Ana sayfa BT Gündem Medyada Akreditasyon sorunu ve Türk Telekom

Medyada Akreditasyon sorunu ve Türk Telekom

109
0

Başbakanlık Basın Merkezi geçtiğimiz haffta 6 gazetecinin akreditasyonunu yenilemedi. Medya dünyası ayağa kalktı. Nasıl yenilenmez bu akreditasyonlar? diye. Başbakanlık basın özgürlüğünü kısıtlıyor diye. Medyaya göre bunun sebebi akreditasyonları iptal edilen gazetecilerin Başbakanlığın hoşuna gitmeyecek haberler yapmış olması. Başbakanlığa göre ise doğru olmayan haberlere imza atmış olması.

Dünya üzerinde medyanın iş yapabilmesi için çeşitli akreditasyonlara sahip olması gerekiyor. Bunların bazıları Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi resmi akreditasyonlar.

Dönem dönem bu akreditasyonlar yenileniyor.

Bir de resmi olmayan akreditasyonlar var. Şirketlerin Medya İlişkileri ve Halkla ilişkiler şirketleri tarafından sağlanan gayri resmi akreditasyonlar.

Akredite sayılan gazetecilere basın bültenleri, basın davetleri, ürün ve hizmet lansmanı davetleri iletilir. Olmayanlara ise bunların bir veya birkaçı ulaştırılmaz.

Bunun sebebi de gazetecilerin o şirket hakkında daha önce yazmış olduğu haberlerin içeriğidir elbette.

YeniŞafak Gazetesi’nden Melih BayramDede’nin yaptığı gibi HP’nin PR şirketi Marjinal’den gelen basın bülteninin aslını astarını araştırırsanız ve gönderilen bültenin gazeteciyi yanıltmak üzere yazıldığını, yapılan şeyin bir ilk olmadığını daha önce de aynı önemde bir gelişme olduğunu yazarsanız hemen amborgoyu yersiniz.

Sonunda tüm aktivite akreditasyonlarınız (resmi olmayan şekilde) iptal ediliverir. Sonra basın bültenleri yollanmaya başlanır. Akreditasyon iptal edilmedi görüntüsü vermek için. Ancak hiçbir zaman davet iletilmez tabii ki.

Aynı uygulama Ankara’daki ekonomi ve telekom muhabirlerine de yapıldı geçtiğimiz hafta.

Türk Telekom’un yeni yönetim kurulu belirlendi. Yeni yönetim kurulu üyelerinin katıldığı bir basın toplantısı düzenlendi Ankara’da. Ancak Ankara’da bulunan gazeteciler bu toplantıya çağrılmadı. Toplantıya çağırılanlar günlük gazetelerin ekonomi müdürleri. Hepsi neredeyse İstanbul’da bulunan bu gazeteciler İstanbul’dan Ankara’ya taşındı.

Ankara’da onlarca gazeteci varken, Türk Telekom’u yakınen takip eden muhabirler bulunurken onların es geçilip de İstanbul’dan gazetecilerin Ankara’ya taşınması da Başbakanlık’taki akreditasyon sorunu ile aynı bence.

Başbakanlığın yapmış olduğu akreditasyon iptaline karşı seslerini çıkartmayan medya yöneticileri ise bu olayı es geçiyorlar. Ankara’dan neden muhabirler çağırılmadı buraya demiyorlar.

Bu neden böyle?

Sebebini kendimce buraya yazarsam asılsız suçlama olur. Ancak ortadaki gerçekleri belirtirsem siz biraz fikir yürütebilirsiniz.

Cumartesi günü Ankara’daki toplantıya katılan Ekonomi Müdürleri Türk Telekom haberini yazdılar gazetelere. Pazar günü de hepsinin arka sayfasında tam sayfa Türk Telekom reklamı vardı. Cumartesi günü yazılan haberde Türk Telekom’un krize rağmen 2 binin üzerinde elemanı işe aldığı da yazıyordu. Ancak ilk 9 ayda 5 binin üzerinde Türk Telekom çalışanının şirketten ayrıldığı yazmıyordu.

Sizin fikir yürütmenize yardımcı olur belki bu bilgiler.

Ancak bu medyadaki gerçeği bir defa daha ortaya koyuyor. Çifte standart. Eğer başbakandan bir tepki olursa kamuoyuna “basın sansürü” olarak aktarılırı. Ancak aynısını bir reklamveren yaparsa bu sansür değildir.

Yorum sizin.