Ana sayfa BT Gündem İlahi güç bilişimle beraber

İlahi güç bilişimle beraber

146
0

Hayırlı olsun. 22 Temmuz Seçimleri sonrasında Cumhurbaşkanlığı belirsizliğini de aştık ülke olarak. 60’ıncı Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Hükümet programı belirlendi. TBMM Genel Kurul’unun onayına sunuldu. Bu hafta içinde de sürpriz olmazsa onaylanacak, program yürürlüğe konulacak.

Kuşkusuz yeni hükümetin biz bilişim profresyonelleri için en büyük sürprizi “Bilgi ve Teknoloji Faaliyetlerinin Koordinasyonu’ndan sorumlu” Devlet Bakanlığı’nın oluşturulması oldu.
Çoğumuzun yıllardır hayalini kurduğu Bilişim bakanlığı bir şekilde gerçeğe dönüştü.

Ama bakanlığın oluşturulmasından daha büyük sürpriz atanan bakan oldu. Bir önceki hükümette Diyanetten Sorumlu Devlet Bakanlığı görevini yürüten İlahiyat Profesörü Mehmet Aydın.

Yani ilahi güç artık bilişimle beraber.

Aman sakın yanlış anlaşılmasın. Bunu eleştiren, yeren bir tutumum yok. Türkiye gibi çoğumuzun kendi eğitim alanı dışındaki işlerle iştigal ediyor olması bir ilahiyatçının da bilgi ve teknoloji koordinasyonuyla ilgilenmesini, bu konuda kendisine bağlı kurum ve kuruluşları idare etmesini haklı çıkartır günümüz Türkiye’sinde.

Hem bilişim, bilgi, teknoloji ve telekomünikasyon alanında yapılması gerekenleri hem de bu bakanlığa bağlı bulunan kurumları gözönüne aldığımızda Türkiye’nin Bilgi Toplumu hedefine ulaşması için gerçekten İLAHİ güce ihtiyacımız var.

Neden mi? Gelin birlikte bakalım.

Avrupa Birliğine uyum sürecinde “Müktesebat Fasılları” diye bir kavram var ya. Edinilen kazanılan bilgiler anlamında bu kelime. Bu fasıllardan birisi de “Bilgi Toplumu ve Medya”. İlk defa bilişimde AB ile biraz paralel bir adım attık bu bakanlıkla. Çünkü TRT, Anadolu Ajansı, RTÜK, Basın Yayın Enformasyon Müdürlüğü gibi medya ile ilişkili kurum ve kuruluşlar ile TÜBİTAK, TÜBA ve Atatürk, Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bu bakana bağlı kuruluşlar.

Yani AR-GE kuruluşları ile Medya aynı çatı altında birleştirildi sonunda.

Bilgi toplumu? Bilişim mi? Hakikaten yok değil mi öyle bir kurum bu bakanlığa bağlı.

İşte onun içindir ki gerekiyor İLAHİ GÜÇ bu bakanlık için.

Ülkemizde DPT bünyesinde bir “Bilgi Toplumu” dairesi var. Mehmet Aydın Bakanımız’ın burayla ilgisi yok. Çünkü DPT ile ülkemizde bilgiyi derleyip toplamaya çalışan TÜİK Devlet Bakanımız Nazım Ekren’e bağlı.

Bilgi Çağı’nın temel gereği bilginin yayılması. Yani günümüz dünyasında da bunun Internet ve Telekom altyapısı ile sağlandığını bilmeyen Allahın bir tek kulu yoktur heralde.

Ama Internet, Telekom ile ilgili bilgi ve teknolojinin koordinasyonunu sağlayacak temel gereçlerle ilgilenen kurumların tümü Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı.

İlahi güç burada da gerekli.

Hatırlarsınız. 59’uncu hükümet döneminde hazırlanan kanun tasarılarından Kabzımallık ve Internet Suçları kanunları aynı gün resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Internet Suçları Kanunu internete sorgusuz sualsiz sansür koyulmasını kolaylaştırmak için Telekomünikasyon Kurumu’nu görevlendirdi.

Bu kurum da Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı.

60’ıncı hükümet açıklandığı ve görev dağılımı belli olduğu zaman ben gerçekten çok şaşırmıştım. İlahiyatçı Profesör’den bilişim koordinatörü olur mu diye.

Biraz düşününce bunun ne kadar doğru bir karar olduğunu anlamış bulunuyorum.

Türkiye’de bilim ve teknoloji ile ilgili bu kadar kurum, kuruluş, ilgili kuruluş bu kadar dağınık bir şekilde bakanlıklar arasında paylaştırılınca koordinasyonun yürütülmesi için gerçekten İLAHİ GÜCE ihtiyacımız var.