Ana sayfa BT Gündem 3G gerçeği

3G gerçeği

165
0

19.07.2009 tarihli Taraf Gazetesi Qtube köşesinde yayımlanmıştır***********************************
Nihayet 10 gün sonra Türkiye’de 3G hizmetleri başlayacak.
Görüntülü konuşma, mobil televizyon, yüksek hızlı internet bağlantısı. Cep telefonunuzu, cebinizdeki eğlence merkezi haline getirecek. Tüm Türkiye hararetle bu teknolojinin kullanıma açılmasını bekliyor.
Ya da biz öyle düşünüyoruz…

3G teknolojisi konusunda bilmemiz gereken bazı gerçekler var.

Tüm dünyada 4 milyar cep telefonu kullanıcısından sadece yüzde 10 3G teknolojisi kullanıyor. Avrupa’da 3G kullanıcı yoğunluğunun en fazla olduğu ülke İtalya. İtalya’da bile 3G kullanıcılarının oranı toplam cep telefonu kullanıcılarının yüzde 22’si kadar.

Türkiye’de 3G denilince akla gelen ilk uygulama olan “görüntülü konuşma” hizmeti ise Avrupa ve Dünya’da çok tercih edilen, vatandaşın kullandığı bir uygulama değil. En azından yolda giderken kimsenin görüntülü cep telefonu konuşması yaptığını göremiyorsunuz.

Türkiye’deki 65 milyona yakın cep telefonu kullanıcısının elinde bulunan 3G’li telefon sayısı ise aşağı yukarı 3 milyon. Yani hizmet başladığı zaman bundan yararlanacak olan kişi sayısı da toplam abonenin ancak yüzde 5’ini oluşturuyor.

Özellikle Turkcell’in bu dar pazarda bu teknolojinin yıllardır çığırtkanlığını yapmasının sebebini sorup dururdum ben kendime. Geçtiğimiz ay Qualcomm’da çalışan bir arkadaşımla sohbet etme imkanı buldum. Qualcomm’da tüm dünya operatörleriyle görüşmeler gerçekleştiren bir işte çalışıyor.

3G ile söylediği benim kafamdakı soru işaretlerini de ortadan kaldırdı.

“Mobil internet, mobil televizyon, görüntülü konuşma gibi teknolojiler değil operatörleri 3G’ye iten. 3G’ye yatırım yapan tüm operatörler mevcut müşterilerine daha iyi ses hizmeti verebilmek, ses kapasitelerine artırmak için bu yatırım yaptılar. 3G aynı anda daha çok abonenin telefon konuşması yapması sağlayabiliyor. 3G konusunda anlatılanlar ise işin pazarlama süsü” dedi.

Bence mantıklı bir açıklamaydı bu. 35 milyon müşteriye hizmet vermeye çalışan Turkcell ses hizmetleri konusunda sıkışmaya başlamıştı çünkü. Şimdi ise kapasitesiini artırma şansını yakaladı. Avea ve Vodafone’un iptal edilen ihalede, lisansların verildiği ihalede 3G’ye çok hevesli yaklaşmamalarının sebebi de bu olabilir. Çünkü Turkcell kadar kapasitelerini artırma sorunları yoktu onların. Ama 3G trenine binince onlar da pazarlama ağzıyla bu teknolojiyi tanıtmaya başladılar.

3G’de Türkiye’de tek sorun bu hizmetten yararlanacak cihaz sayısının azlığı da değil elbette. Bir de vergi sorunu var. Ön ödemeli, daha da bilinin ismiyle kontörlü hat kullanıcılarının yaşadığı.

Mobil Internet’ten alınan Özel İletişim Vergisi yüzde 25’den yüzde 5’e çekildi. Faturalı hat aboneleri bu indirimi faturalarında görüyorlar. Ancak kontörlü hat aboneleri bu indirimden, vergi avantajından yararlanamıyor.
Çünkü ses kontörü, ya da data kontörü gibi bir uygulama yok. Data hizmetlerini de kontör karşılığı alıyorlar. Kontörlerin ses veya data için mi kullanıldığını ise ayırt etmek, devlete bunun bilgisini iletmek büyük bir sorun. Onun için kontörlü hat aboneleri Mobil İnternet vergi avantajından yararlanamıyor.
Toplam pazarın yüzde 80’ini oluşturan kontörlü hat kullanıcılarının da bu yüksek vergilerle 3G hizmetlerinden yararlanması ancak bir hayal.

3G konusunda Türkiye gerçekleri bunlar.

Umarım bu teknolojiyi kullanmak isteyenler hem fiyatlar hem hizmetlerden memnun kalır.

Ama benim gibi 3G telefonu bile olmayanlar bu hizmetleri ne zaman kullanmaya başlarlar? Bekleyip göreceğiz.