Ana sayfa BT Gündem Muhammet Taşçılar’ın suçu ne?

Muhammet Taşçılar’ın suçu ne?

Uzunca bir ara oldu biliyorum. Ama COMPEX filan derken, yazı yazmaya pek vakit olmadı. Bu nedenle, ötelediğim bir meseleyi gündeme getirmek istiyorum. Bilişim suçlarıyla ilgili herkes bir şeyler söylerken, yazacağım bu meselenin sizi ve ilgilileri bir hayli düşündüreceğini tahmin ediyorum.1997 yılının nisan ayında Türkiye’nin ilk internet dergisi .net’i Türkiye’de piyasaya çıkarttığımızda internetle ilgili yazı yazacak editör sayısı bir elin parmaklarının sayısını geçmiyordu. Tam o dönemlerde Şanlıurfa’dan ilginç bir e-posta aldık. Muhammet Taşçılar adında bir Urfa delikanlısı, daha büyük kentlerde internet tam anlamıyla keşfedilmemişken, ta Şanlıurfa’da internetle ilgili çalışmalar yapıyordu. Hatta yanlış hatırlamıyorsam, Şanlıurfa’yı valiliğin desteğiyle internete bile taşımıştı. Muhammet, yazılarıyla da .net’e katkıda bulundu, hatta İstanbul’a gelerek, bizi de ziyaret etti. Vizyon sahibi, heyecanlı bir Urfalı’ydı Muhammet
Geçtiğimiz günlerde Muhammet’ten bir e-posta daha geldi. Muhammet işleri geliştirmiş, Urfa’daki web sitelerine hosting imkanı veren bir şirket kurmuştu. Üstelik kurduğu bu şirket, Şanlıurfa’da bulunan 180-200 siteye hosting hizmeti veriyordu. Yani bölgedeki web sitelerinin yüzde 95’ine
Burada host edilen sitelerden biri olan www.sanliurfa.com’ da yazılan bir yazı dönemin Şanlıurfa valisi Sn. Muzaffer Dilek’i rencide ettiği için, bugün Afyon valisi olan Sn. Dilek, Afyon’dan dava açarak, bu siteyi host eden firmanın sahibi olan bizim Muhammet Taşçılar’ı mahkemeye vermiş. Her nasılsa, bugün yıllarca süren birçok davanın aksine, bu dava jet hızıyla sonuçlanmış ve karar Muhammet Taşçılar’ın aleyhine sonuçlanmış. İşin enteresan tarafı, sayın vali aleyhinde yazı yayınlayan www.sanliurfa.com sitesinin Muhammet Taşçılar ile hiçbir ilgisi yok. Site yalnızca onun şirketinde host ediliyor. Tıpkı öteki 180-200 web sitesi gibi
Yani şöyle düşünün
Bir gazete bayiine gidiyorsunuz ve bu gazete bayiinde satılan herhangi bir gazetede sizin aleyhinizde yazılmış bir yazıyla karşılaşıyorsunuz
Ve bu yazıyla ilgili gazete bayiini dava ediyorsunuz. Davayla ilgili başka teknik aksaklıklar da bulunuyor. Örneğin Urfa’da meydana gelen bir olayla ilgili olarak Afyon’dan dava açılması, ya da bilirkişi olarak, yalnızca bilgisayar kullanma sertifikası olan bir ziraat mühendisinin “zannederim” şeklindeki varsayımlarla rapor düzenlemesi gibi…
Davanın ayrıntılarını tam olarak bilmediğim için yanlış bir yorum yapmak istemiyorum ama, durum şöyle de gerçekleşmiş olabilir. Muhammet Taşçılar’ın şirketinin hosting hizmeti verdiği web sitesinde sayın vali ile ilgili nahoş bir yazıya yer verilmiş olabilir. Bu yazının yayınını müteakip sayın vali mahkemeye başvurarak, yayının durdurulması ile ilgili bir karar aldırmış ve bunu Taşçılar’a bildirmiş olabilir (ya da en azından mahkeme kararı ile olmadan Taşçılar’ı doğrudan arayarak bu yazıyı kaldırmasını rica etmiş olabilir). İşte tam bu noktada Taşçılar, hosting hizmetine devam etmişse, suça ortak olarak nitelendirilebilir. Nitekim, bazı yayınlar da bayilerden polis marifetiyle toplanırlar. Bu yayınları teslim etmeyerek satışına devam eden bayiler de suç işlemiş olarak değerlendirilirler.
Bu olay ve buna benzer olaylar önümüzdeki birkaç yıl içinde mahkemeleri meşgul etmeye başlayacak. Durumla ilgili olarak, ne hakimler, ne savcılar, ne de güvenlik güçlerine yol gösteren bir kanun, bir emsal yok. Avukatlar, kendi aralarında sürekli tartışıyorlar. Birkaç yıl önce rahmetli Ord. Prof. Sulhi Dönmezer de konuyla ilgili bir takım görüşler ileri sürmüş, bilişim konusunda hukukun yapması gerekenlerle ilgili örnekler vermişti. AB kapısında uyum yasalarıyla çevrelendiğimiz şu günlerde bu duruma bir çözüm bulmakta yarar var gibi görünüyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here