Ana sayfa BT Gündem ABD’de başkanlık seçimi ve e-sandıklar

ABD’de başkanlık seçimi ve e-sandıklar

130
0

Teknolojinin oluşturulduğu merkezlerden biri Kaliforniya. Bir yanda özel uçaklar diğer yanda en son mode tech donanımlar… Seçimler ise hala kağıt oy pusulası.. Geçtiğimiz Nisan ayında Diebolt un e-sandık sistemini standartlara uymadı diye geri çektiren eyalet de Kaliforniya… Oysa ki yıllardan beri finans dünyasına ürün geliştiren, ATM üreten bankalar tarafından yıllardır kullanılan sistemleri tasarlayan üreten bir müessese neden bu kadar basit bir sistemi gerçekleştirememişti ki?
ABD hükümeti yaklaşık 4 milyar USD lik br bütçe ayırdığı halde neden kimi eyaletler seçimleri hala 1950 lerin “slot machine” benzeyen makinalarında yapmaya halen tercih ediyorlar?

Sıradan ABD linin teknolojiye çok uzak olmasından mı, bu sistemleri almaya karar veren eyalat çalışanlarının kapasitelerinin yetersizliği mi, yoksa sistemleri tasarlamakta gecikmiş büyük şirketlerin pazardan pay kaybetme korkuları mı? Nedir bu sistemleri günümüzde sırdan birer ünite olmaktan çıkaran?

ABD de her eyalet kendi sistemini seçerken kimi eyaletler ise metropole belediyelere bile bu seçim hakkını tanıyor. Dolayısı ile bizdeki gibi bir Yüksek Seçim Kuruluna bağlı birkaç bürokratın karar alması gibi bir konu söz konusu değil. Bu da her yerleşkenin farklı bir sistemde oylama mekanizmasını seçmesine olanak getiriyor.

Kaliforniya seçimlerinde her şehir ya da belediye aynı anda seçim sandıklarında oy kabul edemedi. San Diego daki bir sandık resmi açılış saatinden ancak dört saat sonra açıldı. Kimi makinalar kendisini yeniden kapayıp açmak zorunda kaldı ve bildiğimiz pencereli görüntü ekranları doldurdu. Bunun üzerine San Diego, San Joaquin, Solano şehirlerinde tam testten geçmeyen onay almamış makinaların kurulmasından dolayı Diebolt ın başı bir müddet ağrıdı.

E-seçim sadece ABD de sorun olarak görünmüyor bunun dışındaki ülkelerde de sorun var ama bunlar bize kadar ulaşamıyor. Örneğin Hindistanda yerel gazetelere yansıyan e-seçimdeki bir çok hile haberi ne CNN e ne de BBC nin yayın listesine giremedi.

Kısa bir süre sonra ES&S in Venezuella da kullandığı (satışı Madrid,Ispanyadaki Sistemas SA yapmıştı) ve daha sonra Florida da kullandığı sistemde de %6 hata ile çalıştığı anlaşıldı. Venezuelladan ise hiç bir ses duyulmadı.

Irlanda da yapılacak elektronik seçimler ise açık sayıma olanak vermediğinden ve yazılım üreticilerinin sürekli release ve patch yüklemelerinden dolayı ertelenmek zorunda kaldı.

Hollandada tamamen açık kaynak üzerine yapılmış yazılım seçimlerden önce sınanmış ve sertifikası alınmış yazılımla aynısı olmadığı için kullanılamadı.

Fiziksel olarak donanım ve yazılımın güvenliği ise Virginia da sorun oldu. Texaslı WINvote makinalarının %1 hata ile çalışması bozulan makinanın dışarıda tamir edilip geri kurulması yüzünden şüpheye düşen vatandaşlar bu sistemden uzaklaştılar.

En kötüsü ise seçim süresi sona erdiğinde merkeze transfer edilmesi gereken veriler serverda Denial-of-Service saldırısı oluşturdu.

İşin bir de komedi tarafı vardı ki o da e-sandık üreten WINvote un sitesinde sandık başkanı ve üyelerine hitaben söylediği “eğer e-sandık ilk açılış sırasında donarsa”, “master verileri almazsa”, “sandık kapanırken oylar sayılmazsa” duyuruları. Alenen hatasını söyleyen bir sistemde sıradan Amerikalı oy kullanabilir mi?

Seçim sistemlerinin en büyük özelliği oyların gizli, sayımın ise açık olması ve gerektiğinde oyların teker teker fiziksel olarak sayılabilmesidir. Aksi takdirde oylar satılabilir, değiştirilebilir. Tabii burada özellikle küçük yerleşim birimlerinde oyların nasıl verildiğini tahmin etmek zor değil. Hatta ülkemizde seçmen sandıklarının bölgelerinin nasıl yeniden yapılandırıldığını çok partili sisteme geçtiğimizden bu yana duyarız. (Türkiye ve e-seçim için lütfen http://inet-tr.org.tr/inetconf8/sunum/esecim-zbabur.doc linkine bakınız )

Önümüzdeki ay Nevada’nın bazı yerleşim birimlerinde kağıt oy pusulasu kullanan e-sandık kullanımı olacak. Yalnız bu makinalar POS makinalarının kullandığı cinsden rulo kağıt kullandığından seçmenin gizliliği bir şekilde korunmamış olacak. Basit bir biçimde rulo kağıdın otomatik bıçkı ile kesilip kutuya düşmesi paryatif bir çözüm olarak kullanılabilir mi bunu da önümüzdeki ay göreceğiz.

En büyük çatışma ise sistemde denetim için fiziksel izin olması gerekip gerekmediği konusunda çıkıyor. Kimi uzmanlar buna gerek olmadığını EFT sayesinde yüzünü hiç görmediğimiz paraların bir hesaptan bir başka hesaba encryption teknikleri ile rahatlıkla gönderildiğini söylerken diğer kesim ise oy vermenin bir kere olduğunu ve geleceklerin mahvedilmesinin birkaç byte işi olduğunu söylüyorlar. Üstelik fiziksel olarak varolan paranın tek kopyası sistemde dolaşıyor.

UC öğretim görevlisi Dr. Chaum ise kişilerin oylarının sayılıp sayılmadığının internet üzerinden yapılabileceğini bunun için sistem geliştirdiğini ve denetimin bireye verilmesi gerektiğini savunuyor. Chaum’un sisteminde de kağıt ortadan kalkmasa da denetim bireye verilmiş oluyor.

ABD deki başkanlık seçimibe Dünyanın birçok ülkesinden gözlemciler katılacak ve özellikle gözler e-sandıklar üzerinde olacak. Viyana’dan çalışan Organization for Security and Co-operation’ın 55 üyesi ABD seçimlerinde gözlemci olarak yer alacak. Türkiyeden kimlerin katıldığını bilmiyorum ama özellikle tek bir şirketin ya da eyaletin e-sandığına bakmazlar umarım. Ve yine umarım ki gözlemlerini kamuouyu ile paylaşırlar, devlet sırrı olarak saklamazlar.