Ana sayfa BT Gündem Türk Yazılımcıların yurtdışı atılımı

Türk Yazılımcıların yurtdışı atılımı

169
0

LOGO Yazılım Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından Radisson Blu Bosphorus Otel’de düzenlenen ”Türk Yazılım Sanayisinin Yurt Dışı Atılımı” toplantısında konuşan Binali Yıldırım, yazılım sektörünün görünmeyen bir şey, vaat sattığını belirtti. Yıldırım, hükümet olarak bilgi toplumuna yönelik 2013 ve 2023 yıllarına ilişkin hedefleri bulunduğunu, bu hedeflere ancak sektörle beraber ulaşabileceklerini vurguladı. LOGO’nun ilk kurulduğu yılları hatırladığını dile getiren Yıldırım, bir bilişim firması için 25 yılın az bir zaman olmadığını dile getirdi.      Yıldırım, LOGO ‘nun yıllar içinde çok önemli bir tecrübe edindiğini belirterek, ”Belki hayal ettiklerini bu sürede yapamamış olabilirler ama bundan sonra o kayıp zamanları çok daha kısa sürede telafi edeceklerini düşünüyorum. Tecrübe kolay kazanılmıyor. Tecrübenin çok büyük bir maliyeti var ama o tecrübeyi kazandıktan sonra onun geri dönüşü çok daha ötede olabiliyor” diye konuştu.
     Bilgi toplumu hedeflerine yönelik, telekomünikasyonda, bilişimde Türkiye’nin dünyada hak ettiği yeri alması için çalışmalar yaptıklarını bildiren Yıldırım, ”Ülkemizde son 7 yılda sağlanan güven ve istikrar, hem içerde hem dışarda olumlu sonuçlar vermeye başlamıştır” dedi.
Yıldırım, Türkiye-İran ilişkilerinin tarih boyunca hep iyi olduğunu, bu dönemde de dünyadaki bütün çalkantılara rağmen Türkiye’nin duruşunda herhangi bir değişim yapmadığını söyledi.
İran’a yapılan ziyaretin ardından LOGO ve Nafis Holding’in gerçekleştirdiği anlamlı ortaklıktan memnun olduklarını kaydeden Yıldırım, ortaya konulan fikrin uygulanabilir olduğunu bu vesileyle gördüklerini dile getirdi.
    
-”KULLANICI OLMANIN ÖTESİNE GEÇMELİYİZ”-
    
Bu tür ortaklıkların artırılmasını ve daha çok işbirliğinin sağlanmasını hedeflediklerini söyleyen Yıldırım, bunun için sektör yetkilileriyle çok kapsamlı bir değerlendirme toplantısı yaptıklarını ifade etti.
     Bu konuda stratejik bir bakış açısının gittikçe arttığını gördüklerini anlatan Yıldırım, şunları söyledi:
     ”Toplumda bu alana yönelik farkındalığın artırılması ihtiyacı olduğunu gördük. Kamu nezdinde söz veya akıl satan bu sektördeki zorlukların ne olduğunu da gördük. Kamu olarak dışardaki insanlara satmış olduğumuz ürünleri önce bizim insanımız, bizim kurumlarımız kullanmalı ki, firmalarımız dışarıya gittiklerinde ürünlerini daha rahat anlatma imkanı bulsunlar. Bunları enine boyuna tartıştık. Ülkemizde bilgi, iletişim konusunda ürün sayısının artırılması en önemli önceliklerimizdendir. Biz sadece tedarikçilerden ürün alıp kullanan bir ülke olamayız. Gerek donanımda, gerek yazılımda mutlaka oyuncu olmalıyız. Kullanıcı olmanın ötesine geçmeliyiz. Bunu çok önemsiyoruz. Birçok konuda ufak da olsa denemeler yaptık, başarılı olduk.”
     Devletin pazar yapıcı olması konusuna katıldığını vurgulayan Yıldırım, bunları yapmanın eskisi kadar kolay olmadığını, birtakım uluslararası sınırlamaların bulunduğunu ama hala yapılabilecek yolların mevcut olduğunu bildirdi.
    
-”BİZ, ‘TÜRKİYE BİLGİ TOPLUMU OLACAK’ DİYORUZ”-
    
Yıldırım, komşu ülkelerle gelenek, görenek ve kültürel yakınlıkların bir avantaj olduğunu, Türkiye’nin son yıllarda ortaya koyduğu dış politikanın önemli ölçüde meyvelerini verdiğini ifade etti.
Birçok ülkeyle vizelerin kaldırıldığını hatırlatan Yıldırım, çok yakın zamanda Rusya ile de vizelerin kaldırılmasını amaçladıklarını kaydetti.
Bu şekilde ortak bir pazarın oluşacağına inandığını belirten Yıldırım, Türkiye’nin diğer ülkelerden farklı bir özelliği olduğunu, yüzü batıya dönük olan Türkiye’nin doğusunu da hiçbir zaman göz ardı etmediğini, tarihini, kültürünü, köklerinin nereden geldiğini bilen bir ülke olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin, iki dünya arasında bir barış köprüsü oluşturduğunu, böylece küresel barışa da çok ciddi katkı sağladığını ifade eden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Çok önemsediğim bir şey var. Yani katma değer oluşturma işi hakikaten çok dikkat çekici bir şey. Bugün ihracatımız son 7-8 yılda çok arttı, 3 katına çıktı. Bölgelerimizden başlamak üzere birlikte iş yapma alışkanlıklarımızı, kültürümüzü geliştirmemiz gerekiyor. Artık bunun için de içerde bu sektörün bir stratejik sektör olarak algılanması ve bu alanda net düzenlemelerin yapılması gerektiği kaçınılmaz gözüküyor. Şimdi ne istediğini bilen, hedefler koyan ve buna doğru yürümek isteyen, bu konuda kamuyla daha fazla birlikte olmak isteyen bir sektör var. Bu da çok güzel bir gelişme. Bu gelişme de inşallah sektörümüzün yönünü daha iyi belirleyecek, hedeflerine daha kolay ulaşmasını sağlayacak. Biz, ‘Türkiye bilgi toplumu olacak’ diyoruz. Türkiye’nin bir bilgi toplumu olması bir anlamda bu sektörün de hedefini ortaya koyuyor. Bunu birlikte başaracağız.”
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer de 2009’da İran’a işbirliği ziyaretleri yapıldığını hatırlatarak, İran ve Türkiye’deki firmaların bir araya gelmesi fikrinin Bakan Yıldırım’a ait olduğunu anımsattı.
Acarer, firmaların İran dışında başka ülkelere de girdiğini belirterek, Bakan Yıldırım’a yaptığı çalışmalar ve verdiği destekten dolayı teşekkür etti.
    
-”DEVLETİN ÖNDERLİĞİNDE ÜLKELERLE İŞBİRLİĞİ YAPABİLİRİZ”-
    
LOGO Yazılım Sanayi ve Ticaret AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Tekbulut da 25 yıldır yazılım sektörünün içinde olduğunu, şirketi, 3 arkadaşıyla bin 500 dolar sermayeyle kurduklarını belirtti.
Bugün geldikleri noktaya bakıldığında, yazılımın ne kadar verimli bir sektör olduğunun görüleceğini aktaran Tekbulut, KOBİ’lere hitap eden bir yazılım şirketi olduklarını bildirdi.
Girişimcilerin ve KOBİ’lerin global pazarlardaki başarısına yardımcı olduklarını, ülkeye ve insanlara hizmet etmeyi ilke edindiklerini vurgulayan Tekbulut, ”Halka açılan ilk bilişim firmasıyız. Yani bu sektörde birçok ilkleri gerçekleştirdik. 200 civarında elemanımız çalışıyor ama biz aslında Türkiye’ye kendi ciromuzun çok üstünde bir katkı getiriyoruz. Geniş bir müşteri tabanımız var. 1 milyon 200 bin kullanıcımız olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.
Bu sektörün hayatının AR-GE olduğunu ifade eden Tekbulut, 1992’de Rusya ile yurt dışına açıldıklarını kaydetti. Tekbulut, 1994’te Almanya’da başlayan çalışmaları sonucu, 1997’de bu ülkede ilk yurt dışı bürolarını açtıklarını vurguladı.
İran’ın en büyük bilişim holdinglerinden Nafis Holding ile iş ortaklığı yapma kararı aldıklarını anlatan Tekbulut, ”Birçok ülkede çalışmalar yapmaya gayret ediyoruz. Bizim Türkiye’nin tanıtımını yapmamız lazım. Bu alanda ülkemizin adı yok. İnsanlar Hindistan’dan yazılım geleceğine inanıyorlar ama Türkiye’den yazılım geleceğine inanmıyorlar” dedi.
Yazılım gibi, görünmeyen ürünlerin satışı ve pazarlamasının zor ve farklı olduğunu ifade eden Tekbulut, ”Rekabet çok büyüdü. Her ülke yazılım sektöründen pay almak istiyor. Türkiye’de yazılım sektörünün 25 yıllık gelişimi pazar koşullarına terk edilmiş, global bir başarının ancak devlet desteği yönlendirmesiyle olabileceği unutulmuştur. Devletin pazar yapıcılığı yapması lazım. Devletin önderliğinde ülkelerle işbirliği yapabiliriz. Örneğin İran’da devletin girişimi olmasaydı firmalarla bir araya gelemezdik. Çünkü görünmeyen bir mal sattığımız için bu tür ilişkilere ihtiyacımız var” diye konuştu.