Ana sayfa BT Gündem İş ve teknoloji dünyası Cisco Expo’da buluştu

İş ve teknoloji dünyası Cisco Expo’da buluştu

144
0

Cisco Systems tarafından düzenlenen ve iki gün boyunca iletişim veinternet teknolojilerinde Türkiye’de yaşanan gelişmelerin değerlendirileceği CiscoExpo 2006, İstanbul’da başladı. Buluşma noktası temasıyla iş ve teknoloji yöneticilerini bir araya getiren etkinlikte ağ teknolojilerinin değişen dünya trendlerinde konumlandığı yeni alan ve ağa bağlı bir dünyadaki iş ve teknoloji trendlerinin ve ağ teknolojileri ile ilgili çeşitli teknik sunumların yapıldığı toplantı 22 Şubat Çarşamba günü sona erdi.

Toplantıda gelişen bölgeler konusnuda bir sunum yapan Cisco Gelişen Bölgeler Başkanı Paul Mountford dünyanın dümdüz olduğunu, yeni teknolojiler ile gelişmekte olan ülkelerin gayri safi milli hasılanın artırılabileceğini ve gelişmiş ülkeler arasına girilebileceğini söyledi.
Toplam 129 ülkeden oluşan ve Latin Amerika-Karayipler, Merkezi ve Doğu Avrupa, Ortadoğu-Afrika, Rusya ve Birleşik Devletler Topluluğu’nu kapsayan Cisco Gelişen Pazarlar Başkanı Paul Mountford, CiscoExpo 2006’da yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin en çok gelişim gösterecek ilk 8 ülke arasında yer aldığını söyledi.
Türkiye’nin yüzde 5 büyüme oranının yanı sıra, 1.5 milyar dolar doğrudan yabancı sermayesi ve 6.6 milyar dolar AB ve ABD yardımları ile önemli bir fırsatlar ülkesi olduğunun altını çizen Mountford, Türkiye’nin dezavantajlarını ise şöyle tanımladı: “Türkiye’de internet yaygınlığı oranı yüzde 11 seviyesinde ve genişbant erişim ise yüzde 1 oranında. Genişbant erişiminde, aynı bölge içerisinde yer aldığımız Macaristan, Şili, Polonya, Brezilya, Arjantin, Slovakya, Malezya , Venezuela gibi ülkeler Türkiye’nin önünde yer alıyor. Özellikle genişbant erişim oranının bu kadar az olması, internet teknolojilerinin sunduğu sayısız fırsattan yararlanılmasını engelliyor. Alt yapı yatırımlarının hızla artırılması ve ağ teknolojilerindeki uzmanların yetiştirilmesi gerekiyor. Türk Telekom’un özelleştirilmesi büyük bir adım oldu, şimdi servis sağlayıcı pazarının deregülasyonları tamamlanmalı ve girişimcilerin hızla yenilikçi projeleri hayata sokmaları gerekiyor.” Türkiye’nin sahip olduğu gelişmiş ticaret ağının, internet teknolojileri sayesinde daha verimli ve üretken bir hale geleceğini vurgulayan Paul Mountford, küresel rekabet gücünün artmasında bilgi teknolojileri kullanımının yüzde 89 gibi bir rol oynadığını söylüyor. Mountford, Türkiye’nin küresel rekabette avantajlı olmak için kendine uzmanlık alanları belirlemesi gerektiğini söyledi ve Türkiye’nin özellikle turizm ve otomotiv sektöründe önemli bir avantajı olduğunu vurguladı. Mountford, Türkiye’nin ucuz tatil beldesi imajından bir an önce kurtularak, ekonomik geliri ve beklentileri yüksek turistleri hedefleyerek, turizm alanında verilen hizmetlerin kalitesini ve çeşidini artırabileceğini söyledi.
“Gelişen” sıfatından hızla kurtulacağız
Cisco Systems’ın Türkiye’ye çok inandığını söyleyen Paul Mountford, Türkiye’nin hızla gelişen sıfatından kurtulacağını düşündüğünü söyledi. Türkiye için önemli yatırım planları olduğunun da altını çizen Mountford, özellikle ağ teknolojileri alanında uzman insan gücünün yetiştirilmesi için geniş kapsamlı projeler planladıklarını da aktardı. Mountford, IDC tarafından geçtiğimiz Kasım ayında tamamlanan “Ağ teknolojileri işgücü açığı araştırması” sonuçlarına değinerek, 2008 yılında Türkiye’de beklenen yaklaşık 32 bin kişilik ağ uzmanı açığının kapatılması için Cisco Networking Akademi Programları kapsamında Türk yetkilileri ile birlikte çalıştıklarını vurguladı. Ayrıca, küçük ve orta ölçekli işletmelerin üst düzey yöneticilerine yönelik olarak yaygın bir iş programı planının da ilk haberini verdi.
Paul Mountford, Cisco’nun yarının rekabetçi ülkeleri için hazırladıkları planları şöyle anlatıyor: “Bundan kısa bir süre önce Cisco’da yeni bir global yapılanmaya giderek coğrafi yapıdan müşteri odaklı yapılanmaya geçtik. Türkiye’nin de içinde yer aldığı Gelişmekte Olan Pazarlar bu yapılanmanın en kritik bölgelerinden biri. Amacımız, bu pazarların önünden “gelişen” sıfatını hızla kaldırarak onları yarının “dönüşmüş” pazarları olarak görmek. Bu hedefimize ulaşabilmek için özellikle küçük ve orta seviyedeki işletmelere ağırlık veriyoruz. Bu noktada her seviyedeki kuruma sunduğumuz ortak mimari çözüm Akıllı İş İletişimi Mimarisi. Bu mimari, iş uygulamalarına odaklanan ve işteki problemlere çözümler sunan, güvenlik, veri, ses ve görüntüyü entegre eden bir mimari yapı. Bir diğer stratejimiz ise IP NGN (IP Yeni nesil ağlar) olarak tanımladığımız IP tabanlı ve servis odaklı yeni nesil ağlar. IP NGN, servis sağlayıcılar ile tüketici arasındaki yeni köprüyü oluşturuyor.
Aynı toplantıda bir konuşma yapan Merkezi ve Doğu Avrupa’dan Sorumlu Başkan Yardımcısı Kaan Terzioğlu ise kurumları ve ülkeleri geleceğe taşıyacak olan stratejilerini şöyle açıkladı: “Kurumları geleceğe taşıyacak olan stratejinin Cisco Akıllı Bilgi Ağları yaklaşımı olduğuna inanıyoruz. Cisco’nun önümüzdeki 3 ila 5 yıl için benimsediği ve tüm adımlarını buna yönelik olarak hazırladığı Akıllı Bilgi Ağları yaklaşımı, ağı bir platform olarak görüyor ve tüm çözümlerin temeline bu ağı yerleştiriyor. Akıllı Bilgi Ağları, servis temelli bir ağ mimarisi üzerinde entegre bir yaklaşım. Daha hızlı, daha ekonomik ve daha güvenilir bir biçimde, girişim, servis sağlayıcısı, ticaret ve tüketim sektörlerinde önemli bir avantaj sağlıyor. AON (Application Oriented Network) adını verdiğimiz Uygulama Odaklı Ağ yaklaşımı ile tüm çözümleri ve servisleri tek bir entegre ağ üzerinde birleştirerek, ağın en etkin ve ekonomik biçimde kullanılmasını sağlıyoruz. Gelişmekte olan pazarları yarına taşıyacak olan teknoloji yaklaşımının bu olduğunu düşünüyoruz.”

Konferansa konuk konuşmacı olarak katılan İstanbul Valisi Muammer
Güler, İstanbul’da bilişimin kamu güvenliği ve hizmetlerdeki yeri ve
Kent Bilgi ve Güvenlik Sistemi MOBESE hakkında bilgi verdi.

İstanbul Valisi Muammer Güler, gönüllülük esasına göre takılacak GPRS sistemi ile ev, işyeri ve araçların izleneceğini, böylece herhangi bir sorun olduğunda polisin anında müdahale edebileceğini söyledi.
.
Konuşmasına ”Gelecek için bilgi teknolojileri (BT) ile
tanışmıyorsasanız yaşama şansınız yok. Dünya dümdüz oldu, işin sırrı
bilgi teknolojilerinde’ sözleriyle başlayan Güler, Türkiye’nin bu
gelişmeleri yakalayabilmek için büyük çaba içinde olduğunu söyledi.
Türkiye’nin yönetim yapısının yeniden düzenlenmesinin gündemde
olduğunu vurgulayan Güler, ”e-devlet uygulamaları bunlardan biri.
Vatandaş temelli hizmet anlayışıyla hayat daha kolay olacak” dedi.

MOBESE sisteminin özgürlüklere dokunmadan kente hakim olabilmeyi
ve polisin herşeyi kontrol edebilmesini sağladığını kaydeden Güler,
sistemdeki kameraların yeterli olmadığını, kamera sayısını 2 bine
çıkaracaklarını ve sadece merkezden değil 32 ilçeden izlenmesi için
fiber ağ oluşturacaklarını söyledi.
Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı Poul Doany ise konuşmasında,
Türkiye’deki sabit hat servislerinin önündeki fırsatları anlatı. Teknolojik gelişmelerle sabit hat operatörleri için kablolara çoğunlukla ihtiyaç kalmadığını belirten Doany, yeni kuşak dijital teknolojiler sayesinde hem hizmetlerin çeşitleneceğine hem de maliyetlerin azalacağına dikkati çekti.