Ana sayfa Analiz Teknolojinin Neresindeyiz IV

Teknolojinin Neresindeyiz IV

455
0

Daha önce birkaç kere belirtmiştim, biz özetle teknolojinin içinde ucunda kenarında filan değiliz. Sistem ve teknoloji kelimelerini çok severiz, berberimizden oto tamircimize, kasabımızdan teknoloji marketimize (ne demekse) kadar hepimiz bol bol kullanırız. Beyaz eşya tamircilerinin neredeyse hepsinin, fotokopi tamircilerinin neredeyse yarısının adında bir ‘teknik’ kelimesi vardır, fakat buralarda çalışanların hemen hemen hiç biri teknik formasyon sahibi değildir, teknik kelimesinin anlamını da bilmezler, hasbelkader tamirci olmuşlardır.Biz, teknolojinin kasa kuyruğundayız arkadaşlar. En ‘teknolocik’ ne varsa onun bizde olmasını isteriz, bu yüzden gece yarıları kuyruğa gireriz, birbirimizi çiğneriz, kan bile dökeriz ki ne olduğunu, ne işe yaradığını, nasıl kullanıldığını doğru dürüst bilmediğimiz, ihtiyaçlarımızla eşleştirmeyi bir türlü beceremediğimiz birtakım ‘ileri teknoloji’ ürünü cihazları sırf görünüşteki fiyatları benzerlerinden daha düşük olduğu için satın alalım, birkaç kere çevremizdekilere gösterip toplumun ne kadar modern bir ferdi olduğumuzu kanıtlayalım, sonra da bir kenara atalım, çürüsün gitsin.

Daha bir-iki gün önce gazetelerde televizyonlarda haber oldu. Dünyanın her yanından topladığı süprüntüleri Türk halkına pazarlayan bir ‘teknoloji marketi’, büyük yatırım(!) yaparak kurduğu bilmem ne şubesinin açılışı sırasında polislerin sıra dışından içeri girmesine izin vermiş, polislerimiz de sınırlı sayıdaki ucuz televizyonları kapıp kasanın önünde kuyruğa girmiş. İçeri girmeyi başarıp da eller boş kalan uyanık sade vatandaşlarımız bu duruma tepki gösterince, aynı üründen biraz daha fazlası düşük fiyatla satışa verilmiş.

Çoğu gecekondularda oturan, hepsi geçim sıkıntısından dem vuran, maaş yetersizliği filan diyerek yürüyüşler yapmaya kalkan polislerimizin, her ne kadar emsallerinden az olsa da fiyatı asgari ücreti epeyce aşan mallar için fors kullanmalarından vazgeçtim. Nöbetten çıkar çıkmaz evlerine gidip üst-baş değiştirecekleri yerde koşup avantaya üşüşmelerine hiç bakmıyorum.

Şimdi söyleyeceklerim, sadece polislere değil, sadece bu tür ‘bezirgan’ dükkanlardan alışveriş etmeyi uyanıklık zannedenlere değil, sırf reklamda ‘değiştirin, atın, yenisini alın’ dendiği için elindeki fıstık gibi çalışan aleti atıp yerine yenisini almaya çalışan ‘akıllı’ vatandaşlarımızı hedeflemektedir. Be kardeşim! Sen çözünürlük nedir bilir misin? Sen 4:3 ile 16:9 arasındaki farkı bilir misin? Her yağmurda akan damına kondurduğun, her rüzgarda sallanıp yön değiştiren tencere kapağı destekli anten veya çanak, sana ne kalitede bir görüntü sağlıyor ki bu kaliteyi uygun bir cihazla zenginleştirmek istiyorsun? Daha da ötesi, şimdiye kadar TV seyretmiyor muydun? Eski cihazının nesi eksikti? Ben hayatım boyunca hiç de geçim sıkıntısı çekmemiş olmama karşın, kırk metrekarelik salonumda yirmi senedir 55 ekran tüplü bir TV kullanır ve değiştirmeyi henüz düşünmezken, sen hangi maaşına, hangi bilgine, hangi zevkine güvenerek ucuz TV ilanı gördüğün zaman mal bulmuş mağribi gibi koştura koştura gidip üstüne atlıyorsun?

Etrafında tek bir kişi var mı ki, sadece ‘ucuz’ dendiği için, fiyat karşılaştırması dışında herhangi bir karşılaştırma yapmadan satın aldığın o teknolojinin bulunmasında, geliştirilmesinde, üretilmesinde bir katkı payı olsun? Etrafında tek bir kişi var mı ki, dünyanın parasını ödeyip satın aldığı cihaz, her ne işe yarıyor olursa olsun, eğer üzerinde bir taneden fazla düğme veya tuş varsa, bütün işlevlerini tanısın, anlasın, nasıl kullanılacağını bilsin ve kullanıyor olsun?

Yok, yok! Ben bu konuya fazla devam etmeyeyim. Konuştukça gaza geliyorum, sinirden köpürmeye başlıyorum.

İyisi mi siz, hiç olmazsa bir süre için gazetelerin ‘cemiyet haberleri’, magazin, at yarışı veya toto tahmini sütunlarını okumayı, TV’lerde ‘o kutuyu mu açalım, bu kutuyu mu’ diye sorular sorup şansı yaver gidenlerin başarılı atışları nedeniyle çılgınlar gibi alkışlandığı ‘yarışma’ programlarını seyretmeyi bırakın da, çocuğunuzun kanlı oyunlar oynamaktan başka bir iş için kullanmadığı bilgisayarların önüne oturup bu tür gereksiz ürünler için her yıl kaç bin milyon dolarlık emeğimizi yurt dışına gönderdiğimizi öğrenmeye çalışın. Ve karnınızın neden guruldadığını anlayın arkadaşlar.

Sizlere teknolojisiz günler dilerim, eğer teknoloji buysa!