Ana sayfa Analiz Tüm Çağrılar Doğu’ya

Tüm Çağrılar Doğu’ya

362
0

Turkcell ve Avea yeni çağrı merkezlerini doğuda kurdular. Her iki GSM şirketi de gelen çağrılarının bir bölümünü Türkiye’nin doğusundan Erzurum ve Erzincan’dan cevaplayacaklar. Çağrıları doğuya yönlendirecekler. İstihdamı doğuya kaydıracaklar. Her iki şehirdeki özellikle üniversite öğrencisi olan gençlere iş imkanı yaratacaklar… 2000’li yılların başında ülkemize kayan uluslararası çağrı hizmetleri, umarım ki bu iki GSM şirketinin öncülüğünde ülkemizin doğusuna da kayacaktır.90’lar Hindistan’ın, 2000’ler Türkiye’nin Yılları Oldu

90’lı yılların sonuna kadar ‘call center’lar yani bizdeki adıyla çağrı merkezleri için cennet Hindistan sayılıyordu. Hindistan’ın ardından, Filipinler ve Güney Afrika’da da aynı akım başladı. Bu ülkelerden İngilizce konuşulan ülkelerin çağrı merkezi hizmeti verilirken, Tunus Fransızca, Meksika da İspanyolca konuşulan ülkelere hizmet verdi.

Amerika’da televizyonundaki problemi için telefona sarılan Corç’u, Hindistan’daki Şilpa yanıtladı…

Ya da Fransız Nikolas’ın telefonunu Tunuslu Zübeyir açtı…

Yabancı dil, özellikle de İngilizce bilme oranı yüksek, yetişmiş insan gücü yeterli ve işgücünün ucuz olduğu ülkeler, çokuluslu şirketlerin çağrı merkezi yatırımlarını yıllar boyu kendilerine çektiler. Ülke hükümetleri bu yatırımlardan pay kapmak için teşvikler verdiler.

Aksansız İngilizcemiz Avantaj Oldu

90’larda Hindistan ve Tunus’a kayan yatırımlar, 2000’li yılların başı ile Türkiye’ye yöneldi. Telefon akışı hemen hemen tüm dünyadan Türkiye’ye doğru oldu. Toshiba, Siemens Mobile, Lufthansa, Bosch, BW Bank, Commerzbank, IKEA, Exxon gibi uluslarası dev firmaların müşterileri Türkiye’den yanıtlandı. Yatırımlar Hindistan’dan Türkiye’ye boşuna kaymadı tabii ki. Eğitimli işgücü yüksek. Yatırım maliyetleri çok düşük. Ve de en önemlisi Türklerin aksansız bir dil sahip olmaları. Yani İngilizce’yi, Almanca’yı aksansız kullanmaları…

Türkiye bu aksan avantajını çok iyi kullandı. Türkiye’deki şirketlerin yanısıra, uluslararası birçok şirketin çağrı merkezi hizmetleri ülkemizden verilmeye başlandı. Bu hizmeti vermek için çok fazla şart da yok. Yetişmiş insan gücü, yabancı şirketler için yabancı dil bilgisi, ucuz işgücü… Bunlar biraraya geldiğinde çoğu kriter tamamlanmış oluyor.

Askerliğimi Erzincan’da yaptım. Yaklaşık altı ayımı Erzincan’da geçirdim. Oraya ilk gittiğimde beni en çok şaşırtan yerel halkın konuşmasının İstanbul Türkçesi denilen şekilde konuşmaları oldu. Ben hep ‘k’ harfini ‘g’ diye söyleyen, tabiri caizse biraz daha kaba bir dil bekliyordum. Ancak gördüklerim hiç de beklediğim gibi değildi. Erzurum da keza öyleydi. Doğu’da gayet güzel, kibar ve aksansız bir dil kullanılıyor. Her iki şehirde de üniversite var. Erzincan’da üniversite daha bu sene eğitime başlamışsa da, her iki şehirde Eskişehir gibi birer üniversite şehri olmaya aday görünüyor. Eğitimli nüfus üniversiteler sayesinde artıyor. Üniversiteli bu nüfus, çağrı merkezleri için ideal bir işgücü potansiyeli vadediyor. Yaşam şartları ucuz işgücünün doğuda olduğunu işaret ediyor. Bu nedenlerle önce Turkcell’in ardından da Avea’nın çağrı merkezlerinin bir bölümünü doğuya taşımaları bu nedenle beni hiç şaşırtmadı…

Çağrı merkezleri başlangıç aslında. Birçok teknoloji firmasının da Ar-Ge departmanlarını doğuya kaydırmasının yakın olduğunu düşünüyorum. Biraz basit olacak ama, iki bilgisayar, iki mühendisten oluşan Ar-Ge’miz ha İstanbul’da olmuş ha Doğu’da… Hiç değilse doğudan gelip, doğu’ya dönmek isteyen mühendislerimize birer kapı açılmış olur…