Ana sayfa BT Gündem KKTC bilişim adasının önündeki engel Türkiye

KKTC bilişim adasının önündeki engel Türkiye

117
0

Ekim ayında KKTC Ulaştırma Bakanı Hasan Taçoy’un daveti ile “Kıbrıs Bilişim Adası” çalıştayına katılmıştım. İzolasyonlarla dünya ile bağı kesilen, Türkiye dışında başka bir ülkenin tanımadığı bu küçük ve şirin ülkeye ekonomik bağımsızlığını sağlayacak fırsatlardan birisi de adayı bilişim cennetine çevirmek. Ekim ayındaki çalıştay sonrasında, ICT Yayın Grubu tarafından düzenlenen “Kıbrıs’a Vizyoner Bakış” toplantısı için haftasonu yine Kıbrıs yollarına düştük.

Toplantının amacı, KKTC’nin bilişim adası olmak yolunda yatırımcılara ne tip fırsatlar yaratması gerektiği, yatırımcı temsilcileri tarafından örneklerle anlatıldı. Yatırımcılar Türkiye’de karşılaştıkları sorunları, yanlışlıkları KKTC bürokrasisine anlatarak, nelerin yapılmaması gerektiği, nelerin yapılabileceği konusunda fikirler verdi.
YASAD Başkanı ve Telenity Genel Müdürü Şerif Beykoz, Turcell Teknoloji Genel Müdürü Semih İncedayı, TTG International’dan Mehmet Beyaz, Vodafone IT’den Ergun Seray, Huawei AR-GE direktörü Kamil Şahin Türkiye’deki tecrübelerini paylaşırken sıkıntılıydı.

Türkiye’de yapılmış birçok girişim olmasına rağmen hala AR-GE için gerekli tüm düzenlemelerin olmadığı, gelinen yolun çok büyük farklar yarattığı ancak bazı eksiklerin, düzenlemelerin yapılmasının Türkiye’nin yolunu daha fazla açacağına işaret ettiler.
Bilişim Adası olmak yolunda kararlı bir politika izleyen KKTC’ye de Türkiye’de yaşanan olumlu ve olumsuz yönleri anlattılar.

KKTC’nin “kararlı” tutumu diyorum çünkü Başbakan Dervis Eroğlu’nun Cumhurbaşkanı seçilmesiyle birlikte mevcut hükümet geçici hükümet konumuna düşmüş durumda. 9 Mayıs’ta Ulusal Birlik Partisi’nin yeni lideri seçildiği zaman yeni Başbakan ve kabine üyeleri belli olacak.

İşte bu ara dönemde bile KKTC Ulaştırma Bakanı Hasan Taçoy siyasi çalışmalarının yanında büyük önem vererek bu toplantıda hazır bulundu. Projenin kendi projesi olmaktan çıkıp bir devlet politikası haline gelmiş olmasından duyduğu mutluluğu getirdi.

Bilişim Adası vizyonu bir devlet politikası olarak yürütüldüğünde görev yapan isimlerin önemi yok tabii ki. İşler amacına doğru yürütülüyor.

6 ay önceki çalıştayda ortaya çıkan fikirlerin derlenip toparlandığını, kısa bir sürede sonuçların yayınlanacağını söyledi bakan Taçoy.

Bu çalışmalarla birlikte adaya bilişim yatırımlarının çekilmesine olanak sağlayacak yasal zeminlerin de kısa sürede parlamento tarafından geçirileceğini.

Buraya kadar herşey yolunda. Ada, bu yolda, biraz destekle amacına ulaşacak. Ancak 6 ay önce söylediğimi yine tekrarlıyorum. Adanın bu vizyonda, bu amaçta önündeki en büyük engel Türkiye.

Türkiye’nin adaya köstek olduğunu söylemiyorum. Yanlış rol model olduğunu söylüyorum.

KKTC’nin politikası neredeyse Türkiye ile aynı. Bu mevzuata da yansıyor. Türkiye’de ne yapılıyorsa, aynısının adada da yapılması planlanıyor. Bu kesinlikle yanlış.

Türkiye bilişim alanında, Ar-Ge alanında doğru adımlar atıyor olsaydı hala bilişim tüketicisi değil, bilişim üreticisi konumunda bir ülke olurdu. Bilişim adası olmayı hedefleyen KKTC’nin de bunu görüp, bu alanda yanlış rol model olan Türkiye’nin ardından ilerlememis gerekiyor.

Dünyada başarıya ulaşmış olan Hindistan, İrlanda, Malezya, Mısır ve Çin gibi ülkelerin çalışmaları model olarak alınmalı ve adada bilişim yatırımı iklimi oluşturulmalı.

Bu Türkiye için de büyük bir şans. Türkiye’nin de önündeki büyük şanslardan birisi bilişim. Adayı bir laboratuvar olarak kullanırsak Türkiye’nin izleyeceği en doğru ve en hızlı yolu da bulmuş olacağız. KKTC’yi bilişim adasına dönüştürerek bir cennet haline getirebilirsek Türkiye de aynı yolları izleyerek bir cennet haline gelir.
Bunun için KKTC’ye Türkiye’nin şimdiye kadar yaptıklarını dayatmak yerine Türkiye’nin hiç denemediği yolları, metodları denemeleri için cesaret vermeliyiz ülke olarak.