Anasayfa / BTGündem / Kapı mı yaptırıyoruz? Gökdelen mi dikiyoruz?

Kapı mı yaptırıyoruz? Gökdelen mi dikiyoruz?

AK Parti iktidara geldiğinde Kısa Dönem Eylem Planı’nı yürürlüğe sokmuştu. Bunun arkasından da e-dönüşüm Türkiye projesi ile ilgili de başka bir Kısa Dönem Eylem Planı. 2003/48 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile yürürlüğe giren e-Dönüşüm Türkiye Projesi Kısa Dönem Eylem Planının 40’ıncı maddesinde yer alan “Kamu hizmetlerinin ortak platformda -tek kapıdan- sunumu ve sunulacak hizmetlerin geliştirilmesine yönelik stratejinin belirlenmesi” ve 41’inci maddesinde yer alan “Kamu hizmetlerinin geliştirilmesi ve ortak platformda sunumu için proje oluşturulması” eylemlerini gerçekleştirmek üzere e-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu 09/10/2004 tarih ve 8 sayılı kararı ile e-Devlet Kapısının teknik altyapısının acilen kurulması görev ve sorumluluğunu Türk Telekom’a vendi. Sonuçta yapılması gerekenler, ihale şartnamesi, ihale derken teklifleri değerlendirme konumuna kadar ilerledik. Eylül ayında ihale sonucu açıklanacak beklentisi var.
Buraya kadar herşey güzel, hoş. Aslında pek hoş olmayan kısımları da var. Mesela “e-Devlet Kapısı” ile ilgili olarak rapor hazırlanması için uluslararası danışmanlık yapan Peppers & Rogers Group isimli firma raporunda E-devlet kapısı projesinin nasıl uygulanacağı değil, neden uygulamanamayacağını anlatıyor. Bunu daha sonra vaktimiz olursa irdeleriz.
İşin sorumlusu Türk Telekom’un E-devlet Kapısı ile ilgili Şubat 2005’de hazırladığı sunumda E-devlet kapısının yapısı ve işlevi şöyle özetleniyor:
Vatandaşlar kamu kesiminin fonksiyonel bölümlenmesine göre değil, kendi ihtiyaçlarına göre belirlenmiş “yaşam olaylarına” göre yapılandırılmış olan on-line kamu hizmetleri erişebilecekler.
Vatandaşlar kişiselleştirilmiş içerik, kullanıcıya göre düzenlenme, farklı kanallardan erişim desteği (Web ve WAP-özellikli cihazlar), e-imza desteği, vb. niteliklere sahip yüksek kalitede hizmet sağlanmasını yaşayacaklardır.
Kamu otoriteleri hizmet veri deposunu kullanıcı kolaylığı olan bir Web arayüzü ile yönetebileceklerdir.
Kısacası şimdiye kadar devletin e-kurum’lar olarak halka sunduğu hizmetlerine tek bir web adresi üzerinden erişilebilecek. Şimdiye kadar vatandaşın Emniyet, SSK, Bağkur gibi kurumların web sitelerinden erişebildiği hizmetlere daha kolay erişmesi hedefleniyor.
Buraya kadar herşey güzel de. Bu iş için verilen teklifleri duyunca benim gözlerim yerinden oynadı. Sağolsun BTHaber’den Levent Uyanıker ihale teklif rakamlarını elde etmiş ve güzel de bir haber yazmış.
E-Devlet Kapısı için alınan ihale teklifleri Levent’in haberine göre şöyle:
SBS-Meteksan – 17,450,000 Avro
Koç Sistem -Sentim-Cybersoft – 19,450,000 Avro,
Oytek – 19,850,000 Avro
Havelsan – 25,000,000 Avro
Yuh be kardeşim. Kapı mı yaptırıyoruz? Gökdelen mi diktiriyoruz? Hatırlayın. TOBB, Tekel’in ikiz kulelerini sadece 100 milyon dolara satın aldı. İki kule. 100 milyon dolar. Her biri 50 milyon dolar eder. Arsa payını düşecek olursak yapı maliyeti Havelsan’ın teklifinden daha düşüğe gelir.
Düşünün ki bu hizmetler zaten e-kurum olarak zaten sunulan hizmetler. Bunlar sadece derlenip toplanıp tek bir merkezden vatandaşın ulaşılabileceği konuma getirilecek. Yani Şeffaf Devlet anlayışı ile vatandaşın rahatlıkla, elini kolunu sallayarak bu kapıdan içeriye girmesi ve işlerini halletmesini sağlamaya çalışıyoruz.
Hoş bu şeffaf devlet olayına biz fazlaca takmış konumdayız. Geldiğimiz noktaya bakın. Kapının ihalesini yapan ve teknik yüklenicisi Türk Telekom. Yani Temmuz başında ihaleyle Suudi Oger Telekom’a sattığımız Türk Telekom. Hoş daha devir sözleşmesi imzalanmadı ama Türkiye E-devlet Kapısının kontrol işlerini de Yabancıya vermiş durumda. Aslında olayı irdelersek teklif veren şirketlerin büyük bir bölümü zaten ABD’li şirketlerin sunduğu teknolojiler ile bu kapıyı inşa edecek. Yani işin malzemesi, kontrol mekanizması yabancı.
Türkiyemize bir bakın. Tam bağımsızlık parolası ile Kurtuluş mücadelesine başlamış ülkemizde Devlet, kapısının inşa işlerinin kontrolünü yabancıya emanet etmiş durumda. Herhalde kapıyı yabancılara teslim etmek Türkiye’ye yabancı sermaye girişini, Türkiye’nin sanayi kuruluşları ve bankalarınının birer birer yabancıların eline geçmesini daha da kolaylaştıracak düşüncesi hakim.
Lise yıllarında okuduğumuz İnkılap Tarihi dersini ve kitaplarını hatırlayın. Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesi vermek için yola çıktığı günlerdeki Hasta Adam Osmanlı’nın ekonomik durum anlatımları günümüz Türkiye’sinin ekonomik durumundan ne farklılık gösteriyor?
Allahtan bu ihalede teklif veren müteaahhit şirketler yerli. Belki de işin sevindirici tek yönü burası.

Hakkında Kemalettin BULAMACI