Mesleki eğitim şart

Geçtiğimiz hafta bilgisayarlaşmadan biraz bahsetmiştim. Türkiye’de kişisel bilgisayarların kullanım oranının düşük olduğu gerçeğinden, bunu değiştirebilmek için neler yapılabileceği konusunda yazmıştım. Bu hafta da biraz bu konulara devam etmek istiyorum.Türkiye’de BT sektörünün küçük olmasından dolayı herhalde, biraz da Türk insanı olarak vizyon darlığımızdan olsa gerek, çok az sayıda firma Türkiye’de bilgisayar sektörünü büyütmek konusunda çaba harcıyor. Bunun tam olarak sebebi nedir sizce ? Yerli BT firmaları olsun, Türkiye’de yerleşik yabancı kökenli firmalar olsun, 2-3 firma dışında pek kimse toplam pazarı büyütmek konusunda bir aktivite yapmıyor. Herkes pastadan daha büyük bir pay almak için kıyasıya rekabet ediyor, ama kimse pastayı büyütmek için çaba sarfetmiyor.

İrili ufaklı tüm BT firmaları, pazarlama bütçelerinden %10’unu bile bu uğurda harcasalar, inanın ki BT pazarı toplam olarak genişler. Firmalar, Türkiye’de bir çok alanda her zaman görülebildiği gibi “günü kurtarmak” uğruna, gelecekteki potansiyeli hiçe sayıyorlar.

Türkiye gibi yarı gelişmiş, yarı “gelişmekte olan” bir ülkede kişisel bilgisayar kullanımını nasıl arttırsınız ? Birkaç değişik koldan ilerlemeniz gerekir. Türkiye’de insanlar cep telefonunun yararlarını çok iyi anlayabiliyorlar; ki bunun için de cep telefonu pazarı ciddi ölçülerde büyümüş durumda. TV’lerin de değerini anlayabiliyorlar, artık yurdumuzun en ücra köşelerinde bile her evde bir TV var. Evlerde bilgisayarların olmamasının sebebi bu ülkedeki insanların ekonomik durumları değil bence. Bugün bir PC’yi ekonomik açıdan alabilen milyonlarca hane var Türkiye’de. İnsanlar, evlerinde bir kişisel bilgisayar olmasının faydasını henüz anlamış değiller. Bence bizler de BT sektörü olarak bunu yeterince anlatamıyoruz.

G. Kore’de öğrencilere ve velilere yönelik yapılan pazarlama kampanyaları var. Bu kampanyaların arkasında sadece özel sektör yok, o ülkelerin ulusal eğitim kurumları da var. Veliler, öğrencilerin okulda daha başarılı olmalarını, istedikleri üniversiteye girebilmelerini, istedikleri yabancı dilleri öğrenmelerini, ve istedikleri kariyer olanaklarını seçebilmelerini sağlayabilmek için onlara bilgisayar alıyor. Devletin buradaki rolü ise bu bilgisayarların ekonomik olarak alınabilir olmalarını sağlamak, ve bu kampanyalarda öncülük etmek.

Türkiye’de bilgisayar pazarını büyütmek üzerine çalışmalar yapan az sayıda firma, özellikle velileri, KOBİ’leri, ve Anadolu’yu hedeflemiş durumdalar. Burada da çok doğru bir iş yapıyorlar. Sektörün geride kalan diğer donanım, yazılım, ve hizmet firmalarının da bu işlere odaklanmaları lazım. Bugün burada yaptıkları yatırımı birkaç sene içinde katları ile geri alabilme olanağına sahipler.

Geçtiğimiz günlerde kamu sektörü ile ilgili bir çok bilgisayarlaşma kampanyası başladı. Devlet memurlarına, emniyet mensuplarına, öğretmenlere uygun şartlarla bilgisayarlar sağlayabilmek için güzel projeler başlatıldı. Bunun yanısıra, geniş kitlelere bilgisayarların faydasını anlatma çalışmaları hala tam olarak yapılamıyor. Yapılan kampanyalardan belki çok az sayıda insan faydalanacak. Ancak, evinde bilgisayar ve internet erişimi olan evlerde, bilgisayar ile yapılabilecek işler insanımıza daha net bir şekilde anlatılırsa, daha doğrusu sektörde “kullanım modeli” dediğimiz kullanım tarzlarını insanlar benimserlerse, bu yapılan kampanyalar çok daha iyi sonuç verecektir.

Biraz da bilgisayarlaşma çalışmalarını bırakalım, eğitimden bahsedelim.

Son yıllarda, üzülerek yazıyorum, milli eğitim sistemimiz üzerinde tartışan, konuşan, çözüm yaratan, bu çözümleri paylaşan insanlarımızın sayısı gitgide azaldı gibi geliyor bana. Bu bahsettiğim, Türkiye’nin ulusal eğitimi. Başka bir ülkeden değil, kendi ülkemizden bahsediyorum. Toplumun çoğu bu işi devlete bırakmış, ve aktif olarak ilgilenmiyor gibi geliyor bana. Halbuki milli eğitim hepimizin geleceği ! Bugün çocuklarımız, iyi ve kötü yanları olan bu sistemde okuyorlar. Yarın bu çocuklar bizim toplumumuzun temel taşları olacak. Sizler ve ben olacaklar. Milli eğitim sistemimizde güzel gelişmeler de yaşansa, üzücü gelişmeler de olsa, toplum olarak konuları gündemde tutmuyoruz. Örneğin, Milli Eğitim Bakanlığımızın meslek liseleri ile ilgili olan düzenlemeleri konusunda haberiniz var mı ?

Yıllardır can cekişen meslek liseleri konusunda güzel gelişmeler var. Önümüzdeki yıllarda, meslek liseleri artık ülkenin ihtiyacına göre öğrenci yetiştiriyor olacak. Tüm dünyada mesleki eğitim özendirilirken, Türkiye’mizde uzun yıllardır mesleki eğitim ihmal edildi. Endüstri, kalifiye eleman açığı ile karşı karşıya kaldı. Umarım önümüzdeki yıllarda bu sorunlar çözülmüş olacak. MEB’in attığı adımlar desteklenir ve stratejilere sahip çıkılırsa, gerçekten de ihtiyaca göre insan yetişecek ülkemizde.

Örneğin, MEB tekstil sektörü ile görüşülecek. Tekstik sektöründe gerekli olan kalifiye elemanların ve uzmanların profili çıkartılacak. Bunu sektör yetkilileri belirleyecek ! Yani gerçekten ihtiyacı olanlar.. Ve ona göre meslek liseleri açılacak; mevcut liseler buna göre yeniden düzenlenecek. Öğretilen müfredat buna göre sektör yetkilileri ile hazırlanacak. Burada sadece tekstili düşünmeyin; hayal gücünüzü kullanmak size kalmış. Cam üretimi konusunda meslek liseleri, bilgisayar meslek liseleri, maden meslek liseleri, otomotiv meslek liseleri gibi çok değişik konular olabilir. Hatta ve hatta sektörden insanlar bu okullarda part-time ders bile verebilecek.

Yukarıda bahsettiğim herşeyin altyapısı MEB tarafından hazırlanıyor. Umarım gelecekde mesleki ve teknik eğitim bu şekilde çekici bir hale gelir, ve Türkiye’deki işsizlik sorununa da uzun dönemde böyle stratejik uygulamalar ile çözümler bulunur.

Sağlıcakla Kalın

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Biz, bağımsız yayın kuruluşu olarak, size sunduğumuz hizmetin maliyetini, reklam gelirleri ile karşılıyıoruz. Reklam gelirlerimizii artırmamıza yardımcı olun.