Ana sayfa BT Gündem Amatör Kültü: Bugünün İnterneti Kültürümüzü Nasıl Öldürüyor ?

Amatör Kültü: Bugünün İnterneti Kültürümüzü Nasıl Öldürüyor ?

156
0

Ünlü Web 2.0 eleştirmeni ve yazar Andrew Keen “The Cult of the Amateur: How Today’s Internet Is Killing Our Culture” (Amatör Kültü: Bugünün İnterneti Kültürümüzü Nasıl Öldürüyor) adlı kitabında YouTube, Wikipedia, MySpace gibi sitelerin ve blogların, kaliteli içerik anlayışına zarar verdiğini ve bilgi kültürünü dejenere ettiğini iddia etti.Keen, dijital dünyanın demokratikleşmesiyle yaygınlığı artan içeriğin kullanıcı tarafınan belirlendiği sitelerin, ekonomiye, kültüre, ve değerlere zarar verdiğini söyledi.

UZUN VADEDE KÜLTÜR KAYBINA NEDEN OLACAK

İnternet üzerinde haber ve enformasyon dağıtan sitelerin yaygınlaşmasıyla haberde doğruluk ilkesinin sarsılma tehlikesine işaret eden Keen, MySpace ve YouTube adlı sitelerde görülen videoların ve dinlenen müziklerin düşük kalitesinin kültüre zarar verdiğini iddia ediyor.

Keen, Google arama motorundan buldukları makaleleri ödev yerine teslim etmeyi alışkanlık haline getiren öğrencilerin düşünme ve orijinal fikir üretme konusunda gitgide kısırlaştığını da söylüyor.

Herkese söz hakkı tanıyan Web 2.0 sisteminin, kişileri bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya yönelttiğini ve uzmanlaşmaya gerek olmadığı mesajı verdiğini söyleyen Keen, bilgi kalitesinin de bu siteler sayesinde düştüğü konusunda uyarılarda bulunuyor.

Toplumu teknolojiye eleştirel bakmaya teşvik eden yazara göre gelecekte sanal kültür ve geleneksel bilgi geleneği harmanlanacak ve insanlığın kültürü uzun vadede kayba uğramamış olacak. Keen’in kitabı ABD’de bilim ve teknoloji çevrelerinde yoğun ilgi görüyor.

—————————————————-
Bir zamanlar (ve hala) televizyon için de aynı şey söyleniyor(du)…

Neymiş?

TV aptal kutusu imiş, insanı aptala çevirirmiş. Ne saçma bir genellemedir bu?

Hani duyan da TV tek bir kanal ve sabahtan akşama kadar Uygur Kardeşlerin Cumartesi-Pazar eğlenceleri, Seda Sayan ve ..hay Allah başka program adı aklıma gelmiyor, yayınlanıyor zanneder…

Seçme imkanın var, başka yerlerde bulamayacağın haberler, diziler, belgeseller, spor karşılaşmaları var.

E bunlar varken oturup zevk aldığın birşeyleri seyretmek niye aptallık oluyor?

Doğrudur eğer seçimler aptalca ise TV insanı daha da aptal yapar. Ama aynı şey kitaplar için de geçerli değil mi?

Kitap, içindeki ne yazarsa yazsın en iyi dost mudur? Uygur kardeşler kitap yazsa o kitabı “bilgilendirme kaynağı” olarak mı sınıflayacağız?

Böyle yapmayacaksak kafadan bir genelleme ile kitaba da “Aptal Sayfaları” diyecek miyiz?

Artık ne bulursak onunla yetinmek dönemi geçti…Seçin, seyredin 106 ekranda “dünyayı görün”…

Ne seyredeceğinizin seçimi sizde olduktan sonra, ne seyrederek aptal olursunuz, ne de seyretmeyerek akıllı…

Ha, derseniz ki “e benim seçtiklerim hep aptalca programlar oluyor?”…Cem Yılmaz’ın dediği gibi “o da sizin hayırseverliğiniz”

Şimdi aynı şey, aynı genelleme ile YouTube, Wikipedia, MySpace için yapılıyor.

Bunların demokratik özelliklerinden yararlanıp “ya bunlara kepazelikler yüklenirse?” korkusu salınmaya çalışıyor (benim daha önceki yazılarımdan biri wikipedia’daki bilgilerin güvenilmezliği idi ama wikipedia ve benzerlerinin varlığını her zaman savunurum)

Birincisi:

-Hangisi kepazelik, hangisi “hah bu olmuş” sınıfına girecek sen mi karar vereceksin, neye göre karar vereceksin? Yani “dejenerasyon”un ölçütü nedir? (Siz üzerinize alınmayın ben Andrew Keen’e diyorum)

İkincisi:

-“Kültürümüz bozuluyor” derken varolan kültürden neleri yeni yıllara taşımayı düşünüyorsun, neyi koruyacaksın ve bu seçimi de neye göre yapacaksın?

Bana göre bilginin evrenselliği, ulaşılabilirliği insanoğlunun en önemli gelişmelerinden biridir. Daha önce herhangi bir gelişme 500 yıl sürdü ve şimdi aynı oranda bir ilerlem 5 yıl, hatta 5 ayda gerçekleşecekse bu bilginin yayılması ile olacaktır.

Sözkonusu siteler içinde dandikler de olabilir (Kime göre? Neye göre?) mükemmeller de olabilir (Kime göre? Neye göre?)

Ama varlıkları bilgi demokrasisinin “olmazsa olmaz”larıdır.

Bu sayede insanı hayvandan ayıran iki temel özellik:

-Uzmanlaşma ve bu sayede herşeyi bilmek zorunda kalmamak (örneğin benim ayakkabı yapımını bilmeme gerek yok, ayakkabıcının da kombi tamirinden anlamasına gerek yok, kombici de beyin ameliyatından birşey anlamayabilir)

-Bilgi aktarımı ve bu sayede her nesilde sıfırdan başlamamak (hayvanlar sadece içgüdülerini bir sonraki nesile geçirebiliyor, anılarını ve hayattaki tecrübelerini aktarıp aktaramadıkları meçhul)

daha geniş tabanlı hale gelecek ve insan, insan olmanın zamanında ayağa kalkmış ve başparmak sahibi olmuş olmanın keyfine daha çok varacaktır.

Bu sayılık da bu kadar olsun.

En güzel günler, en güzel geceler sizlerin olsun.