Ana sayfa BT Gündem Internet “enterne” mi ediliyor?

Internet “enterne” mi ediliyor?

Fransızca “gözaltına almak” anlamına gelen enterne kelimesi son günlerde internet ile birlikte anılmaya başladı Tabi yorum ve haberlerde benim yaptığım gibi “sözcük oyunu yapmalıyım” endişesinde olmayanlar “sansür”, “yasaklama”, “sınırlama” gibi kelimeleri kullanmayı tercih ediyorlar ama olsun sonuç aynı:

Internet kullanılarak bilgi, belge, haber, yorum yayma özgürlüğü, belli güçler tarafından “bu kadar özgürlük insanlara fazla, kısmanın vakti geldi” türü uygulamaların sinyalleri verilmeye başlandı.

Demek ki gene birileri, bizi bizden fazla-iyi-akıllı düşünüp “koruyucu ebeveynlik” rolüne soyunacak ve “şu kadarını bilseniz yeter”, “şu size zararlıdır”, “ durun önce ben bir seyredeyim, kararımı vereyim, masum birşeyse senin de seyretmene izin veririm” diyecek.

“Sen kimsin?”, “Ben sana o yetkiyi ne zaman verdim?”, “Neye göre, kime göre kısıtlıyorsun?”, “Yanlış olan ne? Doğru olan ne? Kime göre? Neye göre?” sorusu sorulmayacak.

Karşı çıkmak adına “Bilgi edinme hakkı” denilecek, “bilgilendirme hakkı” denecek, “basın özgürlüğü” denecek ama hiç kimsenin de aklına

“Arkadaşlar tek bir temel hak vardır: İnsanın kendi yaşamı üzerindeki hakkı. Diğer tüm haklar bu hakkın sonucudur” demek gelmeyecek…

“Ama toplumu da böyle şeylerden korumak lazım” diyenlere hiç kimse :

“Toplum diye bir varlık yok, toplum dediğiniz şey sadece belli sayıda bireyler. Onların da sadece kendi yaşamları üzerinde hakları var. Birilerinin toplum adına karar vermesi ancak bireylerin, varolan bu haklarını belli bir süre ve çizilmiş sınırlar dahilinde mümkün olabilir. Gönüllü hak devri dışında başkası adına karar vermek olmaz. Kişi kendinde olmayan bir hakkı başkası adına da, toplum adına da kullanamaz.”

demeyecek.

“O zaman toplumu yanlışlardan nasıl koruyacağız?” diyenlere hiç kimse :

“Yanlış ve doğru zamandan zamana, ülkeden ülkeye değişen şeyler. Siz ahlak sisteminizi her an değişebilecek, her yerde farklı olarak yorumlanacak kavramlar üzerine mi kuracaksınız? İnsan için, hayatta kalmanın temel aracı akıldır. İnsan, hayvanlar gibi sadece algılamalarının rehberliğinde yaşayamaz Demek ki en temel doğru/yanlış kıstası, insanın hayatta kalmasını sağlayacak veya ölmesine sebep olacak seçeneklerden hangisini seçmesi gerektiğidir. Doğru, hayatta kalmasını sağlayan, yanlış ise ölümüne sebep olacak şeydir”

demeyecek.

Önce bir korku imparatorluğu yaratılacak (bakınız “Internette bütün bombaların evde yapılma tarifleri var”, “Internette çocuk pornosu almış başını gitmiş”, “teröristler internet üzerinden rahat rahat haberleşiyor”, “Internette satanizmle ilgili siteler gençlerimizi mahvediyor”, “internet sevgi ve kardeşliği engelliyor”, haberleri) sonra da “bu durumun önüne geçmek için özgürlüklerimizden bir kısmını feda etmek o kadar da büyük bir bedel olmasa gerek” sahteciliği.

Hayır, ufak bir vazgeçiş dahi, çok büyük bir bedeldir. Beyazın içine bir lokma siyah konulmasına izin verirseniz, önce grileşme hemen arkasından da tamamen siyahlaşmaya izin veriyorsunuz demektir.

“Hayatta her şey siyah beyaz değildir. Griler vardır” diyenlere de kimse “Hayır, gri diye birşey yoktur. Doğru tanımlanırsa gri denilen şey bir parça siyah ve bir parça beyazdır. Değişen sadece beyaz ve siyahın (= doğru ve yanlışın; = iyi ve kötünün, = güzel ve çirkinin) oranları. Bütün iş bunları düzgün bir şekilde ayırmak ve siyahları hayatımızdan çıkarmaktır” demeyecek, ne yazık ki.

Bugün haklı gerekçe gibi görülen kısıtlamalar kabul edilirse yarın öbürgün “Internette okul kitapları içerikleri dışında hiç bir yazıya izin verilmez”e kadar gider.

“Kısıtlamalara Hayır” diyeceksek bugün, “hangilerine hayır diyorsunuz?” denildiği zaman da “hepsine” demeliyiz.

Sonuç:

Hiç kimse ama hiç kimse, hiçbir gerekçe ile internetimi ellemeli, sansürlememeli, kısıtlamamalı.

Benim kendi savaşım, internetimi açmamak, o siteye girmemek veya karşı-görüş sitemi açabilmek olmalı

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here