Ana sayfa BT Gündem Telekom sektörü hayatımızın daha da içine giriyor

Telekom sektörü hayatımızın daha da içine giriyor

97
0

İnterpromedya tarafından bu yıl 10’nuncusu düzenlenen Bilişim Zirvesi’nde Telekom oturumlarının “İş ve Teknoloji” bölümünde konuşmacı olarak yer alan Huawei Türkiye Pazarlama Direktörü Tufan Ünal, önümüzdeki on yılda, telekomünikasyon sektörünün, geleceğin koşullarına nasıl adapte olacağı konusunda önemli bilgiler verdi.

Huawei Türkiye Pazarlama Direktörü Tufan Ünal, zirvede yaptığı sunumda, telekomünikasyon sektörünün önümüzdeki on yılda yüzleşeceği değişimi ele alarak sektörü pek çok fırsatın beklediğinin altını çizdi: “Bugüne kadar ses hizmetleri telekomünikasyon sektörünün en büyük gelir kalemi oldu ancak, son yıllardaki belirgin değişikliklerden birisi bu gelirin düşmesidir. Sabit sesin mobil sese kayması ile yaşanan gelir kaybı, abone kaybı takip etti ve mobil ses gelirleri de rekabetin etkisiyle azalmaya başladı. Bu durumun yol açtığı kilitlenmeyi açan anahtar ise genişbant olacak. Önümüzdeki iki yıl içerisinde mobil abonelerin sayısı beş milyara çıkacak. Mobil ağlar, küresel nüfusun yüzde 80’inden fazlasını kapsayacak.” dedi.

Huawei Türkiye Pazarlama Direktörü Tufan Ünal, günümüzde telekomünikasyon sektörünün insanlardan başka aboneleri de olduğunu, abone sayısının insan sayısı anlamına gelmediğini belirtti. Bilgi ve iletişim teknolojisinin farklı işkollarına uygulanmasının ve bu yolla “Akıllı Algı ve Akıllı Kontrolün” gerçekleştirilmesinin nesnelerin internetinin özünü oluşturduğunu ifade eden Tufan Ünal; “Önümüzdeki 10 yılda makine ile insan arasındaki iletişim oranın 30’a 1 olacağı öngörülüyor. Böylece, operatörlere abonelerini 6 milyar insandan 50 milyar ve hatta bir trilyon cihaz ve nesneye çıkarma olanağı tanınmış olacak. Nesnelerin interneti günlük hayatımızda ulaşım, endüstriyel kontrol, perakende satış, sağlık hizmetleri, enerji ve su kaynakları yönetimi gibi alanlarda günlük hayatımızın parçası haline gelecek, verimliliği artıracak.” dedi.

Sektördeki iş modellerinin değişiminin pazarı yeniden şekillendirdiğini, günümüzde bilişim sistemleri dâhil tüm iş yapılarının, işte meydana gelebilecek büyüme veya azalma durumlarına göre anında değişebilmesinin istendiğini ve bu esnekliği sağlayan yeni konseptin Bulut Bilişim olduğunu söyleyen Ünal, sözlerine şöyle devam etti; “En basit tanımla bulut bilişim, kurum ve kuruluşların işlerini yürütürken yararlandıkları bilişim sistemlerine ilişkin hizmetleri dış kaynak kullanarak internet üzerinden almasıdır. Kurumunuzda bulunan bir bilişim sisteminden beklediğiniz uygulama, veri saklama, yedekleme, bilgi işleme, uygulama geliştirme, iletişim gibi hizmetler bu şekilde sağlanabilir. Önümüzdeki beş yılda 200 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğüne ulaşacak olan bulut bilişimin, yeni bir hizmet modeli olarak tüm kurum ve kuruluşların ilgi alanına gireceği ve bunların organizasyon yapıları ve iş süreçlerini derinden etkileyeceğini düşünüyorum. Ayrıca, diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de e-devlet çalışmalarına önemli katkılar sağlayacaktır.”

Tufan Ünal yaptığı sunumda Akıllı Kent uygulamalarına da değindi. Ünal, Akıllı Kent uygulamalarının devlet, telekom operatörleri ya da hizmet sağlayıcıları tarafından yürütülerek, daha güvenli bir şehir, daha etkin belediye hizmetleri, yeşili destekleyen bir proje ve daha kaliteli bir sosyal şehir yaşamı sunduğunu belirtti.