Ana sayfa BT Gündem AB İlerleme Raporu yine bizi sınıfta bıraktı

AB İlerleme Raporu yine bizi sınıfta bıraktı

81
0

Avrupa Birliği 2012 Türkiye İlerleme raporunda elektronik haberleşme sektöründe biraz ilerleme kaydedildiğine vurgu yapmasına rağmen “özellikle pazar erişimi ve ara bağlantı, perakende tarife düzenlemesi, spektrum yönetimi ve evrensel hizmet yükümlülükleri ile ilgili hükümler olmak üzere mevzuatın müktesebat ile uyumlu hale getirilmesi için daha fazla çaba harcanması gerekmektedir” diyor.

Geçtiğimiz hafta yayımlanan AB ilerleme raporunda Internet’teki özgürlüklerin de yetersiz olduğuna dikkat çekilirken İnternet
sitelerinin sık sık yasaklanması ciddi endişe kaynağı olmaktadır ve İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun revize edilmesi gerekmektedir deniliyor.

İŞTE İLERLEME RAPORUNUN BİLGİ TOPLUMU VE MEDYA BÖLÜMÜ

4.10. Fasıl 10: Bilgi Toplumu ve Medya

Elektronik haberleşme ile bilgi ve iletişim teknolojileri konularında bazı ilerlemeler
kaydedilmiş olmasına rağmen, özellikle pazar erişimi ve ara bağlantı, perakende tarife
düzenlemesi, spektrum yönetimi ve evrensel hizmet yükümlülükleri ile ilgili hükümler olmak
üzere mevzuatın müktesebat ile uyumlu hale getirilmesi için daha fazla çaba harcanması
gerekmektedir.
Piyasadaki rekabetin ve şeffaflığın iyileştirilmesine yönelik düzenlemeler ve rekabetçi
korunma tedbirlerinin uygulanmasında iyi düzeyde ilerleme kaydedilmiştir. Bilgi ve İletişim
Teknolojileri Kurumu (BTK), üçüncü tur piyasa analizini başlatmıştır. İnternet servis
sağlayıcılarının hizmet kalitelerini iyileştirmek için Şubat 2012’de bir tebliğ (İnternet Servis
Sağlayıcılığı Hizmeti Sunan İşletmecilere İlişkin Hizmet Kalitesi Tebliği) yayımlanmıştır.
Sabit numara taşınabilirliği ve toptan hat kiralama 2012 yılının başlarında işler hale gelmiştir.
Tarifelerin yeniden dengelenmesi ileri seviyededir. Ulusal dolaşımın sağlanması ve sanal
mobil ağ operatörlerine erişim hakkı verilmesi konularında ilerleme kaydedilmiştir. Geniş
bant kablosuz erişim hizmeti operatörlerinin yetkilendirilmesi ile ilgili uygulama yönetmeliği
kabul edilmiştir. Yeni nesil erişim şebekelerinin düzenlenmesi ile ilgili olarak, BTK, Ekim
2011’den itibaren fiberi önümüzdeki beş yıllık dönemde veya fiber bağlantılı aboneliklerin
yüzdesi tüm sabit geniş bant aboneliklerinin % 25’ine ulaşıncaya kadar fiberi piyasa
analizinin kapsamı dışında bırakmıştır. Yerleşik işletmecinin referans teklifi, BTK tarafından
kabul edildiği şekliyle, tesis paylaşımının şartlarını ve koşullarını içermekte olup, yerleşik
işletmeci ayrımcı olmayan bir temelde kendi fiber ağı üzerinden veri akışı ve toptan hizmet
sunmayı taahhüt etmiştir. Aynı zamanda, BTK’nın faaliyetlerinin finanse edilmesi için
işletmecilerden toplanan ücretler, giderleriyle karşılaştırıldığında orantısız bir biçimde yüksek
olup, artakalan fonlar düzenleyici faaliyetlerin maliyetlerini karşılamanın dışındaki diğer
amaçlara yönlendirilmektedir.
Yurt içinde birbirleriyle rekabet halinde üç adet mobil telefon operatörü bulunmakta iken,
sabit telefon ve sabit geniş bant sektörlerine, yerleşik işletmeci hakim olmaya devam
etmektedir. Sabit geniş bant penetrasyonunun nüfusa oranı az bir artış gösterirken (2011
sonunda % 10,7’ye ulaşmıştır), mobil geniş bant penetrasyon oranı önemli ölçüde artmıştır (%
6,7’ye ulaşmıştır). Mobil hizmetler için uygulanan iletişim vergileri, sabit telefonlar için
uygulanan vergiler ile karşılaştırıldığında yüksek olmaya devam etmektedir. Operatörler
ayrıca, mobil/kablosuz ağ kurmak için geçiş hakkı elde etme konusunda zorluklar
yaşamaktadır.
Bilgi toplumu hizmetlerinde ilerleme kaydedilmemiştir. Türkiye, şartlı erişime dayanan
hizmetlerin yasal olarak korunması ile ilgili Avrupa Sözleşmesini imzalamamıştır.
“Elektronik İmza Kanunu” ve AB Direktifi arasındaki farklılıklar uyumlaştırılmayı
beklemektedir. Verilerin korunması ve e-ticaret ile ilgili kanun tasarıları hâlâ beklemektedir.
İnternet içeriği ve hizmet sunucuları ile ilgili kanun, ifade özgürlüğünü koruyacak şekilde
uluslararası standartlar ile uyumlaştırılmalıdır. Kasım 2011’den itibaren, BTK, internet hizmet
sunucularından müşterilerine, talepleri üzerine, ücretsiz bir internet filtreleme hizmeti (çocuk
ve aile profilleri olan) sunmaları yükümlülüğünü getirmiştir.
Görsel işitsel politika konusunda iyi düzeyde ilerleme kaydedilmiştir. Görsel İşitsel Medya
Hizmetleri Direktifi ile uyum sağlanmasını amaçlayan Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve
Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunun 2011’de yürürlüğe girmesinin ardından, bir takım
yönetmelikler kabul edilmiştir. Ancak, “Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın
Hizmetleri Hakkında Kanun” yargı yetkisi konusunda düzenleme getirmemiştir. RTÜK hâlâ
yabancı yayıncıları düzenleme hakkını elinde tutmakta olup, Avrupa Eserleri tanımıyla uyum
sağlanmamıştır. Radyo frekansları ve TV kanallarına yönelik frekans planlama çalışmaları
devam etmiştir. Dijital televizyon mültipleks kapasitesi frekans ihalesinin Mart 2013 tarihinde
sonuçlanması hedeflenmektedir. Analog yayınların kapanış tarihi Mart 2015’tir. Dijital yayına
geçiş tarihi Haziran 2015 olarak planlanmaktadır.
Türkçe dışındaki dil ve lehçelerde yayın yapan ilişkin, özel yayıncılar, içerik, zaman
kısıtlamaları veya altyazı/ardıl çeviri gereklilikleri ile ilgili kısıtlamalar olmaksızın
yayınlarına devam etmişlerdir. Türkçe dışındaki dillerde yayın yapan yayıncıların sayısı 25’e
yükselmiştir. Kullanılan diller Kürtçe ve Arapçadır. Ticari kaygılar, teknik zorluklar ve insan
kaynağı eksikliği, ulusal yayınların önündeki başlıca engellerdir.
RTÜK, kararlarının şeffaflığını sağlamak için, bu kararları kamuoyuna açıklamaktadır.
Küçüklerin korunmasına ve ticari iletişime ilişkin kuralları ihlal eden yayıncılara yönelik
yaptırımlar getirilmiştir. RTÜK’ün bazı kararları, başta müstehcenlik, ailenin korunması ile
ulusal ve ahlaki değerlerin korunmasına ilişkin yasal hükümler olmak üzere bazı yasal
hükümlerin geniş bir biçimde yorumlandığı konusunda endişe uyandırmaya devam etmektedir
(Bkz. İfade özgürlüğü bölümü).
Sonuç
Bilgi toplumu ve medya alanında ilerleme kaydedilmiştir. Ancak, başta yetkilendirme ve
pazar erişimi ile ilgili olmak üzere, elektronik haberleşme konusundaki AB çerçevesine uyum
sınırlı kalmaktadır. Bilgi toplumu hizmetleri ile ilgili mevzuatın daha fazla uyumlaştırılması
için çabaların sürdürülmesi gerekmektedir. İnternet içeriğine ilişkin ifade özgürlüğünü
kısıtlayabilecek hükümler ile yayıncılara yönelik yaptırımlar başta olmak üzere, bazı yasal
hükümlerin çok geniş biçimde yorumlanması endişe uyandırmaktadır. Bu alanda yapılan
hazırlıklar kısmen ileri düzeydedir.