Ana sayfa BT Gündem Bu yakışmadı bence..

Bu yakışmadı bence..

151
0

Türkiye’de yıllarca beklediğimiz 3G hizmetleri geçtiğimiz yıl başladı. Kamu yönetimi lisanslar verilirken çeşitli şartları da öne sürdü. Telekom şirketleri Türkiye’de AR-GE personeli istihdam edecek, ürün ve hizmetlerin bir bölümü Türkiye’deki şirketlerden ve KOBİ’lerden karşılanacak. Kamu yönetimi bu şartları keyfinden mi ileri sürdü? Hayır tabii ki.

Türkiye’nin dünya AR-GE ligindeki iç karartıcı tablosunu biraz pozitife çevirmek istediler. Türkiye’de teknoloji üretimini biraz da olsun bu teknoloji ile artırmak, Türkiye’yi teknoloji konusunda göbekten dış güçlere bağlı olmaktan kurtarmak için fırsat olarak gördüler.

Bence doğruydu.

Nasıl dışarıdan yabancı sermayeyi ülkeye çekmek için çeşitli avantajlar sunulmasında doğru kararlar aldılarsa, bu konuda da kararları doğruydu.

Ama ortaya çıkan sonuçlar tabii ki bunun tam tersi.

Türkiye’de Türklere ait olan bankalar, kamu iktisadi teşekkülleri, özel şirketler bir bir yabancılara satılıyor. Yabancı şirketler sermayelerini Türkiye’ye getiriyor. Bunda “ulusalcı”, “milliyetçi”, “devletçi” yaklaşımınız bulunmuyorsa bir sakınca yok.

Ama şöyle bir sakınca ortaya çıktı. Bunu yaşadık.

Türk işadamları ellerindeki şirketleri yabancılara sattılar. Ülkeye yabancı sermaye geldi. Ama işadamlarımız bankaya yatırdıkları paralar ile Türkiye’de yeni istihdam yaratacak alanlar açmadı. Paraları ya yurtdışındaki bankalarda tutuyorlar, ya da yurtdışı yatırımlarında kullanıyorlar.

Kısaca bir cebimizden alıp başka bir cebimize koyuyoruz. Cebimizdeki para miktarı değişmiyor bir türlü.

Aynısını 3G vesilesiyle hayatımıza giren AR-GE merkezlerinde de gördük.

AR-GE şartı getirilen telekom şirketleri bu şartı yerine getiriyor ama nasıl?

En son örnekten yola çıkalım. Ericsson, ülkemizdeki ilk yüzde yüz yabancı sermayeli, 100 yılı aşkın bu ülke topraklarında faaliyet gösteren şirketin açtığı AR-GE merkezini ele alalım.

Ericsson bundan yıllar önce kendi fabrikasında Türkiye’de santral üretimi yapıyordu. Daha sonra stratejisi değişti. Üretimi durdurup satış, servis ve pazarlamaya odaklandı. Son 20 yıllık Türkiye istihdam rakamlarını yayınlasak göreceksiniz son 10 yılda nasıl da küçülmüş bu şirket Türkiye’de.

Bunun yanında Crea World (daha sonraki adıyla Mobiltiy World) girişimi ile bir kuluçka, bir AR-GE merkezi olarak Türkiye’de telekom sektörünün gelişmesinde önemli katkıları olduğu da yadsınamaz ama. Çoğu mobil servis şirketi bu merkezden çıkıp serpildi.

Şimdi Ericsson ne yaptı?

AR-GE personeli kotasını doldurmak için Bizitek isimli şirketi bünyesine kattı. Belki birkaç şirket daha satın alırlar Türkiye’de. Zaten yarı yarıya ortak oldukları Ericsson-ST isimli şirketleri var.

Her iki şirket de İstanbul Teknik Üniversitesi’nin teknoparkında faaliyet gösteriyor. AR-GE şirketleri. AR-GE teşviklerinden yararlanan, teknopark yasası çerçevesinde vergi avantajlarından yararlanan şirketler. İşte bu şirketlerin içerisine bir de Ericsson AR-GE merkezi kurdu!..

Zaten daha önce yaptığınız birşeyi allayıp pullayıp yeniden servis etmenin ne anlamı var ki? Koca şirketin buna ihtiyacı mı var?

Ha bir de… Türkiye’ye yabancı sermaye girişiyle ilgili çelişki burada da baş gösteriyor.

Bizitek o kadar AR-GE personeli ile çalışıyordu. Ericsson Bizitek’i satın aldığı zaman Türkiye’deki AR-GE personeli sayısı 500 kişi artış gösterdi mi? Tabii ki hayır.

Ericsson almasa da o personel aynı konumunda çalışmaya devam edecekti. Şimdi de devam ediyor. Bizitek’i Ericsson’a satan Türk girişimci Bizitek’in AR-GE personeli sayısı kadar istihdam yaratacak yeni bir şirket kurdu mu? O da hayır.

1 ile 0’ı çarptığın zaman sonuç 0.
0 ile 1’i çarptığın zaman da sonuç 0.

Yani 0’a 0 elde var sıfır.

Türkiye’de tabelaların üzerindeki isimleri değiştirirek Türkiye’yi AR-GE cenneti haline getiremeyiz. Bunun böyle olabileceği yönünde bir tezi olan bunu bana uzun uzun bir anlatsın. Ben de aydınlanayıp konu hakkında.