dünya genelini kapsayacak şekilde kendi yönetiminde 1000’in üzerinde firmada düzenlenen anket ve sorgulamalar sonucunda gerçekleştirilmiş olan, iş zekası ve OLAP kullanım trendlerini ortaya koyan, her yıl düzenlenmekte olan, son “OLAP Survey” sonuçlarını açıkladığı ve sektörel değerlendirme yaptığı bir sunum gerçekleştirdi. Son OLAP Survey sonuçlarını önümüzdeki yazılardan birisinde ayrıca ele almak istiyorum.

Bu konferansdan dikkatimi çeken bazı sektörel tesbit ve mesajlar şunlardı:

i. İşletmelerdeki mevcut İş Zekası uygulamaları tüm kurum tarafından ya da iş ortakları tarafından kullanılacak şekilde genişliyor. Eskiden sadece belirli departmanlar İş Zekası uygulamalarını kullanırken, artık bilginin tüm departmanlar ve hatta iş ortakları tarafından tek bir doğrulukta paylaşılması gerekiyor. Bu ihtiyaçtan dolayı, çoğu büyük işletme departmana özgü İş Zekası uygulamalarını tüm kuruma hizmet veren tek bir platforma dönüştürme yaklaşımı içerisinde. Bu sürecin sonunda birden fazla uygulama platformunu tek bir İş Zekası platformuna taşımak için mevcut yapılar iyileştiriliyor.

ii. Gününüzdeki İş Zekası uygulamaları merkezi yönetimi olan bir platformda son kullanıcılara sunulmak zorunda. Bu fonksiyonlar; monitör etme, raporlama ve analiz.

a. Monitör Etme: Süregelen iş aktiviteleri ile ilgili olarak verilmesi gereken kararlar, alınması gereken aksiyonlar hususunda yönlendirme yapmak üzere, İş Zekası uygulamalarının sürekli olarak iş metriklerinin ne şekilde değiştiğini izlemesi , gerekli kişileri bilgilendirmesi ve uyarması.

b. Raporlama: Mevcut ve tarihsel operasyonel performans sonuçları üzerinden detaylı veri verilmesi ve bu şekilde son kullanıcıları organizasyonda neler oluyor, işlerin ne kadar iyi yürütüldüğü konusunda bilgisinin olması.

c. Analiz: Farklı bakış açıları ile işten kesitler sunulmasıve bunun sonucunda performans problemlerinin ortaya çıkması, daha önce farkedilmeyen iş fırsatlarının anlaşılması ve önümüzdeki günlerde işlerin nasıl gelişeceğinin öngörülmesi.

iii. Referanslarda ifade edilen ve gerçek hayatta üzerinde işlem yapılan veri hacim büyüklükleri çok farklı. İş Zekası ürünlerinin çoğu firmada hala departman seviyesinde ve özet veri üzerinden kullanılmakta, referans verilen birçok başarılı projede İş Zekası ürünlerinin üzerinde çalıştığı veri hacmi ortalama olarak 2 GB ile 40 GB arasında değişmekte. Oysa ki bu işletmelere ilişkin İş Zekası ürün sağlayıcısı firmalar tarafından verilen referansların çoğunda veri hacmi terabyte’lar seviyesindeymiş gibi anlatılıyor. Gerçek; terabyte seviyesinde ifade edilen referanslar İş Zekası ve OLAP sistemlerinin arkasındaki operasyonel veri tabanları ya da üzerinde sorgulama yapılmayan Operasyonel Veri Havuzlarına ait.

iv. Özellikle, Kullanıcı sayısı artışı ve extanet uygulamalarındaki artış nedeni ile web arayüzü ve güvenlik açığı olmaması kaçınılmaz hale geliyor. Bu doğrultuda birçok firma web’e özelliklerini taşımaya çalıştığında ya Windows’dan kullanımı daha zor, özellikleri daha kısıtlı arayüzler sunmakta ya da web üzerinden istemciye birçok veri çekerek güvenlik açığı yaratmaktalar. Artık web BI Uygulamaları orjinal tabiri ile “Zero footprint and Windows on the Web”, yani tüm Windows fonksiyonalitesini, istemciye veri indirmeden sağlamak durumunda.

v. Analitik hazır uygulamalar daha çok ürün sağlayıcı firmaların satış ve pazarlama süreçlerinde kullanılıyor. Bu uygulamaları gerçek hayatta kullanan firma sayısı çok düşük. Pazarda birçok analitik uygulamaların reklamı, tanıtımı yapılarak satış yapılmasına rağmen, toplam İş Zekası sektöründeki uygulamaların ancak %10’una hazır uygulamalar cevap verebiliyor.

vi. Özellikle ERP ürün sağlayıcıları ve VeriTabanı Yönetim Sistemi firmalarına ilişkin pazar payı istatistikleri gerçek kullanım trendinden uzak. Çoğu müşteri yaptığı satınalma içerisinde bu ürünleri düşük bedelle ya da ücretsiz geldiği ya da tek bir ERP/tedarikçi firmayla iş yapma yaklaşımı ile alım yapmaktalar. İşin sonunda bu ürünlerle verilen iş zekası ve OLAP lisanslarının önemli bir kesimi kullanılmamakta ve kullanımı olan projeler de sektörde başarı ve beklentileri karşılama oranı en düşük olan projeler.

vii. Uygulamalar kompleksleşip, analiz edilen veri hacmi ve kapsamı arttıkça, Kaynak Sistemler ile Entegrasyon projelerin başarıya gitmesi için çok daha fazla önemle ele alınması gereken bir konu başlığı olmakta. Birçok İş Zekası projesi, projeyi destekleyen arka taraftaki iş süreçleri ve veri kalitesindeki problemlerden dolayı başarıya ulaşamamakta. Bu projelerde projenin kapsamından çok veri temizliği, veri kalitesi ve veri entegrasyonunun nasıl yapılacağı ana konu haline gelmekte.

Bu konferansta ve genelde diğer konferanslarda da dikkatimi çeken ilginç bir konuyu paylaşmadan geçemeyeceğim. Bazı sunumlara ilişkin yorumlar sunumlara katılanların profillerine göre değişiyordu. Özellikle proje hikayeleri ile ilgili sunumlarda, daha çok yapılan işin pazarlaması ve işe odaklı bakış açısı olduğundan bilgi teknolojisi departmanı gözlüğü ile bakanlar daha az tatmin edici ve yüzeysel bulurken; iş kullanıcıları çok etkileyici bulabiliyordu. Tersi şekilde bilgi sistemleri bölümünde projeyi başarıya götürmek için ne tür yöntemler kullanıldığını hararetle anlatan ve birçok bilgi sistemleri çalışanı tarafından ilgi çekici bulunan sunumlar, iş kullanıcıları ve yöneticileri tarafından sıkıcı bulunuyordu. Aynı konuyu işletmelerde gerçekleştirilen projeler açısından ele alalım çoğu projenin amacı ve hedefi proje sponsorunun profiline göre değişmiyor mu? Bir IT yöneticisine göre çok başarılı olan proje, o işletmede hiç kullanılmayan proje olamıyor mu? Ya da bir IT yöneticisi açısından hiçbir değeri olmayan bir proje o organizasyonun en çok kullanılan, en kritik projesi olmuyor mu? Başarısız projelerin arkasında bakış açılarından, kültürlerdeki farklılıklardan kaynaklanan sebeplerin göz ardı edilemeyecek bir yeri olduğunu düşünüyorum.
İnsanlara özgü IQ, EQ şeklinde zeka testleri ve ölçümlemeleri yapıldığı gibi işletmelere özgü İş Zekası testleri yapılsa sonuç ne olurdu acaba? Hangi kurumların İş Zekası yüksek çıkardı? Günümüzde, serbest ve adil bir piyasada operasyonel karlı olabilmeyi başaran tüm firmaların, İş Zekası en yüksek firmalar olduğunu düşünüyorum.

İşinizdeki zekanın eksik olmaması dileğiyle.

Hakkında Kemalettin BULAMACI