Ana sayfa Kemalettin BULAMACI Hangi parayı çöpe atıyoruz?

Hangi parayı çöpe atıyoruz?

172
0

22.11.2009 tarihli TARAF gazetesinin QTUBE köşesinde yayımlanmıştır****************************************************************************+Türkiye’de yaşanan çarpıklıkların hepsini yazmaya kalksam ne benim ömrüm yeter ne de yazılanları okumaya sizin.
Son günlerde kafamı kurcalayan birisini paylaşayım sizinle.

Ulusal İşletim Sistemimiz Pardus.
TÜBİTAK bünyesinde geliştiriliyor. Hani Başbakanlığa bağlı olan Türkiye’nin bilimsel araştırmalar merkezi.
Ne kadar ulusaldır? Temelini başkasının yaptığı bir ürünün üzerine bizim mühendislerimiz ne kadar katkıda bulunuyor? Bu tartışmaları başlatmak da içinde olmak da istemiyorum.
Konumuz farklı çünkü.

Pardus nedir? İsmini nesli tükenmiş (birileri gördüğünü iddia etti geçen günlerde) Anadolu Pars’ından alan bir Linux işletim sistemi türevi. Linux dağıtımı.

Hani herkesin bildiğiniz Microsoft’un Windows işletim sistemi var ya, Apple’ın MacOS işletim sistemi. Cep telefonlarında Android var, Symbian var, BlackBerry’nin BB OS’u var. Bilgisayarı veya cep telefonunu bir arazi olarak düşünün. İşletim sistemi de oranın temeli. Temel atmadan hiçbirşey yapamazsınız o arazide.

Almanya’da, Fransa’da, Latin Amerika’da çeşitli gerekçelerle Linux işletim sisteminin desteklenmesi karar alındığında bizim ülkemizde de bu trendi takip eden bir karar alındı. Linux temelinde bir işletim sistemi geliştirilmesi görevi TÜBİTAK’a verildi.

Hatta yıllar yılı Linux’un can düşmanı olarak damgalanan Microsoft bile kendisini bu trendin dışında bırakamadı. Linux dağıtımlarından SuSe’nin sahibi Novell ile işbirliği yaptı. Şuan Novell’in sattığından daha fazla Linux işletim sistemi satıyor Microsoft.

Türkiye’de de büyük bir özveri ile Pardus geliştirildi. Bazı kamu kurum ve kuruluşlarında deneme amaçlı kullanılmaya başlanıldı. Proje olgunlaştı. Bu yıl Pardus’un geliştirme bütçesi 15 milyon dolara çıkartıldı.

Bunun paralelinde ise devletim teknoloji tedariği ihalelerinde hala ve hala Pardus muadillerini şart koşuyor. Kamu kurum ve kuruluşlarındaki web sitelerini, uygulamaları Windows platformları üzerinde koşturuyor.

Her yıl 2-3 milyon PC’nin satıldığı ülkemizde işletim sistemi için ödediğimiz bedel 200 300 milyon dolar seviyesinde. Belki daha da fazla.

Özgür bir ülkede, devlet hiçbir özgür vatandaşını “”Benim geliştirdiğim işletim sistemini kullanacaksın“” diye zorlayamaz. Ancak kendi kurum ve kuruluşlarını zorlayabilir. Kamunun etkinliğinin hala ağır bastığı Türkiye gibi büyük bir ülkede, kamu kurum ve kuruluşlarında kullanılan Linux muadili işletim sistemlerine, onların üzerinde koşan yazılımların lisanslarına ödediğimiz rakamlar Pardus işletim sistemi için harcadığımız paranın onlarca katı.

Bir taraftan 15 milyon dolarla Pardus geliştirmeye devam ediyoruz, bir taraftan da daha fazlasını ödeyerek Pardus’un kamu kuruluşlarında kullanılmasının önüne set çekiyoruz.

Bence burada çöpe giden bir para var. Bizim milli servetimizden.
Şimdi soruyorum size. Devletim Pardus projesinin yürütülmesi için ayırdığı 15 milyon dolarlık kaynağı mı çöpe atıyor? Yoksa onun muadilleri için ödediği paraları mı?