Ana sayfa BT Gündem Teknoloji ödülleri

Teknoloji ödülleri

115
0

26 Haziran 2009 Tarihli TARAF Gazetesi’nde QTUBE başlığıyla yayınlanmıştır********************************
Türkiye treni kaçıralı yıllar oluyor.
Aynı sanayi devrimini kaçırdığımız gibi teknoloji devrimini de kaçırdık.

Birileri hala ve hala son vagondan trene binebileceğiimizi iddia etse de benim umudum yok.

Hoş, treni son vagona atlamak suretiyle yakalasak ne olacak?

Dünyada söz sahibi bir millet olmak için, herkesle aynı trende olmak kadar anlamsız birşey yok. Eğer biz daha ileriye, dünyaya sözümü geçirecek bir döneme ilerlemek istiyorsak o trenden daha hızlı giden birşeylere binmeliyiz.

Bize, son vagondan trene binmemiz gerektiğini söyleyenlerin hepsi yalan söylüyor.

Bizim Türkiye olarak bu treninin önüne geçecek, ondan daha hızlı harereket eden, bizi tüm dünyanın önüne geçirecek alternatif ulaşım yolları bulmamız gerekli. Herkesin bindiği trene bindiğimiz zaman yine onlarla aramızdaki mesafe dağlar kadar olacak.

Bu uzun girizgahtan sonra sadete gelmeye çalışayım.

TÜSİAD, TTGV ve TÜBİTAK tarafından her yıl düzenlenen “Teknoloji Ödülleri” dağıtıldı.

Öncelikle emeği geçenleri ve ödül alanları tek tek kutlamak isterim.

Ancak, ödül alanlara şöyle bir baktığımızda bizim treninin önüne geçmemizi sağlayacak bir teknoloji bulunmuyor henüz.

Trenden daha hızlı hareket etmemizi sağlayacak teknolojiler belli; nano teknoloji, bio teknoloji ve slikon tabanlı teknolojiler.

Bu alanda ödül alan, kayda değer bir teknoloji geliştiren, geliştirdiği teknolojiyi dünyaya satacak bir proje yok ortada.

Hoş. Yoğurt bizim geliştirdiğimiz bir teknoloji de ne oluyor? Elin Fransızı gelip Türkiye’de bize yoğurt satabiliyor.

Otomobili Türkler bulsa da değişen birşey olmayacaktı. Hala ve hala biz ithal otomobil kullanıyor, ABD’li, Koreli, Avrupalı şirketlerin üretim üssü konumunda olacaktık.

Aynısı Wright kardeşler için de geçerli. Şuan dünyada Boeing ve Airbus isimli iki ticari araç üreticisi var. Wright kardeşler Türk olsa da bu iki şirketten birisi Türklerin olmayacaktı.

Türkiye’nin, Atatürk’ün dediği gibi “ muhassır medeniyetler seviyesine ulaşması” için yapılması gereken 2 şey var. Hatta o seviyenin önüne geçmesi için 3 şey.

1- Al-sat ile Türkiye biryere varamaz. Türkiye birinci öncelikle üretim ekonomisine dönmek zorunda. Dünyanın tarım alanında kendi kendine yetebilen yegane ülkelerinden birisi konumundayken günümüzde pamuk, mısır, ayçiçek, buğday ithal eder konuma geldik.

2- Üretim ile istihdamı artırırken bir taraftan da ürettiklerimizi satacak pazarlar, bu ürettiklerimizin üretim maliyetini düşürecek teknolojiler üzerine çalışmamız lazım.

Bunlar Mustafa Kemal Atatürk’ün “muhassır medeniyetler seviyesine ulaşmak” hedefini karşılayacak çözümler.

Şu konumda yakalamanın hiçbir anlam ifade etmediğini biliyoruz. Anlıyoruz.

İşte bu noktada Türkiye’nin AR-GE tarafında nano teknoloji, bio teknoloji, silikon temelli teknolojiler, yazılım teknolojileri, internet teknolojileri konusunda çalışması gerekiyor.

Umarım önümüzdeki sene Teknoloji Ödülleri’nde ödül alan projeler, trene son vagondan binmeye değil de trenin varmaya çalıştığı yere çok daha önceden varabilmemimizi sağlayacak projeler olur.