Ana sayfa BT Gündem Olympus Avrupa ile Asya’yı İstanbul’dan yönetecek

Olympus Avrupa ile Asya’yı İstanbul’dan yönetecek

136
0

Olympus İstanbul A.Ş’nin açılışı Olympus Imaging Avrupa Başkanı Nacho Abia, Pierre Lacroix, Uwe Lüssem, Matthias Jakob, Heino Hilbig, Peter Hawkins ve Olympus Türkiye Bölge Müdürü Ali Demirtel’in katılımıyla Tarihi Esma Sultan Yalısında gerçekleşen basın toplantısı ile kamuoyuna duyuruldu. Toplantının açılış konuşmasını yapan Olympus Imaging’in Avrupa Başkanı Nacho Abia, Türkiye pazarıyla ilgili olarak şunları söyledi:

“Türkiye pazarı bulunduğu coğrafi konum ve ekonomik hacim itibariyle büyümek için cazip bir pazar. Güçlü, genç ve dinamik bir pazar olduğu kadar teknolojiye de ilgisi oldukça fazla. Biz, Türk müşterileri ile doğrudan ilişkiler kurabilmek üzere geldik. Nitekim, Türkiye, Avrupa ve Asya arasında kültürel ve ticari bir köprü görevini görmektedir. Türkiye ile diğer cazip pazarlara da erişebilmeyi planlıyoruz. Hedefimiz ise Olympus markasını Türkiye’deki yeni merkezinden güçlendirmek”

Hedef; Bir Numara Olmak

Olympus Türkiye Bölge Müdürü Ali Demirtel ise, önümüzdeki dönemdeki büyüme planlarıyla ilgili şu bilgileri verdi:

“Türkiye’deki orta vadedeki hedefimiz 15% pazar payı ile ilk üçe oturmak ve fotoğraf markaları içinde 1 numara olmak. Ses kayıt cihazları pazarında dünyada olduğu gibi birinci olmak. Bu yıl için belirlediğimiz hedeflerimize Haziran ayında ulaştık ve istikrarı yakaladık.”

2008 yılında % 2,9 pazar payı ile birlikte pazarda 9’uncu sırada bulunduklarını kaydeden Demirtel, şu anda pazar paylarını % 6.4’e yükselttiklerini ve pazarda ilk 4 içinde yer aldıklarını vurguladı. Dünya’da ve Türkiye’deki ekonomik kriz ile birlikte satın alma gücünün düştüğüne dikkat çeken Demirtel, “Şu anda, 2007 yıllındaki Fotoğraf Makinelerinin satışlarına bakarsak adetsel ve cirosal olarak küçüldü. Bu demek oluyor ki krizin bitimi ile birlikte bir talep patlaması yaşayabiliriz. Türkiye Fotoğraf sektörüne baktığımızda son üç çeyrek boyunca sürekli bir düşüş gözlemlenmekte. Bu sadece ekonomik krizin etkisinden değil aynı zamanda %20lik ÖTV’den de kaynaklanıyor” diye konuştu.

Demirtel, son yıllarda pazar payı açısından değil ama cirosal olarak herkesin büyüdüğüne dikkat çektiği konuşmasında: “Artık cirosal olarak kaybeden ve kazanan olacak. Türkiye’de bir satış şirketi kurarak birçok ciddi markalardan önce davrandık. Bu anlamda kazanan taraf biz olacağız” dedi.

Satış Sonrası Destek: ‘Adresten adrese’

Olympus Imaging, satış sonrasında daha iyi ve hızlı hizmet verebilmek için çalışmalarını hızlandırıyor. Demirtel, “Olympus ürünlerini kullanan ve teknik destek ihtiyacı olan kullanıcılar artık teknik servisi hizmeti için sadece telefon ile arayarak ürünlerine servis hizmeti alabiliyorlar. Üstelik satış sonrası teknik servis hizmetimiz sayesinde servis hizmeti görmesi gereken ürünler adresten teslim alınıyor, tamir ediliyor ve tekrar aynı adrese teslim ediliyor. Bu yaklaşımımız ile pazarın her kademesinde güven ve pazar payı kazanmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Olympus PEN E-P1 Modeli Dünyada Bir Çığır Açıyor

Kompakt değil. SLR değil. O bir Pen.

15-16 Haziran tarihlerinde Avrupa’da düzenlenen basın toplantısının ardından ilk kez İstanbul’da tanıtılan E-P1 fotoğraf makinesinin tüm Dünya’da çığır açacağına inan Demirtel, Pen modeliyle yeni bir kategori oluşacağını da dikkat çekti.

Toplantının önemli konuşmacılarından Heino Hilbig ise, “Olympus ilk PEN modelini 1959 çıkardı ve o yıllarda bir talep patlaması yaşadı. Şu an Olympus’un PEN modelini örnek alarak ürettiği E-P1 ile ilgili olarak aldığımız iyi yorumlar bizi oldukça motive etti ve çok doğru bir yolda olduğumuzu gösterdi” diye konuştu.

“Olympus Pen E-P1, yeni yüzyıl için en üst düzey zarif fotoğrafçılığı yeniden icat ediyor” diyen Hilbig şunları söyledi: “Olympus efsanevi Pen serisi fotoğraf makinelerini 1959 yılında piyasaya sürdüğünde, bu cesur ve devrim niteliğindeki başarı fotoğrafçılığın tarihi yeniden yazmıştı. Ünlü stil gurusu Yoshihisa Maitani tarafından tasarlanan Pen, basitlik, stil ve performansın kusursuz evliliğini temsil etmekteydi. 50 yıl sonra bile Olympus’un yenilikçilik tutkusu temposunu korumaktadır.”