Ana sayfa BT Gündem ADSL’de BAYNALİ hesap sistemi

ADSL’de BAYNALİ hesap sistemi

123
0

Geçtiğimiz haftalardan beri zamanımın büyük bir bölümü Ankara’da geçti. Ankara’da bulunduğunuz zaman tabii ki siyasi ve bürokratlarla da konuşmadan olmuyor. Tabii ki bürokrasi veya siyasi kişiliklerle sohbet ederken bazi ilginç diyaloglar da geçiyor. Ya da konuşmalarında çok esprili cümleler, veya kırılan potlar da. Türkiye Bilişim Derneği’nin Bilişim ’05 etkinliğinde basın odasında Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Türk Telekom Genel Müdürü Mehmet Ekinalan, Öger’e devrinden önce Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı olan Erkan Akdemir ve Telekomünikasyon Kurulu Başkanı Tayfun Acerer’le sohbet ediyoruz. Sohbette İstanbul’dan kalkıp Ankara’ya giden uzmanlığı Bilişim olan bir gazeteci grubu bulunuyor. Buna ek olarak Ankara’daki uzman Bilişim gazetecileri. Yani konunun uzmanları orada.

Sohbet tabii ki en sıcak konu olan ADSL tarifelerindeki “İndirim” kullanıcılara yansıyan şekliyle “Zam”la başlıyor.

Bakan Yıldırım bu tarife değişikliğini Burdur’da gazetecilere duyurduğu ilk şekliyle “ADSL tarifelerinde Yüzde 100 indirim” yaptık söylemiyle konuya girdi.

Ben de kendisine “Sayın Bakanım. Yüzde 100 diyorsunuz ama. Yüz liradan 100 lira indirim yaparsanız 0 lira kalır. ADSL bedava oldu diyorsunuz siz” dedim.

Bakan bana çıkıştı. Sen nasıl hesap yapıyorsun? diye. Ben de kendisine Bilişim gazetecesi olduğumu. Herhalde bilgisardan gelen bir alışkanlık olarak ikilik düzende hesap yaparak Yüzde 100 indirimin analitik olarak bedava anlamına geldiğini aktardım.

Bakanın cevabı ne oldu dersiniz?

Senin o söylediğin “BINARY – BAYNARİ” hesap düzeni. Benim ADSL indiriminde kullandığım “BAYNALİ – BİNALİ” hesap sistemi. Ama çok ısrar edersen sözümü geri alayım dedi.

Kendisinin biraz esprili olduğunu bilirdim ancak Nasreddin Hoca misali hazırcevap da olduğunu orada gördüm.

Bu hafta başında Intel Yönetim Kurulu Başkanı Craig Barret, Ankara’da Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ile ortak bir basın toplantısında Yozgat’ta test edilmeye başlanan WiMax teknolojisinin duyurusunu yaptılar.

Ulaştırma Bakanımız Craig Barret’a “Ucuzlatın şu bilgisayarları” ricasında bulundu. Craig Barret ise çok kalabalık olan salonda sadece çok az kişinin görebildiği bir şekilde elini başına götürerek tamam dedi. Ama kendisinin “Eyvallah. Başım üstüne Bu işle ilgileneceğim” mi dediğini yoksa “Emredersiniz efendim şeklinde Asker selamı mı verdiğini” ben anlayamadım. Ama her ikisinde de bu konuda çalışacaklarının sinyalini verdi.

Yine aynı toplantıda Milli Eğitim Bakanımız konuşmasını yaparken “Ulaştırma Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı”nın Bilişim ile ilgili çalışmalarda kabineye öncülük yaptığını dile getirirken “Sayin Binali Yıldırım iyi niyetle birşeyler yapmaya çalışıyor. Ancak Hızlı Tren Kazası” gibi talihsizlikler de başına gelmiyor değil dedi. Eski raylar üstünden hızla tren hizmetinin devreye sokulmasıyla kazaya sebep olunduğunu hatırlattı. Bir bakanın diğer bir bakana çok tartışılan bir konu hakkında iyi niyetle de olsa bir laf atması salonda başta Ulaştırma Bakanı’nın buz kesmesine sebep oldu. Ben daha önce attığım “HIZLI ADSL FACİASI BEKLENİYOR” başlığını hatırlayarak gülmeye başladım ama çok sonra burada gülünmemesi gerektiğini farkettim.

Bilişim ’05 kapsamında Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener ve Bilgi Toplumu bürokrasisiyle de oturup sohbet ettik. Bilişim Basını’nın bilgi toplumu konusunda yapılan çalışmalara uzak kaldığı sorununu ilettik, kendileri de bizlere basında bu konunun yeterince işlenmediğini aktardılar. Yani İletişim Çağı’nda hem basın, hem siyaset, hem bürokrasi iletişim kuramamaktan, birbirleriyle yeterince temasta bulunamamaktan karşılıklı yakındık durduk. Ama görüşmeler sonuç verdi sanırım. Bir adım atıldı o Bilişim ’05 sırasında. Bilişim ’05’te toplanan E-dönüşüm İcra Kurulu Toplantısı sonrasında Bilgi Toplumu Dairesi Başkanı Recep Çakal basın odasına gelerek aynen Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonrasında olduğu gibi toplantıda neler konuşulduğunun özetini paylaştı bizimle. Yani Bilişim Basını bürokrasi ile iletişim kurmaya başladı.

Son olarak da EDMER ile ilgili birşeyler söylemek istiyorum. Bir önceki yazım EDMER ile ilgiliydi. Ankara Milletvekili Reha Denemeç’in özel sektör temsilcilerine gayri resmi birer yazı yazarak Elektronik Devlet Merkezi kurulması konusunda destek istediğini yazmıştım. Bu yazıyı yazdıktan sonra Reha Denemeç, Osman Coşkun ve Mektupta adı geçen Sanayi Bakanı Ali Coşkun’un danışmanı Hüseyin Kuran’la konuştuk. Konunun önemli olmasına karşılık, resmi olmak yerine gayri resmi olarak yürütülmesi, henüz somut bir gelişme olmaması, bundan dolayı resmi açıklama yapılmaması, bundan dolayı yanlış anlaşılmaların olabileceği konusunda 2 saat tartıştık.

Sonuçta iletişim çağında iletişim kurarak basın hükümeti ve devleti, hükümet ve devlet de basını çok daha rahat anlayabiliyor.

Bir de Türkiye’de Mali İktidar olarak İletişim Çağı’nı, ençok vergi alınacak sektör ve hizmetler iletişim hizmetleri olarak algılamak yanlışından dönebilsek.