Ana sayfa BT Gündem Dünya Sağlık Örgütü’nün üstünde Baz İstasyonu var

Dünya Sağlık Örgütü’nün üstünde Baz İstasyonu var

215
0

Uluslararası Non-İyonize Radyasyondan Korunma Komisyonu (ICNIRP) Başkanı Paulo Vecchia, 1973 yılından bu yana elektromanyetik dalgaların insan sağlığına, hayvan ve çevreye etkileri konusunda tarafsız bilimsel çalışmalar yürüttüklerini, bugüne kadar bilimsel bir kanıta ulaşmadıklarını söyledi. Dünya Sağlık Örgütü’nün İtalya’nın Cenova kentindeki binasının üstünde bile baz istasyonu olduğuna dikkat çekti. Baz istasyonları konusunda ICNIRP’ın belirlediği 41.2 V/m limitinin dörtte biri seviyesinde yönetmelik hazırlayan Türkiye’de ise dünya standartlarının 2-3 katı limiti baz alarak uygulanan yüksek gerilim hatları ise daha tehlikeli ve zararları bilimsel alanda ispatlanmış olmasına karşılık Kanserle Savaş Vakfı’nın binası bile bu Yüksek Gerilim Hatları’nın altında yer alıyor. ICNIRP Başkanı Vecchia, pek çok bilim adamının yaptıkları çalışmalardan yola çıkarak baz istasyonlarının yaydığı elektromanyetik dalgaların limit değerlerini belirlediklerini kaydetti. Vecchia sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu limit değerler insan sağlığı ve çevreye etkisi gözetilerek oluşturuldu. Kanser yaptığı, baş ağrısı, yorgunluk yaptığı hatta çocuk düşüklerine neden olduğu gibi iddialar asılsızdır. Bu korku yersizdir. Araştırmalarda sürekli yapılmakta ve devam etmektedir. Biz de tüm bu araştırma  faaliyetlerini yakından takip etmekteyiz. Bu konuda Dünya Sağlık örgütü ile koordinasyonlu bir biçimde çalışmaktayız.

Baz istasyonlarının limit değerleri Avrupa’da 41 Volt / Metre olarak belirlendi. Türkiye bu limit değerleri daha da düşüren ülkeler arasında yer alıyor. Bunun anlamı, ‘Ben daha da tedbirliyim’ demek. Bu noktada baz istasyonlarının zararlı olduğunu söylemek haksızlık olur.”

“BİLİM ADAMLARI SÖYLEMLERİNDE DİKKATLİ OLMALI”
Baz istasyonu, cep telefonu, bilgisayar gibi cihazlardan yayılan elektromanyetik dalgaları engellediği iddiası ile satılan ürünlere itibar edilmemesi gerektiğini söyleyen Vecchia, baz istasyonları ve cep telefonları ile ilgili açıklama yapan bilim adamlarının, insanların korkularından yararlanmaması gerektiğini söyledi. “Teknoloji hayatımızın her noktasında hayatı kolaylaştıran bir etken ve nimettir. Önemli olan neyin nasıl kullanılması gerektiğini bilmektir” diyen Vecchia, “Kamuoyunu doğru olarak bilgilendirmemiz ve bilinçlendirmemiz gerekmektedir” dedi.
BTK BAŞKANI DR. TAYFUN ACARER
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Dr. Tayfun Acarer, elektrikle çalışan her cihazda elektromanyetik dalgalar olduğunu telekomünikasyon cihazlarının çok düşük seviyede iyonlaştırmayan elektromanyetik dalga alanında bulunduğunu ve bunun radyasyonla karıştırılmaması gerektiğini söyledi. “Elektrikle çalışan cihazlar sadece Türkiye’de değil tüm dünyada kullanılmaktadır. Baz istasyonları cep telefonları ile iletişim kurmak amacıyla elektromanyetik dalga gönderen ve alan alıcı /verici sistemlerdir. Bu cihazlar için belirlenen limit değerler vardır ve zaten sayıları çok fazla olmayan, tüm dünyadaki gereksinimi karşılayacak şekilde üretim yapan üreticiler bu limit değerlere uygun olarak üretim yapmaktadır” diyen Acarer, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de baz istasyonlarının kurulumu, çalıştırılması, güvenli alanının tespiti ve denetlenmesi belirli limit değerler içinde yapılmaktadır. Bu limitleri belirleyen kuruluş Uluslararası Non-İyonize Korunma Kurulu Komisyonu (ICNIRP)’dur. ICNRP’nin insan sağlığı ve çevreye etkisi gözetilerek belirlediği limit değerlerden dört kat daha güvenli şekilde kabul edilerek, 2001 yılından bu yana Türkiye’de, Ulaştırma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çevre Bakanlığı ve ilgili kurum ve kuruluşların görüş ve işbirliği ile belirlenen bir mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmiştir.

Türkiye’de son zamanlarda giderek artan şekilde, baz istasyonlarının şehir dışına taşınması, kaldırılması, azaltılması gibi mobil haberleşme teknolojisi ile uyuşmayan öneriler getirilmektedir. Bunlar yerine tartışılması gereken bence şu: Dünyadaki toplam 7 milyara yaklaşan nüfusun 5 milyarının bizde olduğu gibi aynı mobil teknoloji ile haberleştiği günümüzde, Türkiye’de mobil haberleşme isteniyor mu istenmiyor mu? İsteniyorsa, bu haberleşmenin teknolojisi bu ve bu teknolojinin insan ve çevre sağlığını olumsuz etkilemeyecek şekilde kurulması, kullanılması, denetlenmesi, için zaten ülkemizde çok iyi çalışmalar yapılıyor. Türkiye’de halen 45 bin baz istasyonu var ve bu sayının, konuşma trafiği ve abone sayısı arttıkça artması gerekmektedir. Kurulu bulunan tüm baz istasyonlarının ölçümleri yapılıp güvenlik sertifikaları verilmiştir. Ayrıca, %85’inin de yerinde denetimleri Kurumumuzca yapılmıştır.

ŞEHİRDIŞINA ÇIKARILAMAZ
ICNIRP Başkanı Paulo Vecchia, baz istasyonlarının hücresel sistemler ile çalıştığını, şehirdışına kurulmasının mümkün olmadığını söyledi. “Böyle bir uygulama teknik olarak mümkün olmadığı için dünyanın hiçbir yerinde uygulanmamaktadır” diyen Vecchia, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Baz istasyonlarına yönelik tepkiler maalesef teknolojiyi az kullanan ülkelerde yoğunlaşmaktadır. Gelişmiş ülkelerde ise bu tepkiler görülmemektedir. Cep telefonlarının yanı sıra kablosuz pos makinaları, araç takip sistemleri ve bir çok tıp uygulamaları baz istasyonları sayesinde gerçekleşmektedir.