Ana sayfa BT Gündem Karamehmet vizyonu, Terzioğlu kaptanlığı ile Turkcell 25’inci yılında dünya sahnesinde

Karamehmet vizyonu, Terzioğlu kaptanlığı ile Turkcell 25’inci yılında dünya sahnesinde

Turkcell, kuruluşunun 25’inci yılını, şimdiye kadar görev yapmış tüm genel müdürlerinin ve Turkcell’in fikir babası Murat Vargı’nın katıldığı bir basın toplantısı ile kutladı. 2019 yılında 25. yılını kutlayan Turkcell, sıra dışı bir etkinliğe imza atarak eski yöneticilerini bir araya getirdi. Çeyrek asırlık zirve yolculuğunun anlatıldığı toplantının ev sahipliğini Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça ve Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu yaptı. 25. yıl etkinlikleri kapsamında düzenlenen toplantıya, şirketin kurucularından Murat Vargı’nın yanı sıra Osman Berkmen ile eski genel müdürler Cüneyt Türktan, Muzaffer Akpınar ve Süreyya Ciliv katıldı. Bugün, Turkcell, dünya çapında 85 milyon kullanıcısı olan bir dijital operatör. Kaan Terzioğlu’nun kaptanlığında tüm dünyada değişik operatörlere dijital servisleri BİP, Dergilik (Oku Do), fizy (RTM), Kopilot, LifeBox gibi servislerini satan bir operatör haline geldi. Şu ilave bilgiyi de ekleyeyim. Şimdiye kadar Türkiye’de maliye bakanlığı’na kurumlar vergisi ödemiş ve ödeyen  ilk ve tek mobil operatör.Şöyle kısaca, 25 yıla, yani çeyrek asıra göz atacak olursak!..
Bugün, Turkcell isimli bir şirket olmayabilirdi. Yani Türkiye’de kurulmuş ve ABD borsasına kote edilmiş bir şirket, değeri bir dönem 25 milyar dolar değere ulaşmış bir şirket olmayabilirdi. Çeyrek asırda çok badireler atlatıldı. Ama Turkcell halen var ve Türkiye’nin hala ABD borsalarında işlem gören tek şirketi. Dünyanın da en hızlı büyüyen, gelirlerini en fazla artıran mobil operatörü.
GSM hizmetleri ile yoluna başlayan Turkcell, bugün kendisini Dijital Operatör olarak tanımlıyor. Ne GSM operatörlüğü, ne mobil operatörlüğü kaldı yani. Dijital Operatör.
Toplantıda, Turkcell’in fikir babası Murat Vargı – hala küçük ortakların en büyüğü- yola çıkışlarını ve zorlukları, ilk genel müdür Cüneyt Türktan mobil dünya yokken böyle bir şirketin, sunduğu hizmetlerin anlatılması, satılması sürecini, Muzaffer Akpınar yönetim değişiklikleri, Türkiye ve dünyadaki değişik ekonomik koşullarda bu şirketin yola devam edişini, Süreyya Ciliv, data merkezli bir şirket oluşumu için, altyapı, fiber yatırımlarının önemini  ve Kaan Terzioğlu da kurulmuş, tüm şartlara rağmen hayatta kalabilmiş, veri merkezli operatör yolculuğunda altyapısı büyük ölçüde hazırlanmış Turkcell’in, dünyada bir ilk olarak dijital operatörlüğe evrimini anlattı.
Geçmişe şöyle bir bakıyorum da…
Murat Vargı büyük bir kumar oynamış. Mehmet Emin Karamehmet, Vargı’nın elindeki projeye destek vermiş, Cüneyt Türktan, yoktan varolan bir şirketi palazlandırmış, Muzaffer Akpınar tüm olumsuz koşullara rağmen şirketi tek parça olarak hayatta tutmuş, Süreyya Ciliv, datanın, fiber altyapının önemini kavramış, Kaan Terzioğlu ise dümdüz olan dünyada sahip olduğu olanaklarla geliştirdiği dijital servisleri dünyaya açmış.
Yazması, anlatması bile kolay değil. Bunu yaşamak ise ayrı bir deneyim.
Toplantının sunuculuğunu, 25 yıldır Turkcell’de ve/veya Turkcell ile ilgili işlerde çalışan, Genel Müdür Yardımcısı İlter Terzioğlu yaptı. Yaşamak dediğim o. Hoş, onun şirketteki sicil numarası da 4 bin küsür. Yani taşeron şirketlerden kadroya geçişi uzun zaman almış.
Ama ben halen Turkcell bünyesinde çalışan, sicil numarası 28 olan birisini tanıyorum. 1994’te Turkcell diye yeni kurulmuş, ne iş yapacağı bile belli olmayan!.. anlaşılamayan bir şirkette işe başlayan BERNA CESUR.
25 yılın hikayesini asıl Berna hanıma sormak gerekir.
Murat Vargı tamam. Kuruluştan itibaren şirketin fikir babası, ortağı. Ama bazı dönemler oldu ki ortaklar bile şirkette söz sahibi olamadı. Ama çalışan, her daim oradaydı.
Berna hanımı, çok eskiden tanırım. Şimdiki görevi Turkcell Genel Müdür Yardımcılığı olan Murat Erkan’ın asistanı.
Şirkete katılan 28’inci kişi. 25 yıldır şirkette görev yapan tek kişi.
Bir de onun ağzından dinlemek gerekir bu 25 yılı. Neticede, Muzaffer Akpınar ve Süreyya Ciliv arasında 6 ay yöneticisiz kalmış, bir Genel Müdür olmayan şirketin, rakiplerine oranla çok daha başarılı bir dönem geçirdiği bir şirketten bahsediyoruz.
Şimdilik öyle bir olanağımız olmadığı için kurucusu Murat Vargı ve şimdiye kadar görev yapmış Genel Müdürler ağzından dinleyelim.  Burada not düşeyim, bu şahısların şirketle ilişkili olduğu dönemlerden bahsederken, bu şahıslardan değil, beraber görev yaptığı çaycısından şoförüne, mühendisinden kurumsal iletişimcisine, bayiisinden mühendisine, yönetim kurulu üyesine tüm görevlerden bahsediyorum.
Gelin… Hem kendi ağızlarından anlatılan hikayeler, hem benim takip ettiğim kadarıyla, sahne alan Turkcell’e emek vermişlerin konuşmalarına bir göz atalım.
Murat Vargı
Sayın Vargı, gayet içtenlikle, 10 yıl içerisinde 300 bin ile 600 bin abone potansiyeli olan bir işe 4.5 milyon abone projeksiyonu ile nasıl başladığını, yatırımcıları nasıl ikna etmeye çalıştığını ve ettiğini anlattı. En önemli anekdotlardan birisi de 1998 yılında 500 milyon dolar bedelle imzalanan GSM İmtiyaz Sözleşmesi için Türkiye’de olamayacak kadar büyük bir sermaye için kredi kuruluşlarından kredi bulmaya çalışması, imtiyaz sözleşmesi lisans bedeli yanında yatırım için de ilave 375 milyon dolarlık kredi buluşunu anlattı.
Hoş, o dönemde, aynı sözleşmeye imza atan Uzan ailesi, Telsim’in lisans bedelini, kredi arayışına bile girmeden, nakit olarak hemen yatırmışlardı.
Cüneyt Türktan
Geleneksel olmayan bir şirketin ilk genel müdürü. Ne iş yapacakları belli değil. Ortada izlenecek yol haritası yok.  Hedef konulmuş ama, o hedeflere inanan da yok, algılayabilen de. Bu ortamda, rakip Telsim cephesi, Uzan ailesi, dönemin Başbakanı Tansu Çiller ile kavgalı duruma düşüyor. Telsim engelleniyor. Baz istasyonları sökülüyor. Bu ortamı fırsata çevirerek, şirketin sağlam temellerini attı. Kuruluştaki güdük hedefleri, dünyanın kabul ettiği mobil operatörlük kavramı içerisinde revize ederek şirketi büyüttü.
Muzaffer Akpınar
Şirketi yoktan var etmiş bir yönetim ekibinin, Cüneyt Türktan sonrası hayatında ilk kez profesyonel yönetici olarak görev yaptı. Enron skandalı, Telia’nın Turkcell ortaklarından Sonera’yı alması, büyük ortak Mehmet Emin Karamehmet’in bankalarından Pamukbank’a el konulması, ardından TMSF süreçleri vs.. Değişik finansal yapı sorunları ortasında şirketi yönetti. Cüneyt Türktan ve ekibinin verdiği hizmetlerin üzerine tabii ki bir şeyler kattı. Ancak, böyle çalkantılı bir dönemde şirketi büyütmeyi bırakın, şirketi ayakta tutması bile başarı sayılabilecekken, İddaa ihalesini aldı. Turkcell, GSM operatörlüğünden, Mobil operatörlükten neredeyse bir Holding yapısına kavuştu.
Süreyya Ciliv
Tam emin değilim. Ay farkı ile Cüneyt Türktan’dan sonra en uzun süre görev yapan Turkcell Genel Müdürü olması muhtemel. 6 ay genel müdür olmadan, başarılı bir şekilde operasyonlarını devam ettirmiş bir şirketi yönetmeye geldi. Microsoft ABD’den. Uzan ailesinin hikayeleri, Telsim’e el konuluşu, TMSF tarafından Vodafone’a satılışı falan bir tarafta, Bir tarafta da evrensel hizmet yükümlüsü olan, ülkenin en büyük telekom şirketi Türk Telekom’un, özelleştirilmesi sonrasında.
Şartlar bu kadar ile yeterli kalsa iyi. Bir de devam eden bir düzen, dönen bir çark varken, telekom sektöründe liberalleşme, rekabet koşulları vs.. yasal düzenlemeler ile kartlar yeniden dağıtılmış. Öyle bir dönemde göreve geldi Süreyya Ciliv. Kendi deyimiyle, mobil operatör pazarında Türk takımının kaptanlığını yapmak için.
Kendisi de konuşmasında altını çize çize anlattı. Belki, dijital dönüşümü falan öngörememiş olabilir, kendisi ve ekibi. Ancak, dijital dönüşüm için gerekli olan altyapı ihtiyacının farkına vardı. Mobil dünyada, geleneksel hizmetlerin yerini verinin alacağını ön gördü. Murat Erkan liderliğindeki SuperOnline kanadıyla, fiber altyapı yatırımları yaptı. Neticede 3G hizmetleri başladığında elindeki altyapı ile Turkcell, rakiplerine nazaran maça 1-0 önde başladı.
Kaan Terzioğlu
Terzioğlu, bu kadar badirelerin atlatıldığı, açmazların fırsata dönüştürülüp neredeyse pazarında söz sahibi konumuna gelmiş bir şirketin yönetimine geldi. Ciddi söylüyorum. O dönemde, Turkcell’in başına daha anaokuluna giden bir çocuğu koysanız, yoldan geçen bir vatandaşa “Aha. Pazar lideri şirket. Tek kar eden. Devlete vergi ödeyen alanındaki tek şirket. Al bunu yönet” deseniz, Turkcell başarılı bir şekilde yoluna devam ederdi. Türkiye ortalamasının üstünde bir büyüme rakamı ile pazar payından biraz kaybederek, ancak pazar lideri olarak yine bugün var olurdu.
Bu dönemde Kaan Terzioğlu ve ekibi, temelleri sağlam atılmış, geleceği yönelik doğru yatırımların yapıldığı şirkette mevcut durum ile yetinmedi. Zaten herkesin başarılı sayılabileceği bir şirkette riske girdi. Olaya başka bir pencereden baktı. Türkiye’ye yönelik telekom hizmetleri sunan bir şirket yerine tüm dünyaya dijital servisler sunan bir küresel oyuncu yaratma gayesini edindi. Sonuçta, bu strateji de meyvesini verdi. Tüm dünyada, sadece mobil değil sabit telekom operatörleri de ikili oyun, üçlü oyun, dörtlü oyun diye kum havuzunda oynarken, Turkcell tüm dünyada fark yaratan şirket oldu.
Sadece, 82 milyon insan yaşayan Türkiye’den yüzünü dünyaya açtı. Türkiye nüfusundan daha yüksek bir kullanıcı sayısına ulaştı. Dünyanın ilk dijital operatörü oldu. Zaten şubat ayı içerisinde mobil dünya kongresinde, mobil dünyaya yaptığı katkılarından dolayı Kaan Terzioğlu’nun ödüllendirilmesi de boşuna değil.
Neticede, yarın (yarın derken, hemen yarını algılamayn. Belki 3 belki 30 sene sonra) Kaan Terzioğlu da bayrağı bir başkasına devredecek. Umarım, şirketin devinimini devam ettirecek, daha önce olduğu gibi yine ezber bozan bir isim ve ekibi göreve gelecektir.
Nice 25 yıllara Turkcell.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here