Ana sayfa BT Gündem Teknoloji özürlü PR şirketleri

Teknoloji özürlü PR şirketleri

94
0

Son yılın moda terimi. Sosyal Medya.
Şirketlerin pazaralma departmanlarına, bunlara hizmet veren haklla ilişkiler ya da daha dar kapsamı ile medya ilişkileri şirketlerine, PR şirketlerine sorsanız;

“Sosyal medya çok önemli. Teknolojinin günümüzdeki uzantısı olarak bu alana özel ilgi gösteriyoruz” diyecekler.

Desinler. İnanmayın.

Sosyal medya gibi teknik bir konuda hizmet verebilmek için öncelikle bu kuruluşların geleneksel medya, kısaca gazetecilerle olan ilişkilerine, bunlarla iş yapış modellerinin işler olduğuna inanın. Bu insanlara hizmet veremeyen, teknolojiyi bu klasik mecra ile iletişim halinde olmak için bile kullanamayan ajanslar sosyal medya ilişkilerinde hepten sınıfta kalır.

Dünyada internetin büyük bir aşama kaydettiğini, internet servislerinin geliştiğini, internet bağlantı hızlarının, e-posta kutusu kotalarının artış gösterdiğini biliyorum elbette. Ama yine de bu insanların tutup da basın bülteni adı altında gazetecilere 10 MB büyüklüğünde e-posta yollamasına anlam veremiyorum. Bunu büyük bir cahillik olarak adddiyorum. Hatta bundan yola çıkarak “Siz teknolojiyi kullanmayı bilmiyorsunuz” demem kesinlikle abartı değil.

Vakt-i zamanında PR ajanslarına danışmanlık yapmış bir gazeteciden, şirketlerin danışmanlık hizmeti satın aldığı şirketlere danışmanlık satmış bir kişiden bedavadan dersler.

1- Gazeteci seyyar insandır. Masasının başında oturup sürekli olarak gönderilen e-postaları, e-posta sunucularından bilgisayarına indirmez. Posta kutusunda tutar.

2- Gazeteci bilgi yağmuruna tutulan insandır. Hergün onlarca kişiden, yüzlerce e-posta alır. Buna basın bültenleri, basın davetleri de dahildir.
Hatta sadece sizden gelen değil, sizin gibi onlarca şirketten gelen bültenlere

3- Genişbant internet yaygınlaşsa da, e-posta kotaları artsa da hiçbiri sonsuz değildir. Örneğin dünyada internetin mimarı sayılan Cisco’nun tüm dünyadaki çalışanlarına tahsis etmiş olduğu e-posta kotası miktarı 400 MB’tır. Bu günümüzde pek çok şirketin sunduğunun üzerinde bir rakamdır.

4- Siz gazeteciye 10 MB büyüklüğünde bir e-posta yollarsanız, ofis dışında, masasından uzakta olduğu zaman (yukarıdaki örnekten yola çıkıyorum) sadece ve sadece 40 adet e-posta alabilir.

5- Kendimden örnek vereyim. Günde 200 basın bülteni ulaşıyor bana. Tek bir e-posta kutusuna. 5MB’da desek 1 GB yapar.
1 hafta seyahatte olduğumu düşünün.. 7 GB. Google’ın sunduğu standart kotayı bile geçer. Kaldı ki en yüksek kota Google’da diye 5-10 e-postayi burada birlestirdiğim bir gerçek.. O zaman 1 gün e-postalarımı temizlemesem, sunucudan bilgisayarıma çekmesem bana ertesi gün kimse ulaşamaz.

6- Gazeteciye sürekli ulaşır durumda olmak istiyorsanız, onun en azından e-posta kutusunu işler halde tutmanız gerekir. Bülteni ulaştıramazsanız o bülteni yollamanızın da bir anlamı yok.

7- Bana e-postayı ulaştıramazsanız, yolladığınız 10 MB büyüklüğündeki posta sizin sunucunuza geriye döner. Sizin sunucunuzu, sizin e-posta hesabınızı kilitler. Her postada bu durumda 10-20 e-posta adresi ile karşılaşmanız olası. KISACA.. Kendinizi de ulaşılmaz hale getirirsiniz.

8- Gazeteci, en azından teknoloji yazan gazeteci sizden daha fazla teknolojiyi kullanmayı bilir. Sizin yolladığınız 5 MB büyüklüğündeki bir resmi, ihtiyacı olduğu takdirde şıp diye bulabilir.

9- Hadi klasik bir örnek verelim. Kapınızın önünde bir posta kutusu var. İçine sığacak zarf, mektup miktarı belli. Her saat başı bunu ağzına kadar dolduracak mektup alıyorsanız bir noktadan sonrası çöpe gider. Kimse dakika başı posta kutusunu temizlemek zorunda değil.

9- Tüm bunları bilmiyorsanız, insanlara saygı duymayı bilmeniz gerekiyor.

10- Övünerek logolarınızın altına bastığınız uluslararası ortaklarınız ile işbirliği ibarelerini, yurtdışı ortaklarınızın çalışma şekillerine bakın. Hangisi sizin gibi milyon megabyte büyüklükte e-posta yolluyor gazetecilere?
Yollamazlar. Çünkü muasır medeniyet seviyesine ulaşmış medeni insanlar. Yarın daha önemli bir dosya göndermek zorunda kalabilecekleri adamın kendileri için ulaşılamaz olmasını istemezler.

11- Sorun. Soruşturun. Araştırın. Yurtdışındaki ortaklarınızdan öğrenin.
Bu işi onlar nasıl yapıyor?

Eminim bu maddeleri birkaç bin defa okuduğunuz zaman öğreneceksiniz işin en doğrusunu. Şimdiye kadar yaptığınız yanlışları.