Anasayfa / BTGündem / Yerli ve Milli akıllı telefonlar

Yerli ve Milli akıllı telefonlar

General Mobile, yeni ürünü GM9 Pro lansmanını gerçekleştirdi. Lansmanını da daha yeni faaliyete soktuğu, fabrikasında gerçekleştirdi. Yerli, üretim tesisini de kamuoyu önüne serdi. 
Baştan söyleyeyim. Benim, bu ülkede, iştigal alanım ile ilgili faaliyette bulunan herhangi bir marka ile şirket ile şahıs ile ne bir düşmanlığım var, ne de kamuoyundan gizli tutulan herhangi bir işbirliğim. Malumunuz, Vodafone davam var. O da ‘Benden ötürü’ değil. Devletin, sektörü denetleyen kurumunun (BTK) raporlarında yer alan rakamlardan yola çıkarak yaptığım analizler sonrasında yazdığım yazının “BEĞENİLMEMESİ’ sonrası, hala devam eden bir hukuk süreci. Gazeteci dava eden kurumlarla işim olmaz. Gazeteci!.. ‘besleyen’ kurumlarla da.
Bir de General Mobile
Öncelikle, Sebahattin Yaman, General Mobile ve Telpa’nın Yönetim Kurulu Başkanı. Saydığım bir insandır. Elini sıkmışlığım, merhabalaşmışlığım, hal hatır sormuşluğum vardır. Daha fazlası yok.
Muzaffer Gölcü. Hem YK üyesi, hem General Mobile Genel Müdürü. İyi bir tanışıklığımız var. Karşılıklı, birbirimizi sevdiğimizi, saydığımızı, fikir alışverişinde bulunduğumuzu söyleyebilirim.
Bir de Genel Müdür Yardımcılarından Şevket Karadayı. O da sevdiğim, saydığım kardeşlerimden birisi. General Mobile ile ilişkime gelince… Onlarca ürün çıkardılar. Sadece ve sadece tek bir ürünleri, bana teste, kullanıma geldi. Gerisi yok.
Bu kısa girizgahı yapmak zorunda kaldım, çünkü beni yeterince tanımayanlar, bu yazı sonrasında eleştiri oklarını yöneltirler.
General Mobile Fabrikası
Bugün, 100 milyon lira yatırım ile kurulan, İstanbul ikitelli’de (aslında Başakşehir) faaliyet gösteren ve 600 çalışana istihdam sağlayan fabrikayı ziyaret şansım oldu. Onlarca gazeteci, sektör paydaşı ile birlikte.
Fabrika, Ağustos başından beri kamuoyu gündeminde. Açıldı, faaliyet gösteriyor. Hatta 1 milyon telefon üretilmiş bile. General Mobile’ın GM9 Pro ürün lansmanı fabrikada yapıldı. Hem fabrikayı görme hem de yeni ürünü deneyimleme şansımız oldu. Hatta yeni ürünün üretim ve ambalajlama safhalarını bile gözlerimizle görme şansımız oldu.
Lansmandan benim ancak geçen hafta sonuna doğru haberim oldu. Meslektaşlarıma önceki haftadan veya geçen hafta başında davetler gitmiş.
Benim bu davetten haberim olmamasına rağmen, dostluklarıma dayanarak, bizim mahallede ‘Gerçekten bizim mahalle. Arabayla 5 dakika, yürüsem 40 dakika’ açılmış bir fabrikayı oğluma göstermek niyetiyle zaten bu hafta özel bir tur isteyecektim. Oğluma da geçen hafta başında, ‘haftaya, General Mobile fabrikasını ziyarete gidelim mi?’ diye sormuşluğum var. Hiçbir ayarlama yapmadan.
İzlenimlerimi aktarayım.
Gayet modern bir tesis. Gıcır gıcır üretim ekipmanları alınmış, tıkır tıkır çalışıyor. İki tane üretim bandı kurulmuş. O bantlardan ürünler çıkıyor.
Şimdi, akıllı telefon fabrikası diye gözünüzde fazlaca büyütmeyin. İki bant halinde ana üç tane üretim hattı bulunuyor.
Basılı Devre Kartı (PCB) denilen kartlar, yurtdışında bastırılıp ithal ediliyor. Hattın bir tanesinde, bu PCB’lere 800 ile 1.000 arasında elektronik direnç, devre, transistör vs. otomatik makinelerle çakılıyor. Robot makineler.
Devreleri üzerine çakılmış kartlar, montaj hattına giriyor. 20-30 arasındaki adımda, her aşamada teste tabi tutularak bataryası, kamerası, parmak izi sensörü, ekranı vs bu hatta kasanın içerisine yerleştiriliyor.
Üçüncü bant ise paketleme. Telefonlar, aksesuarları ‘şarj kablosu, kulaklık, kablo, kılıf vs’ kutulara yerleştiriliyor, son kontrolleri yapılıyor, kutulanıyor.
Sonuçta, anlattığım kadar basit bir süreç. Üretim hattı bu kadar. Bu işin katmadeğeri hesaplansa!.. telefonun satış bedelinin yüzde 5’i ile 10’u ancak yapar.
Apple iPhone’ları üreten Foxconn’un bu işlem için Apple’a ürün başına 10 doların altında bir maliyet çıkarmasından anlayın durumu. Kısacası 2.899 Tl satış fiyatı açıklanan bir üründe, ürün başına ‘üretim maliyeti’ satış fiyatının yüzde 1’i yüzde 2’si olan noktada böyle bir tesise gerek var mı?
Otomotiv endüstrisi, Bursa’da 50 yıldır bu sistemle iş yapıyor. Türkiye’nin en büyük ihracat kalemi. Demek ki gereği var.
Yerli Üretim
Yukarıda anlatmaya çalıştım. PCB ithal, üzerine çakılan komponentler ithal, monte edilen parçalar ithal, aksesuarlar ithal, bataryası ithal. Telefonun kasası, Türkiye’deki kalıpçılarda yapılıyor, ambalajlanması da Türk teknolojisi diyebiliriz.
Sebahattin Yaman, konuşmasında değindi bu konulara.
Üretim kapasiteleri, böyle “mütevazı” üretim tesisinde aylık 400.000 telefon.
600 kişiye istihdam sağlıyorlar.
Avrupa’nın en büyük akıllı telefon üretim tesisi.
Mevcut konumda, toplam somut bileşenler arasında telefon maliyetinin yüzde 10’u yerli yan sanayi ürünleri ile karşılanıyor.
Telefonun 100 liralık satış fiyatında, 60 lirası ise ithal girdilere aktarılıyor.
Ama ortada 40 lira var. AR-GE, tasarım, yazılım büyük kısmını zaten bunlar oluşturuyor.
Türkiye’de üretim üssü, fabrika kurmak mesele değil. Asıl mesele yeğen, fabrikada mal üretirken ne kadar yerli bileşen kullandığın.
Dünyada hiçbir telefon üreticisi, tüm bu saydıklarımı tek başına yapmıyor. En büyük 5 üreticiye bakın, ana odakları ar-ge, tasarım, marka, satış, pazarlama. Ne bileşen, ne aksesuar, ne üretim yapıyorlar.
Sebahattin Yaman’ın özellikle üstünde durduğu bir konu var. “Türkiye’de bileşenler, aksesuarlar için bir yan sanayi oluşmalı. Biz tedariğimizi yurtdışından değil de yurtiçinden yapmalıyız. İnanın, bir telefonun toplam satış fiyatı içerisinde, Türkiye’de kalacak olan para miktarını 60 birimden 80’e, 90’a çıkarmamız, işten bile değil. Biz, A’dan Z’ye akıllı telefon üretimi yapmak derdinde değiliz. Biz tasarım, Ar-Ge yapalım. Üretimimizi yapalım. Zaten, dünyada hiçbir üretici bu alanlar dışına çıkmıyor. Bileşenler, yan sanayi ürünleri için bir ekosistem oluşsun. Zaten bizim tecrübemiz var. Bu taşın altına elini koyacak her girişimciye de bilgi birikimimizi aktarmaya hazırız. Biz, kendimize rakip değil, yoldaş arıyoruz” diyor. Bu konuyu açıklarken. Katılmamak elde değil.
Vestel de yapıyor. General Mobile da. Hem AR-Ge, tasarım, markalaşma var. Hem üretim. Sorunumuz, bileşen üretimi. Aksesuar üretimi. Bu alanlarda elini taşın altına koyacak babayiğitler gerek.
Brezilya Örneği
General Mobile Genel Müdürü, şirketin yönetim kurulu üyelerinden Muzaffer GÖLCÜ, yıllar önce anlatmıştı. Sabah, biraz erken gidince biraz daha sohbet şansımız oldu.
Sektörün duayen isimlerinin olduğu bir masada, biz erkenciler, biraz dertleşme imkanımız da oldu.
General Mobile’ın fabrikası, ilk deneme değil. 9 yıl önce, 2009 yılında, zamanın Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı’nın katıldığı bir törence Anel ile ortak bir fabrika daha açmışlardı. 3 yılda 3 milyon akıllı telefon hedefi ile. Olmadı. Çünkü, siyasi erk o zamanlar üretimi değil, ithalatı destekliyordu. Yaşanan sorunları, aksaklıkları, eksiklikleri konuştuk, tartıştık. Neyse, geç olsun da güç olmasın.
İşte o noktada Brezilya’da uygulanan akıllı telefon stratejisi tekrar gündeme geldi.
Eğer, Brezilya’da ithal bir akıllı telefon satmaya kalkıyorsanız, devlet yüzde 80 ithalat vergisi alıyor. Yani, iPhone, Samsung telefon fiyatı ikiye katlanıyor. Hoş, bizde de durum farklı değil gibi.
Ancak, telefonu Brezilya’da üretip, satarsanız vergisi 0. Yazıyla da yazayım, rahat anlaşılsın, yerli üretim telefonda vergi SIFIR.
En bombasını en sona sakladım.
Eğer, üretim yaparken, bileşenlerini, hammaddesini, yarı mamülünü, Brezilya’da yerleşik bir şirketten alırsanız, devlet üstüne yüzde 15 de teşvik veriyor. Hem vergi ödemiyor, hem devletten her sattığın ürün başına yüzde 15 prim alıyorsun.
General Mobile’ın genel müdürü. Muzaffer Gölcü. Yatırımcı olarak, tüm bu gerçekleri biliyor. Hala 100 milyon lira yatırım ile “Yerli Üretim” derdine, ikinci bir deneme yaparak, bir üretim tesisi kuruyor. Türkiye’de. Bu vatan topraklarında.
Brezilya’dan bir ortak bularak, General Mobile’ı “Brezilya Markası” yapmak aklına gelmedi mi? Daha fazla kazançları olurdu. Sermaye, sınır tanımaz. Tabii ki akıllarına gelmiştir. Ama onlar Türkiye’yi seçti. Bizim de onları seçmemiz gerekmez mi?
Saygılar.

Hakkında Kemalettin BULAMACI