Ana sayfa BT Gündem Compex’te ailelere ve gençlere çağrı

Compex’te ailelere ve gençlere çağrı

93
0

COMPEX 31. Uluslararası Bilgisayar Fuarı’nın açılış gününde düzenlenen “Çocuk ve İnternet” konulu oturumda konuşan uzmanlar, anne-babalara çocukların internet kullanımı hakkında önemli tavsiyelerde bulundu. İnternetin yasaklanmasının veya çocukların bundan dolayı cezalandırılmasının yanlış olduğuna dikkat çekilen oturumda, bilgisayar sahipliğinin hızla arttığı ülkemizde, eğitimlerin aynı oranda artmadığı vurgulanarak, yasaklama veya cezalandırma önerileri yerine bilgilendirme ve bilinçlendirmeye yönelik projelerin artırılması gerektiği ifade edildi.AK Parti İstanbul Milletvekili Zeynep Karahan Uslu, internetin kötüye kullanımı konusunda gerekli önlemlerin mutlaka alınması gerektiğini ifade ederek, ”Ev ödevini yapan bir çocuğun, kendini bir anda pedofili (çocuklara cinsel ilgi duymak) veya porno içerikli sitelerde bulması mümkün” dedi. Uslu, internetin bir taraftan bilgiye erişmeyi, farklı tarz ve dünyalara ulaşmayı insanların ayağına kadar getirirken, diğer yandan son zamanlarda gündeme gelen pedofililerin sapkın isteklerine, çocukların ”chat odaları” aracılığıyla kurban edilmelerine neden olduğunu vurguladı. Uslu, bu tür yayınlarla karşılaşan çocukların bilinç düzeyine sahip olmadıkları için tepki göstermediklerini, merak duyma şeklinde tepkiler geliştirdiklerini anlattı.

Uluslararası araştırmalara göre, dünyanın her yerinde, batılı toplumlarda bile anne-babaların, çocuklarının internet ortamındaki gezintilerini çok az denetlediklerini dile getiren Uslu, yetişkinlerin internet kullanımı konusunda çocuklarının gerisinde olduğunu kaydetti.

İnternet ve yüksek teknolojinin topluma getirdiği kazanımların çok büyük olduğunu ifade eden Uslu, ancak internetin kötüye kullanımı konusuyla mücadele edebilmek için bilişim okur-yazarlığını geliştirmek, aynı zamanda ülkelerin bu anlamda belli önlemleri alabilecek hukuki altyapı ve yasal müktesebatı uygulama örneklerini oluşturması gerektiğini belirtti.

Türkiye’nin bilişim pazarının çok büyük bir hızla büyüdüğüne, 5 yılda internet kullanımının yüzde 700 arttığına dikkati çeken Uslu, ”Ancak internet kullanımı konusunda hasta insanların, hastalıklı kafaların kötü kullanımına olanak sağlayan unsurların da önünü kesmek gerekiyor” dedi.
İnternetin kötü kullanımıyla ilgili yeni TCK ile gelen yasal düzenlemelerin son derece önemli olduğunu belirten Uslu, sadece 2005 yılında Türkiye’de 50 ilde emniyet tarafından operasyon yapıldığını bildirdi.

Uslu, Adalet Bakanlığı tarafından bilişim suçları hakkında bir yasa tasarısı hazırlandığını hatırlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Bu tasarıda, konu üzerinde son derece yasal denetime olanak sağlayacak yenilikler olduğunu görüyoruz. Sadece İçişleri Bakanlığı genelgesi değil, bizzat yasa eliyle internet kafelere ve toplu kullanım sağlayan tüm unsurlara filtreleme programı yasal zorunluluk haline çok ciddi cezai müeyyidelerle geliyor. Ve eskiden denetleme açısından servis sağlayıcı şirketlerin kayıt tutmaları konusu çok problemliydi. Çok kısa bir süre tutmaları gerekiyordu. Artık 5 yıla kadar
kayıtları tutmaları istenebilecek. Dolayısıyla internette biri bir suç işlediği zaman, bir çocuk istismar edildiği zaman biz servis sağlayıcı üzerinden onun yakasına yapışabileceğiz.”

Zeynep Karahan Uslu, sadece yasayla bu sorunun çözülmesinin mümkün olmadığına işaret ederek, kamu, özel sektör ve sivil toplum işbirliğiyle Türkiye’nin bu konuda bilinç düzeyine ulaşacağını kaydetti.

Turhan Menteş: ”Kapalı kapılar ardında kullanım engellenmeli”

Türkiye Bilişim Derneği Başkanı Turhan Menteş de oturumda yaptığı konuşmada, internetin kötü amaçlı kullanımını engellemek için teknolojik çözümler üretildiğini, ancak bu çözümlerin her zaman yeterli olmadığını, hızlı teknolojik gelişime bağlı olarak yeni çözümlerin sürekli üretilmesi gerektiğini söyledi.

Menteş, internetin kötü yönde kullanımının engellenmesinde ailenin çok önemli olduğunu ifade ederek, ”Ailelerin, çocuklarının interneti doğru kullanımını sağlaması, şeffaf ortamlara taşıması, internetin kapalı kapılar arkasında, gizli ortamlarda kullanımını engellemesi gerekiyor” dedi.

Menteş, internetin doğru kullanımı konusunda okullarda da eğitim verilmesi gerektiğini vurgulayarak, ”Uygun programların yazılımının üretilmesi gerekiyor. Bunun için Milli Eğitim Bakanlığı’na çok büyük iş düşüyor” dedi. Türkçe içerikli yayınların artırılması gerektiğini de belirten Menteş, Türkçe içerikli yayın bulmakta zorlanan çocuk ve gençlerin görsel ve oyun ortamlarına kaydığını anlattı.

İnternette porno içerikli yayınlarla mücadelenin uluslararası bir sorun olduğuna dikkati çeken Menteş, bunu engellemenin yolunun da uluslararası işbirlikleriyle mümkün olduğunu bildirdi. Menteş, bir çok kuruluşun, çocuk pornosu, porno, şiddet ve teröre yönelik içeriklerin engellenmesine ilişkin çok ciddi çalışmaları olduğunu kaydetti.

Turhan Menteş, ”Türkiye’de internete erişim yüzde 15’ler düzeyinde. Toplumun yüzde 85’i daha bu teknoloji ile tanışmış bile değil” dedi. İnternetin yaygınlaştırılması konusunda en önemli atılımı yerel yönetimlerin yapacağına inandığını dile getiren Menteş, yerel yöneticilerin kendi bölgelerinde yaşayanlara bu anlamda destek vermelerinin önemli olduğunu anlattı.

Prof. Dr. Haluk Yavuzer: ”Gençlerin arkadaşlık ilişkileri bile sanal ortamda”

İstanbul Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Haluk Yavuzer de bilgisayar bağımlılığının gençler arasında hızla arttığına işaret ederek, ”Günümüz gençleri kablo bağlantılı bir kuşak olma yolunda” dedi. Yavuzer, gençlerin eğitimi açısından çok önemli olan internet kullanımının bağımlılık derecesinde yoğunlaştığı durumlarda, gencin yüz yüze iletişim olanağından yoksun kaldığını ve arkadaşlık ilişkilerini bile sanal ortamda sürdürebildiğini anlattı.

Özellikle çekingen ergenler için bu dünyanın cezbedici olduğunu dile getiren Yavuzer, bu şekilde ergenlerin kendi çevrelerinde arkadaşlık girişiminde bulunmadıklarını ve bu durumun onların sosyal gelişimlerini olumsuz etkilediğini kaydetti.

Yavuzer, 10 ülkede 18-25 yaş arası gençlerle yapılan bir araştırmaya göre, gençlerin heyecan, sorun ve yaşam tarzlarının tek tip haline geldiğini, çoğunun anı yaşadığını ve zamanlarının büyük kısmını ekran karşısında geçirdiklerini belirtti.

Kendi öğrencileri olan 228 öğretmen adayı arasında yaptığı araştırmaya göre, bu kişilerin interneti yüzde 48 oranında ödev yapma, yüzde 29 oranında haber alma, yüzde 18 oranında elektronik posta alma amacıyla kullandıklarını dile getiren Yavuzer, erkeklerin haftada ortalama 13 saat, kızların da 10.5 saat internetle meşgul olduklarını söyledi.

Yavuzer, aynı gençlerin son 10 yılda ders dışı okudukları kitap sayısının yıllık ortalamasının 1 olduğuna işaret ederek, ”Benim kuşağım yılda 60-80 kitap okurdu” dedi.

Çocuk ve gençlerin, bilgisayarda daha çok şiddetin egemen olduğu aksiyon oyunlarını tercih ettiğini belirten Yavuzer, bu tür oyunların ergenlikte ruhsal gerginliği artırdığını, duygusal kontrolü zayıflattığını kaydetti.

Yavuzer, ”Kısaca günümüz genci, sayısız şiddet örneği ile yetişerek ve şiddete karşı duyarsızlaşarak yetişkinliğe adım atmaktadır. Bunu sonucu olarak tepkilerinde son derece hoşgörüsüz olabilmektedir. İnternet ve bilgisayar doğru zamanda ve doğru yerde kullanıldığı zaman yararlı ve gerekli bir teknolojik alettir. Ancak şiddet ve cinsellik konusunda mutlaka tedbirler alınmalı, çocuk ve gençler kontrol edilmelidir” diye konuştu.

Oturumun sonunda, anne-babaların ve gençlerin dikkatine sunulmak üzere bir de deklerasyon yayınlandı. Deklerasyonda, özellikle konulan ve konulacak yasakların ve cezaların sorunun tamamen ortadan kalkmasına yetmeyeceğini, insanların internetin doğru kullanımı konusunda bilinçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. İşte deklerasyon:

“AİLELERE VE GENÇLERE ÇAĞRI”

 Geleceğin temel yapı taşlarından biri olan internet, geleceğin teminatı olan çocuklar için en önemli kaynaklardan biridir. Çocuklar için internet, içlerindeki dahiyi ortaya çıkaracak ve sahip oldukları sonsuz merakı besleyecak en önemli kaynaklardan biridir. Gençleri internet ortamında zararlı olabilecek sitelere yönlendiren dürtü, kötü niyetleri değil içlerindeki sonsuz meraktır.

 İnternet, tıpkı hayatın kendisi gibi içinde iyi, kötü ve çirkin tarafları barındırmaktadır. Önemli olan bu engin bilgi kaynağını yasaklamak değil, iyi yönlerinin daha etkin bir biçimde kullanılabilmesi için çaba göstermek ve toplumu bilinçlendirmektir.

 İnternet ortamında çocukların başına gelebilecek kötülük pornografik ya da zararlı içeriklere bilerek ya da istemeyerek ulaşmalarıyla sınırlı değildir. Kötü niyetli kişiler tarafından özlük bilgilerinin alınması, yaşıtlarıyla konuşuyormuş hissi uyandıran kötü niyetli kişiler tarafından rahatsız edilmeleri birçok ülkede rastlanan bir sorundur.

 Aileler için interneti yasaklamak, sınırlamalar getirmek dünyanın hiçbir yerinde ve asla çözüm olmamıştır. Genç ve çocuklar için zararlı aktivitelerin tamamı bilgisayarda gizli bir şekilde yapılacak şeylerdir. Ancak bilgisayarlar ekranının evin tüm bireyleri tarafından görülebilecek bir şekilde konuşlandırılması, gençleri tehlikeli sitelerden uzak tutacaktır.

 Dünyanın hiçbir yerinde internette güvenli gezinmek ve çocukları zararlı sitelerden korumak için hazırlanan yazılımlar yüzde yüz güvenli değildir. Ebeveynlerin böylesi bir yazılımı çocuğun kullanacağı bilgisayara yükleyerek tüm görevlerini yerine getirdiğini düşünmesi yanlıştır.

 Gençlerin internet üstünde zararlı site ve aktivitelerde yakalanması halinde onlarla konuşmak en doğru çözümdür. Ceza verilmesi onların bu aktiviteleri gizli bir biçimde sürdürmesine neden olacağından bundan kaçınılması önerilmektedir.

 Çocuklara kişisel bilgilerini internet ortamında kimseye vermemeleri için eğitici ve uyarıcı konuşmalar yapılmalıdır.

 İnternet dünyasında çocuklarımızın varolması kaçınılmaz bir gerçek haline gelmiştir. Onların bu dünya içinde güven içinde varolabilmesi için doğru internet siteleri ve içeriğin yaratılması gerekmektedir. İnternet ortamında gençlerin vakitlerini değerlendirebilecekleri doğru içeriğin yaratılması, onları korumak için yapılacak her tür aktiviteden daha ucuz ve kolay bir proje olacaktır.