Ana sayfa BT Gündem WikiLeaks ve medyanın imtihanı

WikiLeaks ve medyanın imtihanı

142
0

What I Know Is…. Türkçesi hemen hemen “Benim Bildiğim Şudur Ki”..

Wiki olarak bildiğimiz herkesin kendi bildiklerini dünya ile paylaştığı platformlar. Herkes kendi bildiğini paylaşıyor. Ama öyle bir özdenetim var ki yanlış bilgiler yavaş yavaş silinip doğrusu ile değişiyor zamanla. Kısaca eşsiz bir bilgi kaynağı oluşuyor.

Wikipedia bunun en önemli örneği. WikiMedia Vakfı’nın girişimi şuan internette ciddi bir bilgi kaynağı.

Bu kuruluşla hiçbir bağı bulunmayan ancak yine aynı kelimelerden WikiLeaks (Yani Wiki Sızıntıları) oluşan bir site yayın hayatına başladı. Özellikle halktan saklanan bilgi ve belgeleri açığa kavuşturmak için savaşıyor.

Aslında sitenin isminde bence yanlışlık var. What I Got Is (Wigi) olarak başlasa… Kısaca sahip olduğum belge şudur ki diye aktarılsa daha doğru olacak.

WikiLeaks çok fazla gündemde değildi. Amerika’nın Irak’taki savaş belgelerini açıklaması bile onları çok ön plana çıkarmamıştı. Ama 250 binin üzerinde ABD elçilik belgesini yayınlayacaklarını açıkladığı zaman ortalık toz duman oldu.

Belgeler açıklanmaya da başladı. ABD belgeleri yalanlamadı. Türkiye’nin yapacağı gibi bu siteye erişimin engellenmesi için çaba sarfetmedi. Belgelerin gerçek olduğunu ancak içindeki belgelerin ABD’nin nihayi potilik kararları olmadığnı açıkladı.

Buraya kadar herşey normal.

Anormal olan Türkiye’deki medyanın tutumu.

Belgeler açıklanıyor. Birileri belgeleri herkesin anlayacağı Türkçe’ye çeviriyor. Internet erişimi olan ve bilgiyi birinci elde öğrenmek isteyenler bu belgeleri okuyor.

Türkiye’deki siyasilerle ilgili suçlamalar, bilgiler belgeler var.

Medya ise herkesin gördüğü, okuduğu belgelerde siyasilere zarar vermeyecek olan kismina, kisacasi siyasilerin de kendilerine zarar vermeyecekleri kisimlara değiniyor.

WikiLeaks Internet ve Gazetecilik konusundaki en önemli soruya cevap oldu.

Internet medyanın sonunu getirir mi?

Buna kesinlikle HAYIR cevabi veriyordum yillardir. Dunya genelinde de yine aynı cevabı veriyorum.

Konu Türkiye’ye gelince..

KESİNLİKLE MEDYANIN SONU GELMİŞTİR.

Ama gazetelerin sonunu getiren teknoloji değil, teknolojinin gazetelerin ne kadar yanlı, taraflı, korkak ve kendi çıkarları sözkonusu olunca ne kadar sansürcü olduğunu ortaya çıkartmasıdır.

Bugün hayatımda gazeteler ile ilgili önemli bir karar günü.

Hayatımın geri kalanında, Türkiye’den hangi gazeteleri okuyup hangilerini ömrümün sonuna kadar okumayacağıma karar vereceğim. Wikileaks’in yayımladığı belgelerdeki bilgiler arasından gazetelere yansıyan kısımlar bundan başlıca kriterim olacak.