Ana sayfa BT Gündem Bilişim Devrimi Göstergeleri ve Asya

Bilişim Devrimi Göstergeleri ve Asya

90
0

Bilişim toplumunu çeşitli toplumsal göstergelerle tanımlayanlar bulunmakta. Bu göstergelerin bir bileşimini o toplumun bilişim devriminin neresinde olduğunu ortaya çıkarmak için kullanıyorlar. Bu göstergeler için temel bir koşul, elbette, okur-yazar oranıdır. Bir UNESCO araştırmasına göre, dünya nüfusunun 1/3’ünden fazlası, okuma-yazma bilmemektedir. Okuma-yazma bilmeyenlerin yarısından fazlası, Çin’de ve Hindistan’da bulunmaktadır. Hindistan’da nüfusun yalnızca % 52’si, Çin nüfusunun % 81’i ve Vietnam nüfusunun % 94’ü okur-yazar.

Bir başka temel koşul, lise öğrencilerinin genel nüfusa oranı olabilir. Yine UNESCO’nun 1994 ve 1995 tarihli bir araştırmasına göre, Amerika’da bu oran, 100,000 kişide 5,398 iken; Japonya’da, 100,000 kişide 3,139; Hindistan’da, 601; Çin’de 461; Sri Lanka’da 474’tür.

Birinci gösterge, uzakonuşur (telefon) yoğunluğu. Elimizdeki sayılamalar, eski. 1996 yılı için sayılar. Bu sayılamalara göre, Hindistan’da yüz kişiye düşen uzakonuşur sayısı, 1.5; Çin’de 4.5 ve Pakistan’da 1.8. Orta ve yüksek gelirli ülkelerin uzakonuşur yoğunlukları, 7.8 ile 54 arasında değişiyor.

İkinci gösterge, uzagörür (televizyon) yoğunluğu. Hindistan’da 100 kişiye 6.4 uzagörür düşüyor. Çin’de bu sayı, 25.2 iken, Sri Lanka’da, 8.2. Orta ve yüksek gelirli ülkelerin uzagörür yoğunlukları, 25.2 ile 61.1 arasında değişiyor.

Üçüncü gösterge, gazete baskı sayısı. Ancak, iki noktayı gözden kaçırmamak gerekiyor. Birincisi, oldukça yalın: Gazete okumak için, okur-yazar olmak gerekiyor. İkincisi, uzagörürler ve gazetelerin çevrimiçi baskıları ve gazeteler dışındaki sıcak haber sayfaları, gazete okurlarının sayısı azaltmıştır. Dolayısıyla, bu göstergenin gözden geçirilmesi gerekmektedir. Bunlar dikkate alınmadan çıkarılan sayılamalar, yanıltıcı olabilir.

1985’te Hindistan’da 1000 kişiye 26 gazete düşerken; bu sayı, Pakistan’da 21; Çin’de 23; Sri Lanka’da 25 idi ve bu oranlar, 1994’te de, aşağı yukarı aynıydı. Yüksek gelirli ülkelerde, 1994’te, 1000 kişiye ortalama olarak, 303 gazete düşmekte idi ve bu sayı, yıllar geçtikçe düşmektedir. Orta gelirli ülkeler için bu sayı, ortalama olarak 62 idi. Bu sayı da, yıllar geçtikçe düşmektedir. Düşük gelirli ülkelerde, ortalama, 12’dir. Bu da, yıllar geçtikçe düşen bir sayıdır. Bu durum, dünya ölçeğinde, yüksek, orta ve düşük gelirli ülkelerin hepsinde olmasa bile birçoğunda, gazete okuma oranının düştüğünü göstermektedir.

Dördüncü gösterge, (bilgisayarlarla yapılan her türlü işi kapsayacak biçimde) bilişim emekçileri sayısının genel işgücüne oranıdır. Amerika’da, işgücünün yaklaşık yarısının bilişimle ilgili işlerde çalıştığı görülmektedir. Amerika’yı az bir farkla, Japonya izlemektedir. 20. yüzyılın son yıllarında, Japonya ve Singapur dışındaki Asya ülkelerinde, bilişim emekçisi oranının düşük olduğu görülmektedir. Hindistan’ın 1997’de 416 milyon olan işgücünün % 20’si bilişim emekçisi olarak sayılabilir.

Pakistan’da bu oran, 49 milyonluk işgücü üzerinden % 30; Sri Lanka’da ise, 8 milyon işgücü üzerinden yine % 30’dur. Çin’de 726 milyonluk işgücünün yalnızca % 11’i bilişim emekçisi olarak sayılabilir.

Beşinci gösterge, bilişim bölütünün Yurtiçi Gayri Safi Ulusal Hasıla’daki payıdır. Hindistan’da 1997’de bu oran, % 43 iken; Pakistan’da % 50, Sri Lanka’da ise, % 52’dir. Çin’de bu oran, yalnızca, % 29’dur.

Altıncı ve diğerlerinden daha önemli bir gösterge, 1000 kişi başına düşen kişisel bilgisayar sayısıdır. Hindistan’da bu sayı, 1996’da 1.5 iken; Pakistan’da 1.2; Çin’de 3.0 ve Sri Lanka’da 3.3’tür. Ancak, bu sayılar, daha yüksek ya da daha düşük olabilir çünkü kimi ülkelerde, kişisel bilgisayarlar, ağbağ’a (internet) daha yavaş bağlanmakta ve kopmalar olmaktadır. Bu nedenle, örneğin, Çin’de, kişisel bilgisayar alabilecek durumdaki insanlar, ağbağa kafelerden bağlanmayı yeğlemektedirler. Ayrıca, siyasal baskı nedeniyle, insanlar, ağbağ kafelerde siyasal sayfalara daha rahat girebilmektedirler. Yine bu nedenle, kişi başına düşen ağbağ kafe oranı gibi bir gösterge de yanıltıcı olabilir.

Elbette, ağbağ temelli başka göstergeler geliştirmek olanaklı. Ancak, buradaki asıl konumuz, içinde bulunduğumuz çağın nasıl bir çağ olduğunu, ayrı bir çağ olup olmadığını ve ayrı bir çağsa, diğer çağlardan farklarını anlamaya çalışmaktı. Verilen sayılar eski; ama yazı, bilişim devrimini (elbette varsa böyle bir devrim) birtakım göstergelerle ele alma çabasını aktarmakta başarılı olduysa, amacına ulaşmış demektir.

İlgilisine Kaynak

Rai, L. P. ve Lal, K. (2000). Indicators of the information revolution. Technology in Society, 22, 221-235.