Ana sayfa BT Gündem BTK yine kafaları karıştırdı

BTK yine kafaları karıştırdı

90
0

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, güvenli internet hizmetinin anlık olarak alınmış, üzerinde fazla çalışılmamış bir karar olmadığını, bunun üzerinde 2010 yılında uzun süre çalıştıklarını ve yaklaşık 3 ay önce imzalanarak web sayfasında yayımladıklarını bildirdi.Acarer, düzenlediği basın toplantısında yaptığı konuşmada, güvenli internet hizmetinin, erişim sağlayıcılar tarafından altyapısı oluşturularak isteyen kullanıcıların internetten güvenli hizmet alma seçeneği olduğunu hatırlattı.
Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca çıkarılan Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin İnternetin Güvenli Kullanımı başlıklı 10. maddesinin işletmecilere internetin güvenli kullanımına yönelik ücretsiz alternatif hizmet sunma yükümlülüğü getirdiğine değinen Acarer, diğer taraftan Türkiye’de internetin güvenli kullanımına yönelik şikayet ve talepler doğrultusunda güvenli internet hizmeti ihtiyacının ortaya çıktığını söyledi.

Halen sunulan internet hizmetine ilave olarak, işletmecilerin 22 Ağustos 2011 tarihinden itibaren isteyen kullanıcıların tamamıyla özgür iradeleri ile seçebilecekleri alternatif güvenli internet hizmeti sunacaklarını anımsatan Acarer, söz konusu hizmetin halihazırda birçok işletmeci tarafından ücret karşılığı sunulan filtreleme hizmetlerine veya ücretli filtreleme programlarına alternatif olarak sunulacak seçenekli, abonelerin istedikleri takdirde kullanabilecekleri ücretsiz bir filtreleme hizmeti olacağını anlattı.

‘KULLANICILARIN RIZASI ESAS’

Güvenli internet hizmetinin bir zorunluluk değil, talep eden abonelerin alabileceği, talep etmeyenlerin ise internet erişimlerinde mevcut durumuna göre hiçbir değişiklik olmayacağını ifade eden Acarer, ‘Güvenli internet hizmetini alıp almama, seçip seçmeme konusunda kullanıcıların rızası esas olup, tam bir özgürlük mevcuttur’ dedi.

Kullanıcının istediği zaman bir web sayfası üzerinden istediği profile geçiş yapabileceğine değinen Acarer, kullanıcının güvenli internet hizmetini seçse dahi istediği an filtresiz internet hizmetine de erişebileceğini, tek bir profili kullanma zorunluluğu diye bir durumun olmayacağını kaydetti.

Tayfun Acarer, güvenli internet hizmetinin mevcut standart profile ilave olarak çocuk profili, aile profili ve yurt içi profilden oluşacağını, dünyada da internet servis sağlayıcıları kullanıcılarına benzer hizmetler sunulduğunu, Avrupa Konseyi ve AB’nin bu konuda tavsiye kararları olduğu gibi Avustralya, İngiltere, İsviçre, İspanya ve Japonya’da benzer uygulamaların yapıldığını belirtti.

‘4 SEÇENEK DEĞİL, 2 SEÇENEK VAR’

Güvenli internet profili ile şimdiki profilin iki ayrı profil olduğunu, 4 seçenek değil, 2 seçenek olduğunu, kullanıcının isteği doğrultusunda mevcut profiline aynen devam edebileceğini ifade eden Acarer, ‘Bu, bizim Kurulumuzda anlık olarak alınmış, üzerinde fazla çalışılmamış bir karar değil. Bunun üzerinde 2010 yılında uzun süre çalışıldı. Servis sağlayıcılar ile pek çok toplantılar düzenlendi. İstatistikler, dünyadaki örnekler incelendi. Bu olay, yaklaşık 3 ay önce Kurulda imzalanarak uygulamaya konuldu. Bahsettiğimiz ve son bir haftadır tartışılan konu, aslında bizim yaklaşık 3 ay önce imzaları tamamlanıp web sayfasında yayınladığımız bir konu’ diye konuştu.

Güvenli internet hizmetinde kullanıcıların internet erişimlerinin hiçbir şekilde tespit edilmeyeceğinin altını çizen Acarer, son günlerde tartışılan ‘kelime grupları ve alan adları’ ile güvenli internet hizmetinin hiçbir ilgisinin bulunmadığını ifade etti.

BTK Başkanı Acarer, 21 ve 27 Nisan 2011 tarihlerinde Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından yer sağlayıcılara gönderilen elektronik posta ekinde yer alan kelime grupları ve alan adlarının kesinlikle yasaklı liste olmadığını, söz konusu listenin yapılan çalışma, gelen ihbar ve şikayetlerin incelenmesi ile birçok yer ve içerik sağlayıcının yardım talebi üzerine oluşturulduğunu söyledi.

‘ÖZDENETİME YÖNELİK İŞBİRLİĞİ’

Bunun bir karar değil, bilgilendirme yazısı olduğunu, bildirim işleminin ilgili kanun gereği içerik düzenlemesi gerektiren internet sitelerinin tespitinde kolaylık sağlanarak erişim engelleme tedbirine ihtiyaç duyulmamasını sağlayan, internet sitelerinin ‘özdenetimine’ yönelik bir işbirliği sürecinden ibaret olduğunu vurgulayan Acarer, kullanımı yasaklanan ve otomatik filtreleme yapılacak herhangi bir kelimenin olmadığını belirtti.

İletişim Başkanlığı tarafından yapılan analizlerde, 5651 Sayılı Kanun ile genellikle 9 katalog suçun içinde yer alan videolarla ilgili anahtar kelimelerin hangi kelimeler altında olduğunun tespit edildiğini, bunun zaman zaman servis sağlayıcılarla paylaşıldığını kaydeden Acarer, şöyle konuştu:

‘Servis sağlayıcılara gönderilen yazıyı birkaç defa okudum. Orada ‘bu kelimeleri gördüğünüzde erişimi engelleyin, yasaklayın, kısıtlayın’ diye en ufak bir kelime yok. Sadece ‘genellikle bu tür müstehcen içerikler şu kelimelerin altında olabiliyor’ diye bir bilgilendirme var. Bu, içerik ve servis sağlayıcılardan gelen talep üzerine yapılmış bir işlemdir. Son dönemlerdeki tartışmalar, genellikle kararın ya da yazının okunmaması ve yapılan yorumlardan kaynaklanıyor. Aldığımız Kurul kararı yaklaşık 3 aydır web sayfamızda. ‘4 tane filtre sistemi getirilecek, aboneler bunlardan birini seçmek durumunda kalacak’ diye bir ifade yok.’

‘BÜYÜK İÇERİK VE YER SAĞLAYICILAR İSTEDİ’

Tayfun Acarer, 5651 Sayılı Kanunda katalog suça giren her 100 ihbardan 97,3’ünü ‘uyar kaldır’ yöntemiyle çözdüklerini, yaklaşık yüzde 3’ünün ise yaptıkları ihbara rağmen kaldıramadıklarını, bu nedenle o videolara erişimin engellendiğini bildirdi.

Büyük içerik ve yer sağlayıcıların bu tür sıkıntıları daha da aza indirmek için bu kelimeleri kendilerinin istediklerini anlatan Acarer, bunun erişimin engellenmesinin daha az düzeye indirilmesi amacıyla yapıldığını ifade etti.

Erişim engellemelerin bütün dünyada yapıldığına dikkati çeken Acarer, özellikle AB ülkelerinde erişimi engellenen videoların ve sitelerin sayısının Türkiye’den en az 2-3 kat fazla olduğunu, Türkiye’de erişim engellendiğinde de bunun gerekçesinin açık bir şekilde yazıldığını söyledi.

‘İNTİHARA TEŞVİK SİTELERİ, SANAL KUMAR SİTELERİ…’

Soruları da yanıtlayan Acarer, toplumun değişik kesimlerinden birtakım şikayetler bulunduğuna işaret ederek, ‘Gençlerin sadece cinsel içerik dışında başka ciddi risk taşıyan sitelerle de karşılaşması söz konusu. Örneğin intihara teşvik siteleri, sanal kumar siteleri… Bu konuda kurum, bir alternatif getiriyor. İsteyen bunu kullanır, isteyen kendi standart paketinde kalır, servis sağlayıcıların kendilerine sunduğu güvenli olanı da kullanır’ diye konuştu.

5651 Sayılı Kanunun çocuk ve ailenin korunmasını hedeflediğini, terörle mücadele ve kişisel hakaret videolarını içermediğini belirten Acarer, ‘Özellikle seçim dönemlerinde kişisel hakaret videoları çoğalıyor. Öyle videolar konuyor ki adaylar bunu kaldırana kadar seçimi kaybediyor’ dedi.

Erişimi engellenen sitelerin neredeyse tamamının yurt dışı kaynaklı olduğunun altını çizen Acarer, bu nedenle yurt dışı kaynaklı sitelerin güvenliğinin de çok önemli olduğunu vurguladı.